Telefonumu alma benden, buz gibi soğurum senden

Hız ve haz döneminin çok yoğun olarak yaşandığı günümüzde hız ve haz tutkusu, çocuklar için en büyük tehlikelerden birisi olarak değerlendirilmektedir. Lisedeki gençler arasında cep telefonu olmayan öğrenci hemen hemen hiç yok gibidir. Bu durum teknolojiyi ne kadar çok sevdiğimizi gösteriyor.  Günümüzde akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, dev ekran televizyonlar, ses sistemleri derken teknoloji bombardımanı içerisinde yetişen bir neslin de teknolojiden uzak durmasını beklemek anlamsız olur. Aslında sorun çocukların teknolojiden uzak durmalarını sağlamak değil,  teknolojiyi doğru ve kararında kullanmalarını sağlayamamaktır.

Teknolojinin ve bilginin süper güç olarak kabul edildiği bu süreçte dünyanın en büyük şirketleri de bilgi ve teknoloji üreten şirketlerdir.  Bu şirketlerin en önemli hedefleri de çok doğal olarak daha da büyümek, kar oranlarını artırmaktır. Şirket ekonomisi büyüme ve karlılık üzerine kurulmuştur. Kar etmeyen şirketlerin bırakın büyümesini, varlığını sürdürmesi bile imkânsızıdır. Bu bilgiyi paylaşmamdaki asıl amacım teknolojik iletişim alanında faaliyet gösteren şirketler için gençliğin de ciddi bir hedef kitlesi, pazar payı durumunda olmasıdır.

Psikolojik Danışman olarak görev yaptığım okul ve kurumlarda birçok ilginç olayla da karşılaştım. Bunlardan iki tanesini paylaşmak istiyorum.

Birincisi, ailesinin maddi durumunun çok çok zayıf olduğu bir öğrencimin, babasının belki de 2 aylık maaşına denk gelen bir telefonu aldırmak için verdiği ‘’mücadeleyi’’ ve babanın çaresizliğini unutamam. Bu gencimizi bu kadar pahalı bir telefonu aldırmaya iten gücü tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek. Yine 6-7 yıl önce çalıştığım bir lisede öğrenci, veli, okul yönetimi ve öğretmenler olarak aldığımız karar neticesinde öğrencilerin telefonu ders esnasında kapalı konumda olacak, eğer ders sırasında öğrenci telefonla meşgul olursa öğrencinin telefonu alınarak; okul yönetimine verilecek ve öğrenci, velisinin okul kütüphanesine bir adet kitap hediye etmesi sonucu telefonunu geri alabilecekti. Maddi durumu iyi olmayan ya da kitap almak istemeyen öğrenci velisi de cep telefonunu okul yönetiminden geri alabilecekti. Burada asıl amaç; okul kütüphanesini zenginleştirerek, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun kitapları kütüphaneye kazandırmak, kitap okuma alışkanlığına katkıda bulunmaktı ve tamamen gönüllülük esası üzerine yapılmış projeydi. Okul kütüphanesine kitap projesi çok başarılı sonuçlar ortaya koydu. Hem telefonla meşgul olma sorunu azaldı, hem de okul kütüphanesine güncel kitaplar sağlanmasına yardımcı oldu. Projenin devam ettiği süreçte ailesini de çok iyi tanıdığım, aynı zamanda babası da bir okulda yönetici olan bir öğrencimin derste telefonla meşgul olduğundan, kuralımız gereği cep telefonunu almak durumunda kaldım. Öğrencim telefonu kendisine vermem konusunda ısrarcı oldu ancak ben bu kuralları birlikte aldığımızı ve uygulamamamız gerektiğini belirttim ve telefonu okul yönetimine verdim. Aynı günün sonunda öğretmenler odasında öğretmen arkadaşlarla sohbet ederken odaya daha önceden tanıdığım, iki sivil polis geldi ve ‘’hocam okulda bir öğretmenin, bir öğrencinin cep telefonunu gasp ettiği ile ilgili bir ihbar aldık’’ dedi. Durumu bilmeyen arkadaşlar kısa bir süre şaşkınlık yaşadı, ben durumu bildiğim için polis arkadaşlara olayı anlattım ve yanlış anlaşılma olduğunu söyleyerek okuldan ayrıldılar. Bu olayın hemen sonrasında öğrencimin babasını aradım kısa bir süre sonra babası ile birlikte beni ‘’gasptan’’ polise ihbar eden öğrencim odama geldi. Yaşanan bu durumu konuştuk, öğrencim özür diledi, bir anlık kızgınlık ve öfke ile böyle bir şey yaptığını ve pişman olduğunu belirtti olayı tatlıya bağladık. Bu olayın yaşanmasına çok üzüldüm ama beni asıl üzen şey, öğrencimin kızgınlıkla yaptığı hatası değil onu bu hataya iten cep telefonundan bir gün bile ayrı kalamayacak kadar bağımlı olması ve bu uğurda öğretmeni ile bile çatışma yaşamayı göze alması oldu.

‘’Telefonumu alma benden, buz gibi soğurum senden.’’ Öğretmeni ol, annesi ol, babası ol ne olursan ol telefonunu alma. Telefona bu kadar bağlılık ve sonrasında zamanla oluşan bağımlılık maalesef son yıllarda ciddi sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.  Cep telefonu ile yaşanan sorun öğrencilerin derse olan ilgilerinin azalması ya da derse motive olamamasının yanı sıra öğrencilerin cep telefonu yolu ile bilerek ya da bilmeyerek suça sürüklenmesidir. Öğrencilerin özellikle sosyal paylaşım siteleri olarak adlandırılan ama bana göre sosyallikten uzaklaştıran bu tür sitelerde sonuçlarını bilmeden ya da düşünmeden suç teşkil eden görüntü ve içerikleri çok hızlı ve kontrolsüz bir biçimde paylaşmaları ve bunun sonucunda yaşanan şiddet ve istismar vakaları da çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. .

Teknoloji kullanımı konusunda yaklaşık 3700 öğrenci üzerinde yaptığımız bir araştırma sonucunda ‘’Cep Telefonum olmadığı zaman kendimi eksik hissederim.’’ Sorusuna ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin % 33’ü Evet yanıtını verirken, bu oran lise 9. Sınıfta % 50, lise 11. Sınıfta ise % 63 olarak karşımıza çıkmıştır. Yani her 3 öğrenciden 2’si telefonu yanında olmadığı zaman kendisini ‘’eksik’’ hissediyor.

Teknoloji, cep telefonu çok önemli bir ihtiyaçtır, güçtür. Ancak bu gücün kişi tarafından kontrol edilmesi çok önemlidir. Kontrol edilemeyen güç, çok tehlikelidir. Cep telefonunu yasaklamak, yok saymak doğru değildir. Yapılması gereken; öğrencilerin bilinçli kullanması konusunda onlara rehberlik yapmaktır. Bu da öncelikle onlara doğru model olmakla başlar. Çocuklar yetişkinlerin ayak izlerini takip eder. Ayrıca öğrencileri bilişim suçları konusunda bilgilendirmek de önemlidir. Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere yönlendirmek, bu faaliyetler için uygun ortamlar hazırlamak da teknoloji bağımlılığının önüne geçilebilmesinde etkili olacaktır. Ailelerin, çocuklarına mümkünse cep telefonunu almadan değilse aldıktan sonra da olabilir, çocukları ile birlikte telefon ve internet kullanımı konusunda kurallar belirlemesi, sözleşme yapması da bu hususta alınabilecek bir diğer önlem olabilir. .

Her türlü bağımlılıktan uzak, okul hayatında başarılı, hayat okulunda mutlu, bir nesil yetişmesi dileği ile…

Çelebi ÇAĞLAYAN

PDR Uzmanı/Yazar



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir