Deprem gerçeğini çocuklarınızla nasıl konuşmalı ve nelere dikkat etmelisiniz

Deprem, karaların kırılmasıyla yıkıcı etki yaratan, yeryüzünün şekillenmesine katkı sağlayan bir doğa olayıdır. Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı deprem olduğu gibi, depremlerin gelecekte de sık sık tekrarlanacağı bir gerçektir. Ülkemizin durumunu ve depremin etkisini düşündüğümüzde buna göre tedbir alıp korunma yollarını öğrenmemiz gerekliliği kaçınılmazdır.

Son günlerde İstanbul’da yaşanan deprem ve sonrasındaki söylentiler çoğumuzun geçmiş travmalarını açığa çıkarken üretilen yeni deprem senaryoları tedirginlik düzeyini artırmıştır.  Bu nedenle bilgilerimizi güncellemeye ihtiyaç vardır.

Deprem her yaş grubu için ciddi bir travmadır.  Ancak olaya anlam vermekte, şekillendirmekte zorlanan çocuk için daha da şiddetli bir travmadır. Özellikle 12 yaşın altındaki çocuklar soyut düşünemedikleri için depremin nasıl gerçekleştiğini zihinlerinde işleyemezler. Şekillendiremediği bu doğa olayı çocuklar için daha fazla ürkütücü olur ve kaygı unsuru taşır. Kaygı düzeyi artan çocuklar yoğun endişe, güvensizlik ve korku hisseder. Korkulu rüyalar görme, yalnız kalmaktan korkma, alt ıslatma, parmak emme, tırnak yeme, kekeleme, içe kapanma gibi ruhsal belirtiler gösterirken nedensiz karın ağrıları, mide bulantıları, uyku bozuklukları gibi fiziksel belirtiler de gösterebilirler.

Çocukların deprem gibi doğal afetleri anlayabilmeleri için zihinlerindeki belirsizliğin belirli hâle getirilmesi gerekir. Çocuğun gelişimine uygun şekilde paylaşılacak bilgi, yaşanan bu doğa olayını anlamasını kolaylaştıracak korku ve kaygılarla baş etmesini güçlendirecektir. Çocukların bilgilendirilmesinde ise anne babaya önemli görevler düşmektedir.

Deprem gerçeğini çocuklarınızla nasıl konuşmalı ve nelere dikkat etmelisiniz?

İşte birkaç öneri:

  • Çocukla deprem konusunu konuşan anne babanın kendi duygu durumu ve çocuğa yaklaşımı çok önemlidir. Eğer anne ya da baba yoğun kaygı yaşıyorsa çocuğa bunu hissettirmemesi gerekir. Aile tepkilerini ve konuşmalarını çocuğun yanında kontrol edebilmelidir, yanında bir çocuk olduğunu asla unutmamalıdır. Özellikle deprem anında ebeveynin vereceği tepkiler çok önemlidir.  Çünkü çocuklar depremden çok, etrafındaki insanların tepkilerinden etkilenir. Olay sırasında çocuğun şahit olduğu panik içeren davranışlar, ağlamalar, korku içeren konuşmalar, medya haberleri, felaket söylentileri çocukta travmatik etki oluşturur. Kendini güvensiz ve kaygı yüklü hisseden çocuk bu duyguları model alır. Kriz yönetimini yoğun korku ve kaygıyla dile getirmeyi öğrenen çocuk yaşadığı küçük krizde bile yoğun stres yaşar.
  • Duygusal süreçlere dikkat ederek çocuğunuza doğadaki değişimleri anlayabileceği şekilde sade bir dille anlatın. Gerek duyulursa bilgiyi somutlaştırmak için çocuğun oyuncaklarından yararlanarak eğlenceli bir oyun hâline getirin. ( lego, blok, hamur gibi)

Somutlaştırarak ve oyun ile anlattığımız doğa olayları, hem çocuğu kaygıya sokmaz hem de çocuk için daha anlaşılır olur. Örneğin depremin nasıl olduğunu anlamaya çalışan çocuğunuza: “Depremlerin yeryüzünü şekillendiren farklı boyutlarda hareketler olduğunu; bu hareketlerin dağları, denizleri, adaları oluşturduğunu anlatarak tahta bloklarla canlandırma yapabilirsiniz. Tüm yerüstü canlıları gibibizlerinde sallandığını söyleyerek çocuğunuzun depreme olağanüstü anlam yüklemesini engellemiş olursunuz.

  • Çocuk deprem anında ve sonrasında da neler yapması gerektiğini bilmelidir. Deprem anında nereye saklanacağı, nasıl korunacağı, deprem sonrasında ne yapacağı belirgin olmalıdır. Yapılacak korunma ve tahliye hazırlığınıeğlenceli hâle getirilmiş provalarla ailece uygulayabilirsiniz. Örneğin kendi deprem çantasını hazırlaması çocuğun kafasındaki belirsizliği azaltır, güven duygusunu artırır.
  • Deprem anında yada sonrasında çocukla ilişkide bulunan yetişkinlerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta güven duygusudur. Kriz sonrasında çocuğun kendisini tehdit altında hissetmemesi önemlidir. “Sen güvendesin.” mesajını şu şekilde verebilirsiniz: “Okulumuz ve evimiz çok sağlam ve bizler de her zaman senin yanındayız.”, “Gerekli tedbirleri aldık.” vb.
  • Deprem ile ilgili duygular, düşünceler ve yaşanılanlar çocuğun yanında uzun uzadıya konuşulmamalıdır. Ancak aile kendi kaygılarını da ifade etmekten kaçınmamalıdır. Bu paylaşım, çocuğun duygularını ve korkularını konuşması için onu cesaretlendirir.Belirli ölçüde duygusal paylaşımlar, çocuğun ve ailenin kaygılarını azaltmak için en yararlı yoldur.

Deprem sonrasında her şeyin kontrol altında olduğunu ve alınan tedbirleri anlatmak rahatlatıcı olacaktır. Çocuğun rahatlaması ancak anne babanın sakin davranabilmesi, çocuğun yaşına uygun açıklama yapabilmesi ve güven ortamı yaratmasıyla mümkündür.

  • Buna karşın doğru yönetilemeyen bir deprem anı çocukların hafızalarında iyileşmesi zor yaralara neden olabilir. Bu nedenle en kısa sürede günlük rutinlere dönmek çocuğun güven duygusunu güçlendirir.

Son olarak şunu söyleyebiliriz ki doğa olayları insana zarar vermez. İnsan doğaya uygun davranmadığı için zarar görür.

Sağlıklı, huzurlu, mutlu günler geçirmek dileğiyle.

FATMA NUR ÖZÇELİK

Psikolojik Danışman

Eğitim Uzmani

Yararlanılan Kaynaklar:

Yazıyı paylaşın

Yazı için yorumunuz