Sınav çocukları…

Çocuk psikoloğu arkadaşımla konuşuyorum, “Bana en çok sınavlardan sonra öğrenci geliyor” diyor. Son 8-10 yıldır, özellikle OKS sınavlarından sonra artan sorunlu öğrenci sayısını belirtiyor.

Çocukların çoğuoyundan, arkadaşlarından soyutlanmış; hayatlarındaki tek şey, okul, dershane ve testler.

Ders çalışırken abur-cubur yemekten “sınav obezi” olanlar da bir hayli çokmuş.

“Sınav bitince boşluğa düşüyorlar. Bu öğrencilerle çok uğraşıyoruz” diyor psikolog arkadaşım.

Elbette uğraşır.

O kadar çok annebaba var ki daha ilköğretim 1. sınıfa çocuğunu kayıt ettirmek için, okulun OKS başarısını soruyorlar. Düşünün tam 8 yıl var önünde. Okula görüşmeye giriyor, birinci soru: “OKS başarınız nedir?”

Okul, OKSde başarılıysa kayıt yaptıracak, değilse veya normalse yaptırmayacak. Maalesef kriter bu.

***

Oysa, “Çocuk burada 8 yılını geçirecek. En önemli yıllarını. Eğitiminin temeli, kişiliği burada oluşacak. Çocukluktan ergenliğe bu okulda geçecek” demeli.

Bir veli, çocuğun en güzel yıllarını yaşayacağı ortamı görmeli. Okulun bahçesi, doğası, ağacı, taşı var mı? Şehir çocukları, beton yığınları arasında boğuluyor, okulu bari havadar olmalı. Depreme dayanıklı, güvenli olmalı. Sosyal ve sportif aktivite alanları yeterli olmalı, bunlar beden ve ruh sağlığı için çok önemlidir.

Eğitim sistemi nasıl, alt yapı iyi mi, kendi ayağının üzerinde durabilen kişilikli çocuklar yetiştirebiliyor mu?

Gelecekte en az iki yabancı dil bilmek gerekecek, okul bunu verebilecek mi?

Ya eğitim kadrosu nasıl, işinin ehli mi?

Her şeyden önce, çalışanların mutlu olduğu bir ortam var mı, mutlu ortam pozitif çocuk yetiştirmek için olmazsa olmazdır.

Öncelikle bu kriterlere bakılması gerekirken, hemen “OKS başarısı?”

Elinin körü! 8 sonra OKS kalacak mı? Zaten seneye SBS oluyor.

Elbette bu yanlış talep, yanlış bir arzı doğurdu.

Bazı özel okullar ders sistemini ve stratejilerini tamamen OKS üzerine kurdu. Özellikle 6.,7.ve 8. sınıflarda, sanat, spor, yabancı dil derslerini kısarak, dershaneler gibi sınav merkezli eğitim yapıyorlar.

Sonuçta belki sınav kazandırıyorlar ama hayatı kaçırıyorlar.

Tercih edin, OKS başarısı mı, hayat mı?

***

Kazanmakla bitiyor mu?

Diyelim ki, Robert’i, Üsküdar Amerikan Lisesi‘ni kazandılar. Ya da Galatasaray Lisesi’ni. Bu okullarda verilen kültür, acaba aile yapınıza uygun mu?

Örneğin, siz lise 2’deki kızınızı tek başına veya arkadaşlarıyla Amerika’ya gönderebilecek misiniz?

Ekleyeyim, yanında sizlerden biri de gitmek isterse, olmaz. Racona ters.

Yanıtınız “Evet” ise mesele yok.

Ama “Hayır” ise huzurla vedalaşın. Kızınızın aldığı eğitimle sizin dünyalarınız ayrı olduğu için, sürekli çatışacaksınız. Muhtemelen bir psikoloğun odasında uzlaşı arayacaksınız.

Lütfen, başkalarına göre değil, kendinize göre eğitim seçin.

Talip Emiroğlu

www.takvim.com.tr

Sınav çocukları…” için 3 yorum

  1. bizler de ne yapacağımızı tam bilemiyoruz. bir yanda oks merkezli eğitim ve onun ihtiyaçlarına cevap vermemiz isteniyor, diğer yandan da öğrencinin istek, ilgi ve ihtiyaçları. Rehber öğretmenlere kolay gelsin. İki farklı yaklaşım arasında uğraşalım duralım bakalım.

  2. özellikle okul başarısının hayat başarısı oladığı yönündeki izlenimlerini ve düşüncelerinize katılmamak elde değil. Ama bu yanlış anlayışın ve daha gözlerini açmadan oyunun ne demek olduğunu oynayamadığı için yazılanlardan öğrenen ve neticesinde bir yarış sistemimine sürüklenen öğrenci için,yapılan yanlışı kimde aramak doğru. bu yarışı hayatın her aşamasına sokan daha doğrusu sokmak zorunda hissedenlere bu hissi uyandıranlarda değil midir en az onlar kadar suçlu olanlar.saygılar

  3. Ne kadar haklısınız. Rehberlik Servisi çalışanları olarak aynı gözlem, kaygı ve rahatsızlıkları paylaşıyor ve çocuklarımız için ciddi üzüntü duyuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir