Hayatımızı Televizyondan Çıkartmak!

Televizyon mu bizim hayatımıza girdi? Yoksa televizyon ile bir hayat kuruldu da biz mi o hayata girdik?

Televizyonsuz bir hayat düşünebilir misiniz? Televizyon hayatımıza girdi gireli öyle bir yerleşti ki hayatımıza? Bağımlılık yarattı dersek abartmış olmayız herhalde!
Televizyonun yararları ve zararları her yönüyle ortaya konulurken, televizyondan yararlanmanın yolları ve zararlarından korunma üzerinde kafa yorulurken, internet ve cep telefonunun ortaya çıkmasıyla birlikte insanlık olarak tam bir kuşatma ile karşı karşıya kaldık?

Hayatımızı kolaylaştıracak, renklendirecek, bilgi ve kültür aktaracak bir araç olmaktan çıkmış, hayatımızı istedikleri gibi yönlendiren, ?tüketirken tüketilen? bir toplum olarak kolayca kumanda edilebilen ?kalabalık yığınlar? olmamızı sağlayan bir araç haline gelmiştir?

Yapılan araştırmalar, evimizin bir köşesinde sakin sakin duran televizyonun pek çok olumsuz etkilerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.Araştırmalar sonucunda TV izlenme oranının, günde ortalama 3,5 saatin çocuklar için de geçerli olduğu düşünülürse, üniversiteye gelmiş bir kişi okulda geçirdiği zamandan çok daha fazlasını televizyon karşısında geçirmiş demek.

Günde ortalama 3,5 saat TV seyreden bir çocuk yılda 20.000?e yakın reklam izlemiş oluyor. 16 yaşına kadar 200.000 şiddet görüntüsü, 33.000 de cinayet görüntüsü izlemiş olacak. Yapılan araştırmalar, normalde insanın 96 saatte sindire sindire algılayabileceği görüntü miktarının, TV seyrederken bir kaç dakikada verildiğini gösteriyor. Yani algılarımız, idrakimiz bombardıman ediliyor. Normal bir düzeyde algılama, beden ve ruh sağlığı için çok önemli? Aşırı televizyon seyretme sadece göz bozukluğuna sebep olmuyor, dikkat toplama süresinin azalmasına da sebep oluyor.

Aşırı televizyon seyretme bunların yanında aile bireyleri arasındaki ilişkilerin zayıflamasına, aile içi iletişimin azalmasına da sebebiyet vermektedir.
Bilinçsiz televizyon seyretmeler kitap okumaya ayrılan süreyi de çok azaltmaktadır?
Reklamların haricindeki program ve dizilerde de durum bunun tam tersine, yani bilinçli algı gittikçe azaldığı için etrafı bilinçli bir algı düzeyinde takip etme yeteneğimiz zamanla köreliyor?

Gerçek hayatta uygulanan bir çok şiddetin televizyonlardan esinlenilerek gerçekleştirildiği ortaya çıkmıştır.

Reklamları fazla izleyen çocukların anne babalarıyla market alışverişlerinde çok fazla istekte bulundukları görülmüştür?
Özellikle okul öncesi çağdaki çocuklar için televizyonu, ?ucuz bir çocuk bakıcısı? olarak düşündüğümüzde, bu ucuz bakımın faturasını, duygusal, ruhsal ve sosyal yönden problemleri olan bireyler olarak ortaya çıktıklarında ileriki yaşlarında ödeyeceğimizden hiç şüpheniz olmasın?

Bizler bu konuda da diğer davranışlarımızda olduğu gibi çocuklarımıza model olmalıyız? bizler rastgele ve hemen her şeyi izleyen anne-babalar isek çocuklarımıza bu konuda sınır koymamız ve nasihatlarımız ne derece etkili olabilir ki?
Çocuklarımızın yaş ve gelişimsel özelliklerine göre seçerek izleyebilecekleri 2-3 program,dizi ya da film tabii ki olmalıdır. Bizim bu konuda bilinç düzeyimizle gerçekleştirdiğimiz seçicilik ile çocuklarımıza örnek olmalıyız?

Televizyonlarımızı hayatımız için gerçek bir araç olarak kullanan bilinçli bir toplum olmak dileğiyle?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir