Ders çalışma isteği nasıl gelir?

Bu videodan yararlanabilmen için sonuna kadar izlemen yeterli değil, verilmeye çalışılan mesajlar üzeride düşünmen ve anlamaya çalışmanda gerekir. Ayrıca burada anlatacaklarım zihinsel bakış açısını değiştirmeye yönelik olduğunu bilmelisin. Zihinsel olarak değiştiğin zaman davranış olarakta zaten değişmeye başlarsın. Ancak bunun için anlamaya çalışmalısın ve çaba göstermelisin. Gerekirse zaman zaman burada anlattıklarımı tekrar dinleyip üzerinde çalışmaya devam etmen faydalı olur.

Eğer okumak değilde dinlemek ve izlemek istiyorsanız.

Ders Çalışma İsteği Nasıl Gelir? Bu isteği nasıl geliştirebileceğin ile ilgili sana 7 önerim olacak.

Maddelere geçmeden önce kanalıma abone olmayı, yorum ve beğenide bulunmayı lütfen ihmal etmeyin. Daha çok paylaşım yapabilmemiz için bu önemli.

1. Gerçekten başarmak için çalışmaya niyetli misin?

Çalışmak istiyorum ama çalışmak içimden gelmiyor? Diyen bir öğrenci

Bu kadar çelişkili görünen,bu cümleyi nasıl kurabiliyor.

Cümle çelişkili görünse de, aslında gerçek bu.

Çünkü sen aslında başarmak için sorumluluklarını yerine getirmen gerektiğini, çalışman gerektiğini biliyorsun.

Ancak çalışmadığında da  bu durum seni suçlu hissettiriyor.

Aslında çelişki değil, bir çatışma yaşıyorsun.

İşte asıl sorun burada başlıyor.                         

Gerektiğini düşünüyorsun ama bu konuda çokta niyetli değilsin.

Niyet bu noktada çok önemli.

Gerçekten başarmak için çalışmaya niyetli misin? Çünkü çoğu zaman sadece zorunluluktan ve suçluluk hissinden dolayı çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ya da birileri bize çalışmak zorunda olduğumuzu sürekli söylediği için….

Ama burada ki püf nokta zorunlu olduğu için değil, çalışmanın önemine inandığımız için çalışmaya niyetli olmamız gerekiyor.

İşte bu noktada sana önerim, bir kenara çekil ve niyetini sorgula.

Gerçekten başarmak için çalışmaya niyetli misin?

2.Şimdi size, … bizim çalışma isteğimizin önündeki en büyük engellerden birinden bahsetmek istiyorum.

Hemen sonuç istiyorsun değil mi? Bu da uzun soluklu bir çalışma konusunda senin motivasyonunu iyice düşürüyor. Sonuca odaklı olmak ve hemen başarının gelmesini beklemek enerjimizi düşürür. Gitmek istediğin hedef için, senin çalışma isteğini ve azmini öldürür.

Kolay ve hemen elde etme isteği ne yazık ki çocukluktan bu yana geliştirdiğimiz bir alışkanlık haline geldi.

Ayrıca şunu da eklemek gerekir. Düşünme hızı davranışlarımızdan daha hızlıdır. Dolayısıyla okuma etkinliğinin, düşüncelerimizden daha yavaş olması nedeniyle bize sıkıcı gelmesi, Sonraki adımları sürekli düşünmemiz, geçmişi sürekli irdelememiz ve bu anda kalamamak da yaptığımız okuma etkinliği ve ders çalışmayı sabote etmekte, olumsuz etkilemektedir.

Bu problemi çözmek için, başarıyı sonuca odaklamak yerine sürece ve “an”a odaklamalısın. Yani sonuç öyle ya da böyle zaten gelecek, önemli olan o sonuca giderken şu an da yaptığın çalışmalara odaklanabilmek gerekir. Bir yıl sonra lise giriş ya da üniversite giriş sınavlarına odaklanmak yerine, bu sınav için şimdi yapılması gereken konu çalışmalarına ve test çalışmalarına gerekli önemi vermeyi öğrenmen gerekir. Bu konuyu kendinde alışkanlık haline getirmen gerekir.

Gelecek bu günlerin toplamıdır. Sınavı düşünerek hiçbir şey yapmadığımızda elimizde kocaman bir sıfır olacak,

ancak, aylar sonra gireceğimiz sınav için her gün yaptığımız düzenli çalışmalar sonucunda, toplamda yüzlerce saat çalışmış olacağız.

İşte bu noktada bu konu üzerine özellikle düşünmelisin ve üzerinde çalışmalısın. “An”ı yani bugünü kaliteli ve anlamlı yaşamayı öğrenmelisin. Unutma Gelecek bu günlerin toplamıdır.

3. Kendi motivasyonunu dışarıda arama.

Sosyal çevremizde ne yazık ki doğru örneklerin olmaması ayrıca yanlış motive edilmemiz, çalışma konusunda seni iyi bir davranış geliştirmeni yıllarca engellemiş olabilir. Büyüklerin senden çalışmanı başarılı olmanı ister, hatta başkalarının başarıları ile seni kıyaslar. Evet bunlar yanlış yönetmeler. Bu nedenle yetişkinlere, anne-babana, öğretmenlerine kızgın da olabilirsin. Lakin bu noktada gerçekci olmalısın. Geçen zaman geçti. Başarması gereken de sensin. Birilerinin yanlışı, yanlış motive etmesi, yanlış örnek olması, şu ana kadar çalışma alışkanlığını geliştirmemiş olman,,.. bütün bunlar, senin sorununu çözmüyor.

Burada zihinsel dönüşüm yapmalısın. Evet çalışma motivasyonunu ve isteğini küçük yaşlarda edinememişsin, ama bundan sonra ne yapman gerektiği konusunda kararlı olmalısın. Bunu senden başkası yapamaz.

Asla çalışma isteği gelmesi için sihirli bir söz, davranış, kişi aramamalısın. Elbette seni etkileyen söz, davranış ya da kişi olursa sahiplen, ancak asıl önemli olan bunu yapanlar böyle dıştan gelen motivasyonlarla değil, içten gelen motivasyonlarla olduğunu görmelisin. Benzini olmayan bir arabayı 5-6 kişi bir yere kadar itebilir. Önemli olan, sen, o benzini kendin bulup, benzin depona koyabilmendir.

Alışkanlığın gücü önemlidir. Bu nedenle ne kadar istemiyor olursan ol, sorumluluk duygusu ve planlama dahilinde çalışmalısın. Ancak bunu çalıştığın konulara kendini vererek yapmalısın. Bu şekilde “başarılarını da görerek”, bu çalışma alışkanlığını 4-5 ay devam ettirdiğinde, … gerçekleştirdiğin başarıda seni yeni başarılara götürür. Nasıl ki para parayı çekiyorsa başarı da başarıyı çeker. Başarının mayası başarıdır. Nasıl ki yoğurt yapmak için yoğurdun kendisinden faydalanıyorsak aynı şekilde büyük başarılar için başarıların kendisinden faydalanacaksın. Yaşadığımız her başarı diğer başarı için bizi motive edecektir. Bu nedenle ilk başlarda istemiyorsak da çaba göstererek daha sonradan istekli hale kendimizi getirebilirsin. Kendi motivasyonunu kendin sağlaman açısından, burası önemli bir noktaydı.

4.Bitirilmemiş işler yeni çalışmalar konusunda bizi olumsuz etkileyebilir.

Yani kafamızda halledilmesi gereken meseleler varken ders çalışma isteği gelmeyecektir. İstek gelse de kendimizi derse vermemizi engelleyecektir. Bu nedenle -varsa-  zihnimizde bitirilmemiş işler, onları bitirmeliyiz, ya da çzömeliyiz. Örneğin, arkadaşınla yaşadığın problem zihninde seni meşgul ediyorsa bunu çözmelisin. Eğer hemen çözemeyeceğin bir konuysa, onu sonra çözmek için bir yere not al. Not aldıktan sonra yapman gereken çalışmayı gerçekleştir. Çalışman bitince çözmek için not aldığın probleme tekrar odaklanabilirsin. Bu tür bitirilmemiş problemleri yoğun yaşıyorsan okulundaki rehberlik servisinden arıca destek alman faydalı olabilir.

5.Yapacak daha farklı, eğlenceli, bir çok şeylerin olması da çalışmaya karşı bizi soğutuyor.

Sinemaya gitmek, telefon ve sosyal medya ile vakit geçirmek, arkadaşlarla eğlenmek, uyumak gibi etkinlikler varken kim ister ki ders çalışmayı. Elbette Bu  eğlencelerden kendini uzak tutamazsın. Ama sürekli kontrolsüz bir şekilde bu eğlence dünyasında da bulunamazsın. İşte bu noktada, planlama çok önemli. Çalışma, eğlence ve dinlenme zamanlarını planladığında önemli bir adım atmış olursun.

Şöyle düşün, sürekli eğlenme senin yaptığın etkinlikten elde edeceğin mutluluk düzeyini de düşürür. Zamanla seni doyumsuz biri haline getirebilir. Ancak başarının ardından yaptığın eğlenceden elde edeceğin mutluluk düzeyi kat ve kat daha fazla olacaktır. Bunu kendinde tecrübe ettiğin zaman olmuştur mutlaka. Ayrıca planlama her şeyi aynı anda yapma arzumuza da çare olur. Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak hiçbir şeyi yapamamıza yol açar. Ders çalışmayı isterken eğlenmeyi istemenin de önüne geçer.

6. Sonucuna içten içe inanmadığımız bir şey için neden uğraşalım ki, çalışsanda hak ettiğini elde edemeyeceğin yönünde öğrenilmiş bir çaresizlik durumu olabilir sende. Bu yanlış düşünce biçimini değiştirmelisin.

Aslında buna tembellik de diyebiliriz. Tembellik çalışma alışkanlığının tersi bir alışkanlık olduğunu söyleyebilirim. Teknolojinin bu kadar yoğun insan yaşamında olmadığı dönemlerde her işi insan kendisi yapardı. Dolayısıyla tembellik yapma fırsatı bulamazdı. Ancak şimdi doğumdan itibaren birçok şey hazır olarak önümüze geliyor. Bu durumda beden üretmeyi ve çalışmayı unutmaya başladı. Tembellik alışkanlığını geliştiriyor. Ancak bunda istisna olan birçok kişi de çıkmıyor değil. Zaten onlarda tembel insanların bu durumu sayesinde yaptıkları istekli ve hedefli çalışmaları sayesinde bir yerlere geliyorlar. İşte bu gerçekten dolayı çalışma alışkanlığını elde etmek için özel bir çaba göstermeye ihtiyaç olduğunu görmelisin. Bir tercih yapmalısın. Ya Çalışma isteği olmadığı halde kendini çalışmaya alıştıracaksın, kendini motive edecek yollar bulacaksın, bu yönde çaba harcıyacaksın,

ya da kendini olduğu gibi bırakıp rüzgarın savurduğu yere gideceksin.

7. Son olarak en önemli nedenlerden biri çalışmak için güçlü bir nedenin olmayabilir. Buna amaç da diyebilirsin. Eğer ders çalışmak için güçlü bir nedenin yoksa elbette içinden çalışmak gelmeyebilir. Bu nedenler ne olabilir? Örneğin kişiliğine ve yeteneğine uygun bir meslek olabilir. Ya da ders çalışmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi sevmek dahi neden olabilir. Ya da toplumda saygın bir yere gelmeyi istemekte olabilir. Ancak istemekle, gerçekten istemek arasındaki farkı anlamak gerekir. Doktor olmayı gerçekten isteyenle doktor olabilirim diyen arasında çok fark var. Bu nedenle çalışma arzunuzu yükseltecek güçlü bir nedeni bulmaya çalışmalısın. Bunun için kendine sorulara sorarak başlayabilirsin. Ne yapmaktan hoşlanıyorsun, nasıl bir ortamda çalışmayı düşünüyorsun. Nasıl bir meslek düşünüyorsun. Bu meslek senin yaşamamında nasıl bir değişiklik yapacak, senin için ne kadar önemi var. Ve bunlar için çaba harcamaya değer mi?

Evet şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. 

Daha sonraki videolarda nasıl ders çalışmalıyım ve ders programı hazırlamalıyım konusunda video çekmeyi planlıyorum. Bunlardan haberdar olmak için kanalıma abone olabilirsin.

Bir sonraki videoda görüşmek üzere, Hoşça kal.



Özkan Emiroğlu

1997 yılında Psikolojik Danışman olarak göreve başladım. 2002 yıllarında AktuelPDR (PDR alanında) ile başladığım forum ve blog yazarlığını aynı heyecanla devam ettirmeye çalışıyorum. Meslektaşlarıma bu konuda kendi çapımda destek ve yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana. Meslektaşlarım bizi; Facebook, {TWİTTER} ve instagram hesaplarından takip edebilir.

You may also like...

2 Responses

  1. selma dedi ki:

    güzel tespitler özkan bey

  2. Rehber Öğretmen dedi ki:

    Çok güzel bir paylaşım. Emeklerinize sağlık teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir