Şiddet ve Saldırganlık Nasıl Önlenebilir?

Günlük yaşamda ne kadar şiddete maruz kalıyoruz, evde, sokakta, televizyonda, sinemada, tiyatroda, okulda? bilinmeyen başka nerelerde ne şekilde şiddete maruz kalıyoruz. Şiddet ve saldırganlık davranışı sert sert bakmadan tutunda, yüzün buruşturulması, surat asma, bağırma, korna çalma, el kol hareketleri, kovalama, tartışma, yumruklaşma, vurma, kırma, silahlı saldırılar, yakma?gibi hangi türüne istersek bir çok yerde karşılaşabiliyoruz. Bu durum gençlerimize ve çocuklarımıza nasıl yansıyor. Televizyon yayınlarında şiddetin ve saldırganlığın en küçük biriminden en büyüğüne kadar baktığımızda şiddete rastlıyoruz. Adeta bilinç altı bombardımanı ediyoruz. Filimdeki silahlı saldırılar,tartışmalardaki konukların birbirlerine bağırması,haberlerdeki her türlü görüntüler,tiyatro veya şaka programlarındaki şiddet içerikleri ?aile içindeki tartışmalar ,dövüşler veya dövmeler baskılar, ticari hayattaki kabadayıca çözümler, trafikteki şiddet (korna, yarışlar, atışmalar, sıkıştırmalar, solanlınca karizma bozuldu anlayışı..), sokaktaki insanların birbirlerine karşı sevgi yerine şiddet ve saldırganlıkla iletişim kurmaları, çocukların oyuncaklarının silahlar olması ?.. hepsi şiddet ve saldırganlık toplumunun temellerini oluşturmaktadır. Okul , iş yeri, futbol sahaları vb yerlere bakıyorsun şiddet saldırganlık tansiyonu fırlamış sonuç birilerinin dünyası değişiyor, birilerinin diyorum,buna birilerimizin desek daha doğru olur. Piyango bakarsın bize vurur. Tüm olumsuzluklar çevremizde geziyor ondan sonra neden sevgi toplumu olamıyoruz neden şiddet oranı bizim toplumumuzda yüksek diye düşünmeye başlarız.

İnsanlar doğduğu günden beri alması gereken sevgiyi zamanında veya hiç alamamışsa kötü modeller de kendine rehber edinmişse ; şiddet davranışlarını temel dinamiği olacaktır. Eğer insanlara yeteri kadar sevgi veremiyorsak bari önlerinden kötü modelleri kaldıralım. Tv deki şiddet içeriklerini ,polisiye olaylar veya filimler savaşlar? daha sayılabilecek çok şey var bunları nasıl yapabiliriz en azından görüntüler ve olaylar biraz süzülerek topluma yansıtılırsa şiddetin ve saldırganlığın bir parça önüne geçilebilecektir.

Yetişkin olarak çocuklarımıza veya gençlerimize nasıl kendini ifade edebileceğini öğretmek yerine yasaklarla bir yerlere varmaya çalışırız. Şunu yapma bunu yapma.. yasak?iyide yasakların yerine yasak olmayanları koysak ve bu yolda toplumca çaba gösterebilsek inanın bir şeyler yoluna girmeye başlayacaktır. Örneğin ceza sistemlerimizi toptan değiştirmek gerekmektedir. Bura da bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekir. Sistemleri değiştirirken mağdurun hakkının korunduğu gibi suçluya da caydırıcı cezalar vermek gerekir. Bu sistemlerde hapishane olabileceği gibi kamu yararına çalışmak şeklinde de olabilir. Cezanın günü ve iş türü kişinin yaptığı suçlar belirleyebilir. Örneğin cinayet işleyen kişilere karşı suç durumuna göre ömür boyu hapis niteliğinde ömür boyu kamu yararına çalışma gibi cezalar verilebilir. Kişiyi bu ceza da caydırmıyorsa bu gün bu dünyanın kesinlikle kabul etmiyorum diyeceği ceza sistemlerini çekinmeden ortaya koymak gerekir. Örneğin haksız yere başkalarını öldüren kimselere zorunlu ve hemen organ bağışına zorlayacak ceza sistemleri kurulabilir. Size verilen organları iyilik için kullanmadınız bari ihtiyacı olan ve iyilik için kullanacak kişilere verilsin?

Şiddetin kültür olarak yaşandığı toplumlarda insanların özgüveni düşük olur. Özgün ve iyi niyetli fikirlerini hiçbir zaman ortaya koyamazlar ve koysalar da üretici yanları zayıf kalır. Bunun anlamı ise toplum fason üretim veya taklit çalışmaları içinde olur. Bu durumda dünya üzerinde üretmeyen toplum konumuna sokar ve itibar kaybına neden olur. Üretici ,kendine güvenen ,yeni ürün ,proje çalışmaları yapacak toplumlar kesinlikle sevgi ortamında yetişen insanlardan oluşan toplumlardır. Ezik ,silik insanlar geleneksel davranışlarının dışına çıkamazlarsa kesinlikle ezik ve silik insanlar yetiştirirler. İnsanlara yasaklardan daha çok nasıl iyi davranışlar sergileyebileceğinin yollarının öğretilmesi toplumu korku davranışlarından sevgi davranışlarına yönlendirecektir.

Şiddet ve saldırganlığın nasıl ortadan kaldırılabileceğine dair bir gelişim modeli ortaya konulmalıdır. Bu model elli yıllık olabilir.Her beş yılda her on yılda ne yapılacağı belirlenip.Yapılacak çalışmalar yıllara ,aylara haftalara ve günlere hatta saatlere bölünerek amaca adım adım ulaşılmaya çalışılabilir. Eğer alan uzmanları hiç bir şey yapmazlarsa bu konularda hiç kimse bir şey yapmayacaktır. Yani kısır döngü sürüp gidecektir. Bu değişime ve gelişime karşı en büyük direnç olacaktır.

Sevgiyle yaşamanız ümidiyle?..

Öner ÖNDER Rehberlik Öğretmeni

Şiddet ve Saldırganlık Nasıl Önlenebilir?” için 2 yorum

  1. KATILIYORUM HOCAM..DAHA ANNE OLMAM İÇİN ÖNÜMDE ZAMAN VAR AMA ŞİMDİDEN TECRÜBELER EDİNMEKTEN Bİ ŞEY ÇIKMAZ DİYE DÜŞÜNDÜM..

  2. çocuklarımızı şiddetten uzak tutmak için 0-5 yaş eğitime çok özen göstermeli, bu dönemde ve tabiiki daha sonrada çocukarımıza olabildiğine sevgi vermeli, tutarlı davranışlar segilemeliyiz. Böyle yetiştirilen çocukların kendilerine öz güvenleri artacak meseleleri insanlarla konuşarak ve sevgiyle yaklaşarak çözecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir