Hedef, Başarı, Motivasyon

İnsanoğlu hayatını devam ettirebilmek için bir şeyler yapmak zorundadır. Kimisi öğrencidir,kimisi esnaftır,kimisi akademisyendir,kimisi iş adamıdır,kimisi memurdur?

Yapılan işlerde başarılı olabilmek için planlama yapılması zorunluluğu vardır. Bazı meslek dallarında planlar otomatik olarak yapılır. Hizmet sektörü buna en iyi örnektir.Bazı sektörlerde ise planlamayı çalışanlar yapmak zorundadır. Eğitim,imalat sanayi..vb örnek olarak verilebilir. Hangi sektörde olursanız olun yaşamınızda kalite olması için günlük,haftalık,aylık,yıllık,beş yıllık ,on yıllık planlar yapılması zorunludur. Planlardaki hedefler somut olabileceği gibi mutluluk gibi soyut olarak da konulabilir.

Birkaç hedef sıralayalım

Ürettiğim ürün miktarını iki kat arttıracağım fiyatını aynı oranda ucuzlatacağım.(iş adamı)

Bu yıl ciroyu beş kat arttıracağım kazancı üç kat arttıracağım(İş adamı)

Çalışanlarıma ikramiye,sosyal haklar(tatil,gezi..) vereceğim (iş adamı)

Bu yıl çok (beşyüzbin) satan bir kitap yazacağım (araştırmacı ?yazar)

Üniversiteye geçen senenin iki katı öğrenci göndereceğim (öğretmen)

Bu yıl teşekkür,takdir..alacağım,üniversitede ? bölümünü kazanacağım(öğrenci)

Web sitemin ziyaretçi sayısını on kat arttıracağım ( yönetici)

Bu yıl tüm hizmet verdiğim kişileri güler yüzle karşılayacağım(sekreter)

??????.

Bunların gibi daha çok hedefler belirlenebilir. Yeter ki kişi yaptığı işin insanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmasına dikkat etsin. Başarı emekle geldiği zaman tatlıdır.

Konuya bir öykü ile devam edelim.

Mahallenin birinde bir kış günüdür. Kar yağmış her taraf bembeyaz ve tertemizdir. Sekiz çocuk toplanır başlarlar kartopu oynaya, Çocuklardan birisi adı Ali ;bir fikir ortaya atar.

– Arkadaşlar karda doğru çizgi yarışı yapalım. Hepimiz geniş bir alanda yirmi metre yürüyelim ve en doğru çizgide yürüyebilen arkadaşımızı belirleyelim.

-Ali arkadaşlar var mısınız?yarışa diye sorar

-Çocukların yedisi evet varız diye hep bir ağızdan bağırırlar

Boş ve karı çiğnenmemiş bir alana giderler ve başlarlar yürümeye. İçlerinde ismi Orhan olan en doğru çizgiyi oluşturur. Bazı çocuklar ise doğru yürümeye çalıştıkça çizgilerinde eğrilikler oluşur. Yarış bitmiş ve en doğru çizgi Orhan?ının çizgisi olmuştur.

– Ali seni tebrik ederim en doğru çizgiyi oluşturdun. Ama bunun nasıl yaptığını anlatmanı istiyorum der.

-Orhan bizim evin penceresine bakarak belirli hızda yürüdüm,annem beni çağıracaktı aslında dikkatimi oraya verdim,bu çizgi kendiliğinden oluştu ben sadece yürüdüm der?

Bu kısa öykü de olduğu gibi yaptığımız işin yanında hedefimizi düşünmeden başka şeyler düşünerek tesadüf olarak amacımıza en iyi şekilde ulaşabiliriz. Bu durumu genelde işimiz rastgitti?.şeklinde açıklarız. Aslında bilinç altında bir hedef var,bilinçte aynı istikamette başka olaylar oluyor bizler bu şekilde başarıyı yakalıyoruz. Bu çalışma tarzında;bilinç seviyesi düşük bilinçlilik çok azdır. Durduğumuz yer ne olursa olsun çalışmalarımızı bilinçli hedeflere yönlendirmeliyiz. Yukarıda sayılan hedefler veya benzerleri bizim çalışmalarımızın ruhunu oluşturur ve başarı yavaş yavaş gelir.

Hedefi belirli olmayan gemiye hiçbir rüzgar etki etmez diye bir söylem vardır. Bu söylemde aslında çok yerindedir. Denizin ortasında bir geminin kaptanısınız nereye gideceğinizi bilmiyorsunuz. Bir an aklınıza bir liman geliyor,bir süre sonra vazgeçip başka limana gidiyorsunuz?. Bu böyle devam ederse enerjiniz biter ve denizin ortasında çaresizlik içinde yok olursunuz. Aslında hayatta böyledir. Ne yapacağını bilemeyen insanlar her türlü etkiye açıktır. Ömrümüzün ortalama yetmiş yıl olduğunu düşünün yapacaklarımızı buna göre ayarlayın yaşam geminizi hangi limana yanaştırmayı düşünüyorsanız dümeninizi o yöne çevirin. Bu yolda yaşadığımız her an kıymetli olur ve zevk alır durumda oluruz

Hedefe belirli olmayan insanlar boş uğraşlar , çevresi ile sürtüşmeler,kavgalar ve sıkıntılar içinde olur. Yani zamanınızı yönetemezseniz ;zaman sizi yönetir. Mecburiyetler içinde koşturmacalı bir hayat sürer gidersiniz

Zamanımızı kontrol etmek için hedefi belirleyip hedefler yönünde istikrarlı bir çalışma sistemi oluşturulmalıdır. Belirlediğiniz çizgide başarılı olmak için gerekenler ne ise yapılmalıdır. Başarısız olursanız sadece başarısızlığınız ortada görünür. Başarısızlığa nedenlerin tamamı önemsiz hale gelir. Örneğin öğrencisiniz ;başarısız olup sınıfta kaldınız. Çevrenize sınıfta kalma nedenlerinizi anlatamazsınız ,anlatsanız bile sınıfta kaldığınızdan başkasını duyuramazsınız.

Çalışmanın hedefe yürümenin ilkeleri l,kuralları vardır. Herkes kendi şartlarında göre ilkelerini ve kurallarını oluşturur. Buna göre çalışma sistemini kurar ve sürdürür. Bu ilkelere birkaç örnek verelim

  • Çalışkanlık
  • Dürüstlük
  • Yardımseverlik
  • Şansla geleni kar saymama
  • Güven ve kontrolü sürekli canlı tutma
  • Her türlü israftan kaçınma
  • İnandıklarını yapma
  • Olumlu düşünme,yeni projeler üretme.
  • Öfkeleri kazanca dönüştürme
  • Yaşamdan zevk alma

????????

Gibi bir çok prensipler oluşturulabilir. Başarılı olmak,kendini kandırmakla değil doğru zamanda doğru işlerin yapılması ile oluşur. Prensipli olmak her zaman bizi dışardan gelen etkilerden koruyacaktır. Nasıl en kötü karar kararsızlıktan daha iyidir anlayışı doğru ise prensipli olmakta prensipsizlikten(dangalaklıktan) çoooook iyidir.

Sonuç olarak yaşamda herkesin bir zamanı vardır. Bu zamanı en iyi şekilde yaşayabilmek için herkesin kendine uygun hedefler seçmesi zorunludur. Kendine en uygun hedef nasıl seçilir ? sorusunun cevabı ise hiçbir zaman en doğru olmayacaktır. Yanılmalar,eksikler,hatalar,yanlışlar yaşamda olabilir, bunları en az yaşayabilen en iyi hedef seçebilendir.

Bir başka yazıda görüşmek ümidiyle

Öner ÖNDER
Psikolojik Danışman-Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir