Sistemde zayıf nokta, yerleştirme

Yeni sistemi öğrencinin bilgisini ölçme konusunda olumlu bulan eğitimciler, yeteneklerine göre yönleneceği okullara yerleştirmenin zayıf nokta olduğu uyarısı yaptı..
2010 yılında öğrencilerin iki aşamada toplam 6 sınava gireceği yeni sistemin olumlu ve olumsuz yönleri konusunda Uğur Dershaneleri Sınav Koordinatörü Turgay Polat ve Eğitim Danışmanı Banu Gürün SABAH’a değerlendirmelerde bulundu. Bilgiyi ölçme ve hata payını düşürme konusunda başarılı bulunan yeni sistemin öğrencilere, bölüme ve okul türüne bakmaksızın istedikleri kadar sınava girme ve istedikleri alanda puan hesaplama hakkı vermesinin ilgi ve yeteneklerine uygun fakültelere girme şansı vereceği yorumu yapıldı. Ancak burada yerleştirme önem kazanıyor. Yerleştirmenin merkezi yapılması ve üniversitelere göre bölümlerin farklı puan türüyle almaması gerekiyor. Aksi halde uzmanlara göre bölümler ve üniversiteler arası kopukluklar yaşanabilir. Polat ve Gürün’e göre sınava hazırlanan öğrencilerin gözden kaçırmaması gerekenler şöyle:

* YÖK tarafından, test içerikleri ve bölümlerin öğrenci alacağı puan türlerinin daha sonraya bırakılması bazı bölümlerin puan türlerinin değişeceğini gösteriyor.

* Birinci aşamada yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)’nin ikinci bölüme etkisi olacak, ancak oranı ve türü belirlenmemiş.

* AOBP’nin 2009’da yapılması düşünülen etkisinin azaltılması işlemi 2010’a bırakılmış.

* Katsayılar tam belirlenmemiş.

* Öğrencilerin lisedeki alanına bağlı sınava girip girmeyeceği belirlenmemiş. Kısacası, yeni sistem, mevcut ÖSS’nin genişletilmiş bir hali. YGS, öğrencilerin lehine. Ancak, ikinci aşamadaki Lisans Yerleştirme Sınavları oturumlarının işlerliği önemli.

NE YAPILMALI?
Polat ve Gürün’ün sistemde dikkati çektikleri diğer uygulamalar ise şöyle:

* Bölümlerin puan türü belirlenirken puan türleri arasında ‘eşitlik ilkesine’ uyulmalı.

* Yeni sınav sistemi, öğrencileri daha çok sınav ve soru ile sorguluyor. Bu olumlu bir gelişme, tek oturumlu ve konuları tam kapsayamayan ÖSS, seçici misyonunu yitirmişti.

* Derslerin ağırlıkları ve bölümlere göre ayrılması, öğrencilerin daha hedefli ve amaçlı hazırlanmasını sağlayacak. Örneğin mühendisliğe hazırlanan öğrencinin iyi derecede fen ve matematik öğrenmesi gerekecek. Bu da öğrencinin bu derslere ilgisini artıracak.

* Öğrencilere istedikleri kadar sınava girme ve istedikleri alanda puan hesaplama hakkı verilmesi ilgi ve yeteneklerinde ortaya çıkan değişimlere göre yükseköğretim programı seçmelerine yol açacak.

* AOBP’nin etkisinin azaltılması olumlu bir yaklaşım. Öğrencilerin eşit şartlarda sınava katılması ve yarışması sağlanacak.

* Sistem, öğrencilerin eğitimden kopmalarını önleyecek, lise son sınıfa kadar eğitimin içinde olmalarını sağlayacak.

* LYS’nin 5 farklı oturumda yapılması öğrencinin dikkat dağınıklığını azaltacak.

* Yerleştirmenin merkezi yapılması ve üniversitelere göre bölümlerin farklı puan türüyle almaması gerekir.

Kaynak: www.sabah.com.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir