Kendine İyi Davran Güzel İnsan

Hayatımıza düşünceleriyle, kitaplarıyla giren birçok insan oluyor . Bunlardan biri de samimiyetiyle içimizi ısıtan, videolarıyla bizlere yol göstermeye çalışan ve uğraşını en sonunda güzel bir kitapla taçlandıran güzel insan Beyhan Budak oldu. Beyhan Budak ki yazının devamında yazar olarak hitap edeceğim sade bir anlatımla, zengin içeriğiyle ve vaka örnekleriyle bizlere kitabını sundu. Kitap hiç sıkmadan tabiri caizse bir oturuşta bitebilecek güzellikte.

İlk olarak yazar değişimle başlıyor kitaba, herkesin içinde tuttuğu bir sır edasıyla sakladığı yaralarımıza değiniyor. Yaraları iyi etmenin ilk yolunu kaynağını bulmak olarak nitelendiriyor. Daha sonra bizlere sağlıklı ben sağlıksız ben ayrımı yaparak içimizde hiç susmayan o sesin hangi bene ait olduğu ayrımını yaptırıyor. Çöp düşünce olarak ifade ettiği düşünce ve tarzlarını betimleyerek onları yine ayırt etmemizi ve onları nasıl hayatımızdan çıkarabileceğine değiniyor.

En çok sevdiğim ve kitabı bitirdikten sonra unutamayacağım 3 yer var kitapta bunlardan ilki derde olan bakış açısı oldu. Bizlere bir kıssa edasıyla anlattığı yaşadığı bir olayın ‘Allah dertsiz bırakmasın yavrum.’ Cümlesi beni derinden sarstı diyebilirim. Bu günümüz psikoloji dünyasına ve günlük hayatımıza baktığımızda farklı bir bakış açısı içeriyordu. Dert belki de herkesin hayatında kaçındığı bir şey iken dertli olmanın aslında farklı olmak olduğunu ve bize kattıklarına değiniyordu.

İkinci yer ise taç utangaçlığı oldu. Diyor ki yazar ‘biz tercihlerimizi yaşarken tıpkı ağaçların yaptığı gibi bir diğerinin alanına müdahale etmeden ve kendi alanımıza her önümüze geleni müdahale ettirmeden yaşamlıyız. Sağlıklı bireyler kişisel alanlarını korumak ve tercihleri konusunda sınırlarını çizebilmelidir.’ Bu cümleler belki de hayatımızda unuttuğumuz ya da unutmanın daha faydalı olduğunu düşündüğümüz anlarda bir ışık oluyor adeta. İnsanlara kendimizi beğendirmekten, onların bizleri sevmesi için elimizden geleni yapmaktan kendimizi alıkoyup birkaç dakikalığına sınırlarımızı düşünmeliyiz belki de.

Üçünce yer ise kişisel gelişim kitaplarına yaptığı eleştiriler oldu. Ben lise yıllarındayken tanıştığım kitaplar bize her şeyi yapabileceğimizi söylüyorlardı. Gel gör ki hayatın öyle olmadığını öğrendik yaşayarak. İşte burada yazar insan olmanın her şeyi yapmak değil bazı şeyleri de yapamamak olduğunu söylüyor bizlere.

Bu yazıda sizleri bir Psikolog ve kitabıyla dahası bir abi sevecenliğinde bizlerin hayatlarına dokunmaya çalışan güzel bir insanla tanıştırmak istedim. Bizde Beyhan Budağın kitabının son kısmında kullandığı şairin dediği gibi ‘Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş’ diyelim. Keyifli okumalar…

EMİNE İREM ALAGÖZ



Yazıyı paylaşın

Yazı için yorumunuz