PDR’nin çözüm bekleyen 3 sorunu

Okul ortamında yapacağımız başarılı çalışmaların PDR alanınına büyük katkı yapacağını düşünüyorum. Eğer bizler başarılı olursak PDR’nin geleceği daha parlak ve daha da ihtiyaç hissedilir duruma gelecek. Bu nedenle 2001 den bu yana AktuelPDR ile meslektaşlarıma karınca misali destek vermeye çalıştım. Amacım alanda eksik olan bilgi, tecrübe ve döküman ihtiyacını karşılamaktı. Bunda da başarılı olmuştuk. Diğer bir amacımızda alanda yaşanan bir çok sorun konusunda işbirliği ve güç birliği yapmaktı. Bu konuda da başarılı olduğumuz bir çok örnek bulunmaktadır. Örneğin alana yapılan köşe yazarlarının olumsuz eleştirilerine karşı birlik olma konusunda ve psikolojik danışmanların REM’lerde toplanma girişimini önleme gibi konularda başarılı sonuçlar aldık. Ayrıca alan dışı atamalar hariç bir çok konuda son zamana kadar olumlu gelişmeler yaşanmaktaydı. Bunlardan biri son PDR yönetmeliğinden önceki yönetmeliktir. Ancak son 3-4 yıldır ne yazık ki çok fazla olumlu gelişmeler artık göremedik. Olumlu gelişmeler olmadığı gibi alanımızda olumsuzluklar da olmaya başladı.

Bu olumsuzluklar bizim elimizde olmasa da mesleki motivasyonumuzu olumsuz etkiledi. Şahsen kendi adıma çok etkilendim. Lakin düşündüm ki ne olursa olsun biz öğrencilere hizmet veriyoruz. Bu olumsuzlukların sebebi onlar değil ve onların bu gelişmelerden haberi bile yok. Öğrenciler bizden PDR bekliyor. Yönetmelik ne olursa olsun, içeriği nasıl olursa olsun onlar bizden mesleki, eğitsel ve bireysel rehberlik bekliyor. Bizden psikolojik danışma bekliyor. Bu nedenle kendimi tekrar harekete geçirerek mesleğimde ilk atandığım gün gibi enerjimi yeniden sağlamalıyım, dedim. Şu anda elimden geldiğince bunu yapmaya çalışıyorum.

Ancak mesleğimi yaşarken alanımdaki (beni ilgilendiren) üç sorunu da ifade etmeden ve bununla ilgili gelişmeleri takip etmeden yapamayacağımı belirtmeliyim.

Bana göre alanımla ilgili önemli üç problem var?

  1. Son yönetmelikle birlikte okul PDR çalışanlarına getirilen -mesleğin ruhuna aykırı- nöbet durumudur. Ne yazık ki bu konuda henüz bir gelişme sağlanamadı. Daha da vahimi nöbet konusu birçok meslektaşlarımız tarafından kanıksanmaya başlandığını düşünüyorum.
  2. Önceki yönetmelikte “Psikolojik danışman” ifadesi parantez içinde dahi olsa meslektaşlarım için önemli bir mesleki motivasyon kaynağıydı. Bu ifadenin son yönetmelikte gerek yönetmelik başlığından gerekse ilgili tanımdan kaldırılması mesleki motivasyonumuzu olumsuz etkilediğini görüyorum.
  3. İstihdam olanaklarına göre PDR programlarına alınan öğrenci sayısının fazla olması alanımızla ilgili önemli sorunlardan biri olduğunu düşünüyorum. (Bu konuda MEB ya da diğer kurumlara PDR atamasının arttırılması önemli gelişmelerden biri olacaktır.)

Bu üç problemin ivedilikle çözülmesi alanımızın geleceği için çok önemli görüyorum. Peki bunu kim ve nasıl çözecek? Elbette bunu hep birlikte çözmeye çalışmakla birlikte, bu konuda en çok TÜRKPDR derneğine sorumluluk düşüyor. Bu bir ayda çözülebilecek bir durum olmadığını görmek gerekir. Ancak şuan ki TÜRKPDR derneği yönetiminin üç yıl gibi yeterli ve uzun bir zamanı var. Ve bu süreç içerisinde gerekli çözüme ulaşacaklarını umuyorum. Bu üç önemli konuda Derneğin yanında olduğumuzu belirtmek isterim. Gerekli iletişimsel, bilişsel ve manevi desteğimi vermeye hazırım.

Konuyla ilgili düşüncelerimi şimdilik kısaca bu şekilde ifade etmek istedim. Sizlerin de fikirlerini yorum bölümünde görmek isterim.

Saygılarımla…

Yazıyı paylaşın

Yazı için yorumunuz