İltifatın endikasyonları

Bir ilaç aldığımda ilk baktığım yer ilacın endikasyonlarıdır. Yani ilacın ne işe yaradığı ve etkileridir. Günlük iş sıkıntısı, hayatın zorlukları ve modern çağın hastalığı olarak bilinen stres yüzünden, çok az iltifat eder olduk. Bir konferans esnasında ilkokul mezunu bir anne “Hocam iltifatın anlamını bilmiyorum ama bu dediğinizden ne eşim bana, ne de ben ona hiç etmedim. Hele çocuklarımıza hiç etmedik dedi”. Tam o sırada velilere,”iltifat ediyor musunuz?” diye sordum. Yaklaşık 300-400 kişilik bir veli grubundan sadece 50?60 kişi parmağını kaldırdı. Beni üzen, aslında o bayanın iltifatın anlamını bilmemesi değildi. Bilenlerin iltifata ilişkilerinde yer vermemesi ve iltifat etmemesiydi.

“iltifatı” lütfen hayatımızın her anında yemeğimize attığımız tuz gibi, çayımıza attığımız şeker gibi eksik etmeyelim.

İLTİFATIN ETKİLERİNİ (ENDİKASYONLARINI) SIRALIYORUM:

Sihirlidir

Kuvvet ve moral verir

İştah açıcıdır

Güç kazandırır

Dinç tutar

Bedavadır

Sağlıklıdır

Zorlamaz

Etkisi büyüktür

Hastalandırmaz

Tedavi edicidir

Lezzetlidir

Artı değer kadar

(En az 10 tanede siz katın bu sıralamaya?)

ASLINDA İLTİFAT ETMEKTEN KORKUYORUZ

Ne yazık ki toplum olarak iltifat etmeyen bir özelliğimiz var. Birisine iltifat etsek, hemen aklımıza ilk gelen şey “şımarır” olacaktır. Bu alışkanlık bizim toplumumuz da öylesine yer etmiştir ki?

Ne olur yani, bırakın eşiniz şımarsın, oğlunuz ya da kızınız şımarsın, değişik ve güzel duygulara bürünsün, önemli ve özel olduğunu hissetsin. Ya da arkadaşınız, dostunuz, çalışanınız, patronunuz, işçiniz, öğrenciniz?

“Yok, olur mu öyle, biz ağır ağabeyiz hocam öyle her şeyi olur olmadan söyleyemeyiz. Sonra devamlı duymak isterler gibi” Düşüncelerimiz oluyor.

Evde anne ya da baba isen oğluna, kızına, iş yerinde patron isen çalışanına; okulda idareci isen öğretmenine, öğretmen isen öğrencine yap iltifatını… Sonra bakıver etkilerine…”Saçların ne güzel de, kazağın çok hoş, sen çok başarılı bir öğretmensin, memursun de” Eşim, gözlerin çok güzel de, oğlum kravatına bayıldım de. Yaa! Ne olacak bunların hepsi bedava. Kimse senden para pul istemiyor…

William Shakspeare’in dediği gibi

 Korkuyoruz ama neden?

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için

Sevmekten korkuyor.

Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.

Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için

Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

NEVZAT ÖZER

Psikolojik Danışman Ve Rehber öğretmen

nevzatozer66@hotmail.com

“21 yy da anne ve baba olmak isimli kitabın yazarı”

İltifatın endikasyonları” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir