Ohhh, rehber öğretmen olmak varmış

Bitmek bilmeyen yönetmelik saldırılarıyla alanımızı bizden daha fazla bildiğini iddia eden öğretmenlere cevaben: Yahu bu neyin karşılaştırılması? Sınıf öğretmenliği nerdeeee, branş öğretmenliği nerdeee, psikolojik danışmanlık ve rehberlik nerdeee? Hepsi birbirinden tamamen bağımsız kendi içinde uzmanlık gerektiren alanlar. Ama sizler rehberlik servisinin bir şey yapmadığını söyleyip zaten yapılmayan bir şeyi de kolaylıkla yapabileceğinizi iddia edebiliyorsunuz ya… Bizler pdr alanına yakın olan psikoloji, sosyoloji ,felsefe ve psikiyatri alanlarındakilerle dahi tartışabilecek seviyede bilgimiz olduğunu iddia edemezken sizdeki cesarete hayranım.

Düşünsenize psikiyatri alanıyla ilgili aldığımız bazı ortak derslere güvenerek psikiyatriste bir hastası için ya zaten bunda şu sorun var, şu ilaçlar iyi gelir desem doktor da haliyle bana, İlber Ortaylı’nın o meşhur cahil cahil konuşma bakışını atar ,ben de yerin dibine girerim.

Eee hadi sizi şimdi bizim o meşhuuur odamızdaki o hiç kalkmadığımız(!) koltuğumuza alalım. Önce işe çerçeve planını hazırlamakla başlayalım dersek o ne ki hocam der bakakalırsınız. Bak randevu listesinde bugün şu öğrenciyle kaldığımız yerden şu konuda görüşülecek hangi terapi yöntemini uygulayacaksın, hangisi bizi çözüme yaklaştırır dersem, çocukla biraz sohbet bir iki nasihat olmuş bitmiş bile. Ama işler biter mi bitmez bir başka öğrenci geldi istismara uğradığını anlatıp ağlamaya başladı. Hadi bakalım gözyaşlarını silmesi için mendil uzatır mısın yoksa konuşma bölünmesin diye uzatmamak mı lazım? Peki öğrencinin karşısında mı oturursun yoksa koltuğunda oturmaya devam mı edersin? Anlattıklarına nasıl tepki verirsin? Çocuk bu belki de yalan söylüyordur ,iftara atıyordur. Doğruluğunu sorgular mısın yoksa sorgulamadan beyanı mı esas alırsın? Öğrenci konuşmaya devam ederken “kim yaptı, nerede yaptı ,ne zaman oldu “ gibi sorular sorarak mı olayı anlamaya çalışırsın yoksa bu sorular meraklı sorular mı? Kafanda deli sorular derkeeeen tam bu sırada zil çalıverdi ve nöbetin de var, hay aksi tam da öğrenci kendini açmışken ne yapacaksın? Bu terapötik ortamı bozup gidecek misin nöbete? Hadi olmaz da etik bulmadın, gitmedin diyelim. Şans bu ya nöbet sırasında öğrencilerden birinin başına bir iş geldi nasıl açıklayacaksın durumu? Nereden tutsan elinde… Çocuk her şeyi anlattı, doğru yöntemlerle ilerledin diyelim, eee bundan sonra ne olacak, şimdi nar yapacaksın? Çocuk “Konuştuklarımız aramızda kalsın. Ben size güvendiğim için gelip anlattım.” derse?Güvendiği için gizleyecek misin ya da birilerine haber vermen mi gerekiyor? Öyleyse ilk kime haber vereceksin? Aileye mi, idareye mi, polise mi yoksa direkt savcılığa mı? Tutanak tutup idare, milli eğitim basamaklarıyla mı ilerle melisin yoksa bireysel olarak savcılığa mı başvurmalısın? Hangisi doğru ? Ya ikisi de doğruysa? Bak sohbet sandığın bir görüşmede bile ne ayrıntılar varmış ne… Neyse daha bitmedi dur sonra dava süreci, mahkeme seni çağıracak hem de ismin gizlenmeyerek, karşı taraftan ölüme varan tehditler alacaksın. Bir yanda canın bir yanda sana güvenmiş bir yürek. Hangisi daha zor? Gitmek mi kalmak mı? Günlük görüşmeleri kaydeder misin? Öyleyse nereye kaydedersin? Her görüşmeyi öğretmeniyle ve müdürle paylaşır mısın? İdare istese o görüşmeleri okuyabilir mi? Hangi dosyaları nerede kaç yıl saklamalısın? Planda göz testi var diyelim nasıl yapacaksın? Sen mi yapacaksın yoksa doktor mu çağırmalısın? Çocuklara otobiyografi uygulamak için sınıf öğretmenine kağıtları verdin. Peki çocuklar doldurduktan sonra sınıf öğretmeni okuyup önemli gördüklerini mi sana vermeli yoksa hiç okumamalı mı? Otobiyografide öğrenci intihar edeceğinden bahsetmiş ne yapacaksın? Çocuklara iyi dokunuşu kötü dokunuşu anlatacaksın. Dokunulmaması gereken yerler için özel bölge mi dersin yasak bölge mi dersin? Hangi kelimeyi kullanırsan çocuğun ileri ki hayatında sorunlar olabilir. (Sunumu geçtim bir kelime dahi ne kadar önemliyken ) Bir yerin kırıldığında sınıkçıya çıkıkçıya gitmek yerine alanında uzman olan doktora koşuşturursun hemen. Peki ruh sağlığı, alanında uzman olana bırakılmayacak kadar önemsiz mi? Doktorun koltuğuna oturmaya cesaret edemezsin, mühendisin koltuğuna oturmaya cesaret edemezsin, hostesin koltuğuna oturmaya cesaret edemezsin ama hala bizim işi yapabileceğini iddia ediyorsun öyle mi?.. En basitinden o hiç incelemediğiniz panoları hazırlarken nelere dikkat edeceksin? Panoyu tüm okula sunum yaptıktan sonra mı yoksa yapmadan önce mi hazırlayacaksın? Ya da kafana göre mi? Hangi kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde olmalısın? Sınıf öğretmeni bir öğrencinin kaynaştırma olmasından şüpheleniyor ne yapcaksın? Doktora mı Ram a mı yönlendireceksin? Aile benim çocuğumda öyle bir şüphe yok der ikna olmazsa? Al bir de buradan yak. İdare gelip boş ders olduğunu söyledi ve sınıfa girmenizi istedi. Girer misin yoksa yönetmeliğe aykırı deyip red mi edersin? Yani etiği mi tercih edersin yoksa mobbinge mi boyun eğersin? Sana hangi görevler verilebilir , hangileri verilemez? Yönetmelik ezberinde mi? Kendini nasıl tanımlarsın? Okul psikolojik danışmanı mısın , rehberlik misin, rehberlikçi misin, rehber öğretmeni misin, rehber uzmanı mısın nesin sen ? Meslek tanımın için mücadele eder misin ya da amaaaan ne derlerse desinler mi? Tüm bu yoğunluk içerisinde biraz nefes alayım, hem bir yıl boyunca bizi okulda görmediklerini iddia eden öğretmenlere görüneyim hem de bize o çok gördükleri çayı içeyim diye öğretmenler odasına indin. Çayını aldın ve tam oturayım derken oradan bunu kendine görev bilmiş bir kaç tanıdık ses ve günde bilmem kaç kere duyduğun bildik cümleler “Ayyy keşke pdr okusaydık. Ne kadar rahatsınız, boş boş oturuyorsunuz öyle.“ E ŞİMDİ O ÇOK GÖRÜLEN ÇAY AFİYET OLSUN MU SANA ?

Gökçe Naz – Psikolojik Danışman



Ohhh, rehber öğretmen olmak varmış” için 2 yorum

  1. ne güzel anlatmışsınız derdimizi. ben de bir rehber öğretmen olarak sadece bu yıl ilgilendiğim sorun alanlarını şuraya yazayım ne yaptığımızı merak edenlere; 1. sınıflar(5,5 – 7 yaş aralığı) aile içi şiddet gören, altını ıslatan-büyük tuvaletini söylemeyip altına yapan, okula alışamayan, okul olgunluğuna sahip olmayan, anneden ayrılamayan, babası uyuşturucu kullanan, annesi terkedip giden, babasının annesine bıçak çektiğine şahit olan, zeki ama öğrenemeyen, dikkat dağınıklığı olan, öğrenme güçlüğü olan, evde hiç susmayıp okulda hiç konuşmayan, öğretmeni bayan kardeşinin öğretmeni erkek diye erkek öğretmen isteyen, sınıf arkadaşının dişini kıran, kalem batıran, öğretmene tekme atan, ikiz kardeşleri öldüğü için kaybetme korkusu olan, sokakta oynarken bıçaklanma olayına şahit olan, kuralcı ve mükemmelliyetçi yetiştirildiği için okulda yapabileceği şeyleri dahi yapmayan, velisi öğretmene kızıp çocuğunu dolduran ve sınıfını değiştirmek isteyen,… dediğim gibi bunlar sadece bu 3 ayda karşılaştığım ve çalıştığım öğrenciler, artı durumları konusunda veli ve öğretmen görüşmeleri.. Ram’a ya da doktora yönlendirmeler.. siz bize psikolojik danışman demeseniz de biz işimizi yapıyoruz

  2. tebrikler hocam. dramımızı özetlemişsin. diğer eğitimcilerin bu bakış açısını düzeltelim derken kendimiz olmaktan çıkacağız. iyisi mi biz işimize bakalım. büyüklerimizin bize lutfedeceği hakları bekleyelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir