Rehberlik ve Psikolojik Danışma Komisyonununa yeteri kadar önem vermemek neleri kaybettiriyor?

Okulun en önemli komisyonlarından bir olan PDR komisyonu, bana göre eğitimin can damarlarından biridir. Öğrencilere verilecek rehberlik hizmetleri konusunda önemli kararlar alacak bu komisyon ne yazık ki  hak ettiği gerçek değeri henüz görmediğini düşünüyorum.  Bu komisyon sanki psikolojik danışmanın sorumluluğunda gibi algılanması ve tam olarak sahiplenilmemesi komisyondan yeteri kadar verim alınmamasına neden olmaktadır. Türkiye ‘de yaşanan rehberlik hizmetleri alanındaki en büyük problemlerden birisi bu komisyonun yeterince çalıştırılmamasıdır. Bizce önemli olan bu komisyon nasıl oluşur ve kim başkanlık eder. Bu konu Millî Eğitim Bakanlığı rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yönetmeliği  de açıkca ortaya konulmaktadır. Üyeler her ders yılı başında öğretmenler kurulunda belirlenir. Ve başkanlığı okul müdürü tarafından yapılır.

Bu kadar önemli komisyondan biri olan PDR komisyonuna yeteri kadar önem verilmemesinin nedenlerini burada yazmak zaman alacağından bu yazımda önem verilmediği için eğitimin ne kaybettiğini yazmakla yetineceğim.

Konunun özünü vermek ve okuyucuları sıkmamak adına rehberlik komisyonuna yeteri kadar önem vermemenin neleri  kaybettirdiğini  maddeler halinde belirtmek istiyorum.

Maddeler geçmeden öncede şunun altını çizmek istiyorum. Komisyonu mış gibi yapmakla hiç yapmamak arasında hiçbir fark yok bize göre. Eğer bu çalışmalar yapılacaksa amacına uygun ve inanarak yapılmalıdır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Komisyonununa yeteri kadar önem vermemek neleri kaybettiriyor?

  1. Rehberlik çalışmaları konusunda okulda rehavetin oluşmasına neden olmakta.
  2. Okul idaresi yanlış rehberlik anlayışı oluşturmakta, dolayısıyla rehberlik adına yanlış çalışmalar ve kararla alabilmektedir. Örneğin; disiplin raporlarında rehberlik servisinden öğrencinin ceza almalı yada almamalı yönünden doğrudan açıklama bekleyebilmektedir. Bunun böyle olmadığını anlatmak için komisyon iyi bir fırsattır.
  3. İdare, öğretmen ve rehberlik servisi arasında işbirliği sağlanamamaktadır.
  4. Karşılaşılan problemler karşısında tek başına aciz kalınabilmekte ve kendi çözüm metotlarımız yetersiz kalabilmektedir. Dolaysıyla istenmeyen sonuçlar meydana gelebilmektedir. Ancak komisyonda tartışılarak alınan kararlar neticesinde okuldaki birçok birim sorumluluk alarak zaman içinde destekleri sağlanacaktır..
  5. Yalnız bırakılan rehberlik servisi okulun genelini ilgilendiren konularda aciz kalabilmekte ve ileri ki zamanlarda tüm okulu etkileyen sorunların gelişmesine neden olabilmektedir. Örneğin;  okulda öğrenci problemleri konusunda öğretmen ve idarenin rehberlik servisi ile koordine olmaması  ve problemleri kendi içinde saklamaları ilerleyen zamanlarda problemlerin çözümünü zorlaştıran bir hale sokabilir.
  6. Okul rehberlik programı normalde bu komisyon tarafından hazırlanır. Ancak komisyonun yeteri kadar çalışmamsı ve bu konuda fikir üretmemesi hazırlanacak program ile okul gerçeklerinin birbirinden kopuk olmasına neden olacaktır.
  7. Yapılan çalışmalar havada kalıyor. Görülmeyen işler yapılmamış işler gibi algılanıyor. Ne yazık ki bu komisyona yeteri kadar değer vermeyenler, okul psikolojik danışmanının yeteri kadar çalışmadığını iddia edebilmektedir. Bu iddiayı yapıncaya kadar komisyon ile alınacak seminer çalışma kararları ile rehber öğretmen yönlendirilmiş  olsa , ayrıca yapılan çalışmaların değerlendirilmesi de bu komisyonda yapılarak  psikolojik danışmanın neler yapıp yapmadığı  görülebilecektir. Ayrıca psikolojik danışman tarafından çalışmaların değerlendirilmesi yapılarak rehberlik servisinin işlevi ortaya konulabilir.
  8. Bu komisyon  öğrencilerin başarılarının arttırılmasında, eğitiminde, davranışlarında doğrudan ve dolaylı eğitimsel  icra olanağına sahip olmasına rağmen bu özelliğini ne yazık ki kullanamamaktadır.
  9. Eğitim öğretim açısından önemli olan bu komisyonun yeteri kadar çalıştırılmaması ayrıca iş gücünü verimsiz kullanılmasına da neden olmaktadır. Şöyle ki; bu komisyon altında yapılabilecek bir çok çalışma ne yazık ki başka hizmetler ve komisyonlar altında tekrar oluşturulmasına neden olmaktadır. Başarıyı arttırma komisyonu, devamsızlığı azaltma komisyonu gibi. İnsan enerjilerin bölecek uygulamalara girilmektedir.
  10. Tüm bu maddelerin açılımları olmasına rağmen kısaca anlatılmaya çalışıldı. Eğer bu komisyona  yeteri kadar önem verilirse büyük bir sinerji oluşturacaktır. İş verimini arttıracak ve rehberlik hizmetlerinin organizeli ve işbirliği içinde olmasını sağlayacaktır. Ayrıca bu hizmetin sadece psikolojik danışmana ait olmadığı duygusunu geliştirerek öğretmenin rehberlik çalışmalarından zevk almasını sağlayacaktır.

Bu konuda psikolojik danışmanlara çok büyü iş düşüyor. Komisyonun önemini anlatmalısınız. Daha da önemlisi bu komisyonun önemini gösterebilmelisiniz.

Bu yazı aktuelpdr.net kaynak gösterilerek sitenizde yayımlaya bilirsiniz.

 

Bizi ayrıca sosyal medyadan takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/ozkanemiroglu

(NOT: Lütfen mesleğini sevmeyenler facebook arkadaşlığı göndermesin.)



Rehberlik ve Psikolojik Danışma Komisyonununa yeteri kadar önem vermemek neleri kaybettiriyor?” için 3 yorum

  1. bence de değer verilmiyor ama değer görmeyen sadece kurul değil. bir problem olmadığı sürece rehberlik alan olarak değersiz ama sorun olduğunda ‘hocam bunu ancak siz çözersiniz, bu konuda uzman sizsiniz’ cümleleri duyuyoruz. artık bizlerde de işe yarama ve değer konusunda bir karamsarlık olduğu kanaatindeyim. akıllıya kırk kez deli denince olanlar bize de oluyor sanırım.

  2. Güzel tespitler.
    Komisyona değer verilmesi gerekir.
    Bence çok işlevsel bir komisyon. Ancak yeteri kadar kullanılırsa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir