Yanlış Prensipler, Temelsiz İnançlar ve Motivasyon

İnsanın eylemleri hayatında bazen kolaylık bazen zorluk olur. Bunlar bilinçli yapılırsa prensipler manzumesinden sayılır. Bilinçli veya bilinçsiz yapı aslında tamamen kişinin düşünce yapısı ile ilgilidir. Prensipleri veya yanlış inanışları kalıp değerler olarak alırız. Bazen kaynakta doğru olsa bile kişiye ulaşana kadar değişikliğe uğrayabilir,bir de bireysel farklılıklardan kaynaklanan yanlışlar eklenirse temelsiz değerler haline gelir. İnandıklarını prensip haline getirebilmek ve bunlara göre yaşamını formüllemek insanoğlunun en büyük uğraşıdır.

Prensip haline getirilen bir çok inanışlar (değerler) insana sıkıntı veriyor olabilir. Esas iş ; güncel yaşamda değerleri sürekli gözden geçirerek hayatımızı kolaylaştıracak duruma getirilmesidir. Yani sahip olunan değerler yaşantıyı kolaylaştırıyor mu? Yoksa zorlaştırıyor mu? İnsan hayatının her anında bu soruya cevap aramalıdır. Bu süreçler; kişiliği belirli değerlere göre olgunlaşmış kimseler için çok kolaydır.Yetişkin insan anında duruma göre değerlendirmeler yapıp güncel kararları verebilir.

Ergenler için bu durum hiç kolay değildir. Daha önceki yaşantısı tamamen çocuk(her türlü ihtiyaçları, aile ve çevre tarafından karşılanıyor) olduğundan kişilik yeni oluşmaktadır. Henüz düşünce ve değer sistemlerini tanımaya çalışırken;bunların arasından seçim yapıp;bu değerlere göre doğru kararlar alması epeyce zordur. Bu konuya gündeme almamızın nedeni de bu zorluklarda gençlerimize yardımcı olmaktır.

Bir Fıkra;

-Hoca Efendi:Hazreti İsa dördüncü kat gökte ne yer,ne içer?

-Bre Kadın,bir aydır köyünüzdeyim. Bir kez olsun.şu hoca ne yer ne içer diye sormadınız da,şimdi bunu mu soruyorsunuz
İnsanlar değer sistemlerini,inanışlarını,prensiplerini tanımazlarsa kendilerini anlayamazlar,kendilerini olumlu ifade edemezler,çevrelerine kendini anlatamazlar,anlaşılmadıklarını düşünerek boş yere bunalımlara girerler. Bu sıkıntıların genel adı ergenlik özellikleri olur. Gencleri en fazla zorlayan ,Ben kimim? Nasıl bir kimse olmalıyım? Sorusudur. Hemen bu sıkıntıya cevap olarak bol bol şair,yazar,politikacı,iş adamı,asker,bürokrat ve alanında başarılı olmuş diğer kimselerin hayatlarının incelemelerini öneriyorum. Başkalarının yaşam biçimlerini tanımak,gençlerin kendi yaşantılarını tanımasına yardımcı olacaktır. Ünlü Fransız Yazar Balzac’ın “Dünyanın en iyi ışıkları matbaa mürekkebidir” sözü masa başında düşünülüp söylenebilecek söz değildir. Ünlü yazarın matbaa işleriyle belirli bir dönem uğraşmasını sonucunda oluşmuş bir bilge düşüncedir. Gençlerimize nerede olurlarsa olsunlar, en iyi yapabildikleri bir işin sayılı kişilerinden olmalarını öneriyorum.

Yanlış inanış ve değerlerden kaynaklanan sıkıntılar şunlardır, aşırı kaygı ve kırılganlıktır.

Belirtileri ise fizyolojik olarak: Terleme,Nabız Artışı,Gergin Kaslar,Duygu Yoğunluğu,Kasılmış Mide,Diş Gıcırdatması,Sinirlilik

Ruhsal Tepkiler: İlgisizlik,Utangaçlık Ve Suçluluk,Yalnızlık,Yorgunluk,Gerilim,Sinirlilik,Unutkanlık… Bu belirtiler kişisel başarıyı engeller. Çalışıldığı halde başarı oranı istenilen düzeyde değilse,ruhsal enerji çözülmemiş problemlere veya yanlış inanç ve prensiplere kanalize edilmiştir. İstenildiği kadar çalışılsın,istenildiği kadar imkanlar oluşturulsun kişilik sistemindeki yanlışlar ortadan kaldırılmadığında istenilen başarı yakalanamayacaktır. Burada birkaç tanesini sıralanıp onun yerine neyin konulabileceği önerilecektir.

1.YA HEP-YA HİÇ TÜRÜ DÜŞÜNME: Yaptığı işten tatmin olamayan,yeteri kadar ilgi görmemiş ve değer verilmemiş kimselerin düşünce tarzıdır.

“Ya 270 puan alırım ,yada üniversiteye hazırlanmaktan vazgeçerim”-Yanlış

“270 puan almak için elimden geleni yapacağım alamazsam şu aralıkta puan alan yerleri ciddi düşünüyorum.”-Doğru

“Başarılı olamayacağımı baştan fark etmeliydim”-Yanlış

“Başarılı olabilmek için gereken çabayı göstereceğim” -Doğru

İnsanın hedefi olması kendini disipline etmesi açısından çok önemlidir. Hedefin karşısına büyük bir çaba konulmalı ama yaşam asla konulmamalıdır. İnsan hayatı her türlü hedeften kıymetlidir. Başarının altındaki varsayımlar her zaman akılda tutulmalıdır. Eğer bu varsayımlar unutulur ve sadece hedefe kilitlenilirse hedefe ulaşılamadığında yaşanacak depresyon çok acı olacaktır.

Başarı İçin Temel Varsayımlar Şunlardır.

Hedefe sağlıklı olarak ulaşılmalıdır.
Her an trafik,iş,olay kazası olabilir.Bunların olmayacağı varsayımına göre hareket edilmelidir.
Başarı için en önemli zamanda karın ağrısı,baş ağrısı,diş ağrısı vb.. durumlar olabilir
Yakın çevremizde bizi çok etkileyecek birinin kaybı olabilir… gibi varsayımların olumlu olduğu düşünülerek hedefe yönelmek gerekir. Bazen ince noktalar oluşur. Çok büyük olaylar olmadığı durumlarda motivasyon bozulmamalıdır.
Yukarıdaki doğru düşünme tarzı şöyle olabilir

2.AŞIRI GENELLEME: Tek olumsuzluğu hayatın her noktasına yaymadır. Aşırı genelleme tarzı bir bunalımı vücudun geneline yayılırsa; hipokondrik(hastalık hastalığı) bir psikozu oluşabilir. Bunun yerine nerede başarısız olduğu tanımlanır ve gereken davranışlar gösterilir.

“Sınavda başarısız oldum. Ben başarısız bir insanım”- yanlış

“Sınavda başarısız oldum,çünkü temel bilgilerim yetersizdi.Başarabilirim…,başka alana yöneleceğim “-doğru

“Yine geç kaldım,ne kadar salak birisiyim”-yanlış

“Yine geç kaldım,biraz erken çıkarsam geç kalmam”-doğru

3.ZİHİNSEL SÜREÇ: Olumsuz ayrıntıların seçilip genel fizyolojiye yayılmasıdır. Bir damla mürekkebin bir sürahi suyu morartmasına benzer.Analitik düşünce yapısı gelişmemiş, çevresi tarafından yeteri kadar sevilmediğini düşünen insanların düşünce tarzıdır.

“Öğretmenin sorduğu soruyu bilemedim. Rezil,kepaze oldum artık kimsenin yüzüne bakamam”-Yanlış

“Öğretmenin sorduğu soruyu bilemedim. Dikkatli çalışmam gerekiyor. Rezil olmadım”-Doğru

“Vücudumdaki şu kusuru arkadaşlarım duyarsa rezil olurum dışarı bile çıkamam” -Yanlış

“Vücudumdaki kusur için gereken muayenelerimi yaptırmalıyım,düzelmiyorsa o kusurla yaşamayı öğrenmeliyim,her insanda kusur olabilir,suç,aşağılanma sebebi asla değildir”-Doğru

4.OLUMLUYU GEÇERSİZLEŞTİRMEK:Olumlu bir durumu olumsuz bahaneler uydurarak takdir etmemek.Genelde yeteri kadar sevgi ve ilgi görmemiş kişilerde görülen bir düşünce tarzıdır.

“Özel ders almasaydım başarılı olamazdım,ben başarısız kişiyim”-Yanlış

“Özel ders almam başarıma olumlu etkisi oldu.Başarılıyım”-Doğru

“Şu okulda okumasaydım başaramazdım.ben başarısızım”-Yanlış

“Şu okul bana çok şeyler kazandırdı.Başardım”-Doğru

5.TEK NEDEN BULUP GENELE YAYMA Elinde kanıt olmadan olumsuz yorum yapan kimselerdir. Hayatında çoğunlukla dışlanan ve paranoid eğilimli kişilerin düşünce tarzıdır.

“Öğretmen beni azarladı,beni sevmiyor,aptalın tekiyim”-Yanlış

“Öğretmen beni azarladı,davranışım yanlıştı.Davranışlarımı düzeltmeliyim.”-Doğru

“Herkes benim aleyhimde bir şeyler yapmak istiyor”-Yanlış

“Herkesin hayatında zaman zaman aleyhinde hareket edenler olacaktır. Sadece olumsuzları alt alta koyarak bir sonuç çıkarmak yanlıştır. Olumlu davranışlara da bakarak karar vermeliyim”-Doğru

6.AŞIRI BÜYÜTME VEYA AŞIRI KÜÇÜLTME: Başarısızlıklarını büyütüp,başkalarının başarılarının abartılmasıdır. Yeteri kadar takdir ve ilgi görmemiş kimselere ait düşünce tarzıdır.

“Benim imkanlarım iyi olduğu için başarılı oldum,arkadaşım daha güç koşullarda başarılı oldu demek ki benden daha başarılı”-Yanlış

“Benim imkanlarım iyi olduğu için başarılı oldum.Arkadaşımda başardı ikimizde başarılıyız.farklı kişilikler olduğumuz için kıyaslamak yanlıştır”-Doğru

7.DUYGUSAL MANTIK YÜRÜTME: Olumsuz /olumlu olaylara bakarak olumsuz sonuçlar çıkarmadır. Altıncı his,fal,astroloji?gibi hikayelerle hayatının yönlendiren pasif ve bunalımlı kimselerin çoğunlukla kullandığı düşünce sistemidir.

“Sıkıntılıyım,sınavım kötü geçecek”-Yanlış

“Sıkıntılıyım,sebebi ne olabilir acaba”-Doğru

“Bugün çok güldüm ağlayacağım yakındır”-Yanlış

“Bugün neşemiz yerindeydi.”-Doğru

“Kulağım çınlıyor,kötü bir haber alacağım”-Yanlış

“Kulağım çınlıyor,KBB uzmanına gitmeliyim”-Doğru

Bu düşünce tarzından kurtulmak için yaşamda pasif olmaktan çok aktif olmak tercih edilmelidir. Herhangi bir sağlık sorunları varsa kesinlikle bilimsel yollardan tedavisi yaptırılmalıdır. Falcılık,Türbeye bez bağlama,cincilik,üfürükçülük,astroloji…gibi boş şeylerden fayda beklenilmemelidir.

8.MELİ MALI DÜŞÜNCELERİ: Kişi çevresindeki her şeyden kendini sorumlu tutar,yapabileceği ve yapamayacağı işlerin,durumların altına girerek ezilir. Ezik kişilikli,erken sorumluluk alan,çocukluğunu ve gençliğini yaşayamayan bunalımlı insanlara yönelik düşünce tarzıdır.

“Annemin ,babamın üzülmemesi için başarılı olmalıyım”-Yanlış

“Annemin ,babamın üzülmemesi için değil,kendim için başarılı olmalıyım” -Doğru

“Ne kadar mutsuz olursam olayım,yüzüm hep gülmeli,güler yüzlü olmalıyım” -Yanlış

“Mutsuzsam,mutsuz görünmeliyim,mutluluğu oynamamalıyım,kişinin kendisine söylediği yalan çok büyük zarar verir, olduğum gibi görünmeli,göründüğüm gibi olmalıyım”-Doğru

9.ETİKETLEME VE YANLIŞ ETİKETLEME: Aşırı uç genellemeler yapılmasıdır. Esnek olmayan düşünce, kişilik yapısına sahip kırılgan ve çocuklukta aşırı şımartılmış insanların düşünce tarzıdır.

“Sınavdan düşük not aldım,geri zekalıyım”-Yanlış

“Sınavdan düşük not aldım eksiklerim var”-Doğru

“Ben dünyanın merkeziyim,herkes bana uymak zorundadır”-Yanlış

“Ben dünyada altı milyar kişiden birisiyim,benden üstün insanlarda olabilir”-Doğru

10.KİŞİSELLEŞTİRME: İlgisi olmadığı halde olaylardan kendini sorumlu tutma ve alınganlık çıkarmadır. İçe kapanık ve yeteri kadar çevresi ile sağlıklı iletişim kuramayan insanların düşünce tarzıdır.

“Ailem de huzur kalmadı,sebebi benim başarısızlığımdır”-Yanlış

“Ailem de huzur kalmadı,aile bireyleri birbirlerine karşı sevgisiz ve anlayışsız”-Doğru

Sevgili Okuyucularım,burada bazı yanlış düşünce yapılarını örneklendirmeye çalıştım. Hayatta çok daha farklı düşünce yapıları vardır. Buradakiler sadece yol gösterici olarak ifade edilmiştir. Okuyanların bunlara bakarak kendi düşünce sistemlerini yeniden düzenlemeleri gerekir. Bazen kişi istese de kendini düzeltemez. Bu noktada çevresindeki profesyonel kişilerden yardım alması gerekir. Yanlışları düzeltmede bazen ani hareketler yapılması faydalı olur ama dikkatli yapılmalıdır. Olayı bir hikaye ile anlatmaya çalışayım

Adamın birisi deniz olmayan bir yerde ailesi ile birlikte yaşıyormuş. Bir gün bir deniz yolculuğu yapmak zorunda kalmışlar. Çocuklarından birisi denizden çok korktuğu için gemide sürekli ağlıyormuş. Anne baba ne yaptıysa ağlamasını kesememiş. Geminin görevlilerinde birisi de durumu uzaktan izliyormuş. Çaresiz anne babaya gidip demiş yardım edebilir miyim? Diye sormuş. Babanın gözü parlamış nasıl demiş…. Çocuğu almış kontrollü biçimde denize atmış ve çocuk suda çırpınmaya başlaşmış, kısa bir süre sonra çocuğu denizden çıkarmış. Denizden çıkan çocuk hem deniz korkusunu yenmiş hem de ağlamayı bırakmış. Baba gemi görevlisine gülerek teşekkür etmiş.

İşte bu hikaye de olduğu gibi şartlar iyiyken olumlu kullanıp,gelişmeye açık düşünce,davranış ve değer sistemleri oluşturulmalıdır. Sakat ,çarpık düşünce ve davranış sistemlerinden dolayı yaşamın olumsuz yöne kaymasına müsaade edilmemelidir.

Bir Söz

Umutsuzluk nedeniyle korkup kaçma.Umut umutsuzluğun ötesindedir.

Aş,yürü,geç onu.Karanlık geçitin ötesinde ışık bulacaksın.

Andre Gide

Öner ÖNDER

Rehberlik ( pdr )



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir