Sömestri tatilinde ne yapsam?

Her yıl sömestri tatilini dört gözle beklerim. Yaklaşık 5 ayın yorgunluğunu üzerimden atmak için harika bir fırsat diye düşünürüm. Tatil başlar ama her yer kış kıyamet, gündüzler kısa ne gittiğinizin tadına varıyorsunuz ne de geldiğinizin. İnsan o kadar yağmuru, kışı, kıyameti yaşadıktan sonra tatil deyince günlük güneşlik bir hava, gezilip görülecek yerler, açık havada içilecek bir fincan kahve ya da bir bardak çay ve tüm savunma mekanizmalarından uzak doyumsuz dost sohbetlerini özlüyor.

 

İklim koşulları malum. Güneş yüzünü arada sırada gösteriyor. Yağmur dersen en fazla yağış bırakan mevsimi yaşıyoruz. Açık hava dersen bulana ne mutlu. Bir fincan kahvenin yerini kremalı, klasik yada gold ecnebi kahvesi alalı uzun zaman oluyor. Eski dost sohbetlerini özlediğim zamanları bile özler oldum. Günlük hayat bizi ne kadarda katmış önüne sürüklüyor farkında bile değiliz.

 

Ankara?da öğrenciyken sık gittiğimiz bir Sakarya Çay Ocağı vardı. İnsanlar oraya sadece çay içip muhabbet etmeye giderlerdi. Sağında solunda ufak tefek başka çay ocakları olsa da Sakarya Çay Ocağı?nın havası, karizması bir başkaydı. İç içe odalar, odalarda küçük masalar ve masaların etrafında tabureler. Ve çaycının arada dolaştırıp işaretinizle masanıza bıraktığı ilaç kokulu bir bardak çay. Sakarya Çay Ocağı çok kişiyi mezun(!) etmiştir. Aralarında bu günümüzün daha çok gazeteci, yazar ünlüleride bulunmakta. Çünkü Sakarya Çay Ocağı?nda bir yandan çay içilse de diğer yandan hükümetler yıkılır(!), hükümetler kurulurdu(!). Eh böylesi bir mekandanda olsa olsa fikir adamı yetişirdi tabiî ki. Ara sıra gitsem de Ankara?ya vaktim olmuyor Sakarya bölgesine uğramaya. Hala açık mıdır, eğitime(!) devam ediyor mudur ya da Sakarya Çay Ocağı mezunlarına(!) yenilerini katıyor mudur bilmiyorum. Ama aradan 13 yıl geçmesine rağmen hem ismi hem eskimiş kırık dökük masa ve tabureleri hem de ilaç kokulu çayı aklımda olduğuna göre ilk Ankara ziyaretimde uğramalıyım Sakarya?ya ve Sakarya Çay Ocağına?

 

Evet yoruldum, tatili özlüyorum ama bu kış, kıyamette de evden çıkma isteğim yok doğrusu. Ayaklarımı uzatıp tv izlemek, çerez yemek, film seyretmek istiyorum. Uzun zamandır vakit bulup okuyamadığım birkaç kitap var onları da okuyup tatil dönüşünü beklemeyi planlıyorum. Şimdiden tüm meslektaşlarıma iyi tatiller diliyorum.

 

Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle?

 

 

Ahmet GÜNAY

Türk PDR Derneği

Osmaniye Şubesi Genel Sekreteri

pdrservisi@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir