Televizyon programlarındaki şiddet…

Televizyon programlarındaki şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişilerin aile içi konuşmalarında gündem edilmesi, çocuklar tarafından bu kişilere karşı özdeşim kurulmasına ve bu kişileri model almalarına neden olmaktadır.

Kış mevsimine yaklaşırken insanların evlerinde daha çok vakit geçireceğini bilen televizyon yapımcıları her gün yeni programla günün çok en reyting alabilecek saatlerini doldurmanın telaşı ile yeni yayın dönemine girerek ,dizi ve programlar furyasına başladı.Mesele en çok izlenilen kanal ve dizi olma yarışı olunca dizilere ve programlara reyting çekme adına her yola başvurulabiliniyor.

Zenginden haraç alıp fakire veren mafya babaları Türkiye?nin yüzde biri olmadı halde lüks ve İfrata dayalı hayatlar, haftada bir sevgili değiştiren ve eşini aldatan kişilerin ekrandan hiç inmemesi, reklamın iyisi kötüsü yoktur mantığı ile hareket eden şahısların özel hayatlarına dair her şeyin alaya ne yayınlanması, sihir yapıp kaybolanlar vb çocukların psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek sahneler. Saatlerce televizyon karşısında oturan çocuklar haliyle bulunduğu gelişimsel dönemin özelliği ile, gördüğü karakterleri de, taklit etmeye, hayran olduğu kahramanlar gibi davranmaya başlıyor.

Çocuklar model alarak büyürler anneyi, babayı, okul döneminde öğretmenini, arkadaşının toplumun ilgi gösterdiği kişileri, model aldıklarını görüyoruz. Doğru modeller çocuğun gelişimini olumlu etkilerken, yanlış modeller çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

Özellikle anne ve babalarının, çocukların gelişim dönemlerinde yanında bulunduklarından çocuklarının olumsuz model almalarına farkında olmadan destekçi olabiliyorlar. Anne?baba çocuk ilişkisinin ve etkileşiminde en önemli zamanlarından biride aile fertlerinin bir arada olabilme ihtimalin en yoğun olduğu zaman, babanın işten gelip, çocukların okuldan döndüğü, akşam yemeğinin beraber yenilebildiği akşam saatleridir. Yemek den sonra baba bütün iş stresini, anne ise günün ev işlerinin yorgunluğunu televizyon dizileri veya magazinsel programları seyrederek atmaya çalışması. Hatta aynı saatlere denk gelen programlar, aile içi çatışmalara sebep olabileceğinden ortak bir televizyon programı seyretme veya televizyonu kapatma yerine, oluşabilecek çatışmayı önleme için, aynı çatı altında farklı odalarda iki üç televizyon alınması aile içi iletişimi olumsuz yönde etkilemektedir.

Aile içi konuşmalar çocukların anne ve babalarla iletişime geçti zaman dilimidir. Aşırı derecede televizyon seyredilen ailelerde bu iletişim olumsuz yönde etkilenmektedir, televizyon programlarındaki şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişilerin aile içi konuşmalarında gündem edilmesi, çocuklar tarafından bu kişilere karşı özdeşim kurulmasına ve bu kişileri model almalarına sebep olmaktadır. Çocuklar haliyle model aldığı karakterleri de, taklit etmeye, hayran olduğu kahramanlar gibi davranmaya başlıyor. Çocuklar gerçek dünya ile hayal dünyası arasında dengeyi kuramayarak bocalayabilir.

Çocuklar; şiddet, haz ve çıkar dünyası adına Özdeşim kurduğu ve model aldığı kişiler gibi olma ve O kişilerin yaşam tarzlarını ve standardını elde etme adına uygun olmayan davranışlara yönelimi başlatacaktır.

Bu konuda sadece program yapımcılarına değil aileye de düşen sorumluluklar vardır.

Çocuğun gençlik dönemine kadar ilk özdeşim kuracağı kişilerin başında anne ve babası gelmektedir. Anne- ve babalar model olduklarını akıldan çıkarmayıp anne ve baba çok fazla televizyon seyrederek çocuklarına olumsuz model olmamalı ve boş zamanlarını daha çok diğer aktivitelerle (kitap okuma, müzik dinleme vb.) doldurmaya çalışarak çocuklarını da bu konuda olumlu bir model oluşturmalıdırlar.

Anne ve babalar aile içi konuşmalarında şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişiler yerine toplumun olumlu örnekleri olan bilim öncüleri, sanatçılar vb kişilere yer vermeli

Çocuğunuza davranışlarınızla model olmaya çalışın. Kararsız ve tutarsız davranımlarından kaçınılmalı. İleride çocuğunuzdan nasıl davranmasını bekliyorsanız, siz de öyle davranın. Çocuğunuzun çok erken yaştan sizi gözlemlediğini ve konuşmalarınızı dinlediğini unutmayın.

Çocuklarınız gelişimine faydalı olabilecek, yardımseverlik, paylaşım, ahlak kazanımı, dürüstlük gibi konuları içeren programlar seçilip beraber izlenmeli ve gerekli yerlerde çocuğunuza izahlar yapılmalı.

Televizyon Çocukların odalarından kaldırılmalı, herkesin kullanımına açık olan bir odaya konulmalı.

Çocuklarınız televizyonun karşısında savunmasız bırakılmamalı. Anneler ev işlerinin yoğunluğu ile çocuklarını televizyonun karşısında bırakarak işlerini bitirebilme telaşına düşebiliyorlar. Bunun yerine çocuğunuz başka ( resim yapma, oyuncakları ve arkadaşları ile oynaması kitap okuması vb) etkinlilere yapmaya yönlendirmeli.

Çocuğunuz model aldığı kişinin, istemediğiniz bir davranışını sergileyebilir. Ani ve sert tepki vermekten kaçının. Yaptığının yanlış olduğunu anlatıp, doğru davranış üzerine odaklanmasını sağlamaya çalışın.

Gerekirse programları beraber izleyip doğru – yanlış, iyi-kötü gibi kavramları beraber değerlendirilmeye çalışılmalı.

Anne ve babalar yorgunluğunu atmak için televizyon izlemeyi kullanmamalı. En iyi yorgunluğu atma yolu aile içi birliktelik olduğu akıllardan çıkartılmamalı.Unutmayın ki çocuklarınız iç dünyasına ait şeyleri aile içi konuşmalarında öğrenebilirsiniz. Ve bu birlikteliğiniz onu size daha çok yaklaştıracaktır.

Şenol YİĞİT

 

Psikolojik Danışmanı



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir