Ergenlikte Beslenme Bozukluğu, Yemek Yememe, Diyet

“Ben manken olacağım!”

Tuğba, 13 yaşında bir ilköğretim öğrencisidir. Televizyon izlemeye bayılıyor. En sevdiği programlar da magazin programları. Hangi kanalda hangi gün magazin programları olduğunu biliyor. Özellikle mankenlerle ilgili yapılan haber ve görüntüler Tuğba’yı çok etkiliyordu. Büyüyünce çok ünlü bir manken olmak istiyordu. Nedeni de onların herkes tarafından beğenilmesi ve ilgi görmesiydi. Tuğba’ya göre bu hayalini gerçekleştirebilmesi için de diyet yapması gerekiyordu. Son bir iki yıldır oldukça kilo aldığını düşünüyordu. Bu hayaline kavuşmak için çok fedakârlık yapması gerektiğini düşünüyordu. Ama en büyük zevki de bol kalorili yiyeceklerden özellikle hamburger ve patates kızartması yemekti. Tuğba’ya göre bu bir çelişkiydi bir şeylerden vazgeçmesi gerekiyordu. Ya hayallerinden ya da zevklerinden. Annesinin yaptığı yemekleri pek yemezdi. Bu nedenle evde yemek saatlerinde genellikle sorun yaşanırdı. Tuğba ayna karşısında çok zaman geçirirdi. Son zamanlarda kilo ve boyunu ölçme alışkanlığı da başlamıştı. Acaba mankenlerin ideal boy ve kilosundan ne kadar farklıyım diye merak eder olmuştu. Manken olma hayali yüzünden sevdiği birçok yemekten uzak durmaya çalışıyordu, zamanla vücudun gelişmesi için gerekli gıdayı bile almamaya başlamıştı. Bu durum ailesinin de dikkatini çekmiş ve Tuğba’yı doktora götürmüşlerdi. Doktora göre, eğer gerekli önlemler alınmazsa Tuğba’nın anoraksıya (yemek yiyememe) hastalığına yakalanmaması içten bile değildi. Okul, aile ve doktor iş birliği ile Tuğba’ya destek olarak bu sorunu çözmesine yardım edilmesi gerekiyordu. 

Aileler neler yapabilir?

Ergenlik döneminde erkeklere oranla kızlarda daha çok yeme bozuklukları görülebilir.

Ergenler, çevrenin de etkisiyle kendi vücutları konusunda yanlış yönlendirilmeleri sonucunda çok ciddi fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşayabilirler.

Henüz sosyal ve fiziksel gelişimini tamamlamamış, gelişme döneminde olan ergenler kendi sorunlarının yanı sıra dışarıdan gelen etkenler karşısında bocalayarak ne yapacakları konusunda problemler yaşıyorlar. Ergenler, çevre tarafından kabul görmelerinde dış görünüşlerinin en önemli etken olduğunu düşünürler. Bu nedenle de, reklâmlarda, filmlerde, dergilerde gördükleri ya da akranları arasında popüler olduklarını düşündükleri modellere benzemeye çalışırlar.

Arkadaşlarının, ailesinin ya da özellikle televizyondaki magazin programlarının da etkisiyle vücuduna karşı olumsuz duygular besliyor, kendini beğenmiyor ve değiştirmek için diyet yapmaya başlıyor. Hatta bu diyetleri bazen çok abartarak aç kalma derecesine kadar götürebiliyorlar.

Ergenlerin ve ailenin bu durumda yapması gereken en önemli şey gerçekten kilo problemi olan ve zayıflaması faydalı olabilecek durumlar ile sırf özenti ve dış etkilerle aç kalmayı göze alarak yapılan sağlıksız diyetleri ayırt etmektir. Birinci sorun varsa yani ergen gerçekten yaşıtlarına göre kilolu ise bunun doktorlar tarafından yapılan sağlık incelemesi sonucuna göre uygun bir diyet programı ile yapılması konusunda yardım alınmalıdır. Eğer ikinci nedenden dolayı ortaya çıkmış bir problem varsa bu durum göz ardı edilmeden gerekli önlemler aileler tarafından alınmalıdır.

Diyet yapma uğruna düzensiz beslenen ve aç kalan ergenlerde, aşırı sinirlilik, dikkat dağınıklığı, enerji kaybı, öğrenmede isteksizlik, başarının düşmesi gibi zihinsel ve fizyolojik sorunlar görülür.

Bazı ergenler bu durumu daha fazla abartarak, diyetin yanı sıra ilaç kullanarak ya da yediklerini kusarak zayıflamaya çalışarak daha farklı sağlık sorunları yaşanmasına neden olabilirler.

Aileler çocuklarını yeme konusunda yardımcı olmak için öncelikle bir sağlık kuruluşundan yardım almaları konusunda yönlendirmelidir. Bu noktada bir diyetisyenden yardım alınmalı ve ayrıca ergene psikolojik yönden de destek sağlanmalıdır.  Yeme bozuklukları konusunda erken dönemde durumun fark edilmesi ve tedaviye başlanması da çok önemlidir. Öncelikle sorunun kaynağı tespit edilerek, ergenin beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıkların giderilmesi sağlanmalıdır. Aile ve okul bu sorunun çözümü noktasında karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak çözüm noktasında ergene destek sağlamalıdır.

Zamanında müdahale edilmeyen yeme bozukluklarında çok ciddi sağlık sorunları nedeni ile hastaneye yatırılan ve uzun zaman tedavi olması gereken gençlerimizi korumanın tek yolu onların gelişimini takip etmek ve aile içi iletişimi kuvvetli tutmaktır.

Aşırı kilolu olup zayıflamak için aç kalan ergenlerin yanı sıra zayıf olduğunu düşündüğünden, bir an önce büyümek ve kilo almak için aşırı ve dengesiz beslenen ergenlerde olabilir. Bu konuda da aileler çocukları ile görüşerek kendilerine olan güvenlerini ve algılarının yükseltilmesi noktasında çocuğa destek olmalıdırlar. Gerekli olduğu durumlarda da bu noktada ergenin bir uzman yardımı alması sağlanmalıdır.

Çelebi ÇAĞLAYAN
Psikolojik Danışman/Yazar

(ÖSYM’nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm? Kitaplarının yazarı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir