Çocuklarda Çatışma Çözümü…

Çatışmalar her zaman olur.Kaçınılmazdır İşyerinde ,evde,her ortamda mutlak anlaşamadığınız, bir türlü bağdaşamadığınız türde insanlar olur. Belki de siz kolay biri değilsinizdir de ondan da kaynaklanır bu…bilinmez…Her neyse..eninde sonunda yaşanır..Bu beceri çocuklara yaşamının erken dönemlerinde kazandırılması gereken bir beceridir. Her zaman derim ki,okullarda çocuklara öğretilen bilgilerden, bir okuma-yazma-dört işlem becersinden daha önemsiz değildir asla sosyal beceriler. Bunlardan biri olan çatışma çözme becerisi çocuğun duygusal zeka gelişimi içinde önemli bir yer kaplamaktadır. Eğitim bireyin istendik davranışlar kazandırılması ve bireyin yaşama hazırlanmasıysa eğer gerçekten, bizler bunları onlara kazandırmadan ne derece yaşama hazırlamış oluruz onları?Durup bir düşünmeliyiz bunu. Peki çatışmalarla nasıl başa çıkılabilir? Bunun yöntemleri var mıdır?Yazımızın odak noktası bu.Evet. Çatışmalarla başa çıkmanın yöntemleri elbette ki vardır.İsterseniz biz bunları inceleyelim.

Çatışmalarla başedebimek için genelde iki yol izlenir:
” Çatışmadan kaçmak
” Saldırganca tepki vermek.
Oysa ki asıl kullanılması gereken yöntem her ikisi de değildir. Asıl yapılması gereken nedir peki?
” Çatışma çözme becerilerini edinmek ve bunları kullanmak tabii ki.


ÇATIŞMA ÇÖZME BECERİLERİ NELERDİR?

1. Duyguları keşfetme becerisi:İnsanın duygularını fark edip bunları isimlendirmesi,onları denetleyebilmek için ilk adımdır değil mi?Bana göre, çocuklara ilköğretimin ilk yıllarından itibaren öğretilmesi gerekir. Tabii eğer aile ortamında bunu öğrenemedilerse.Çünkü duygularımızın bizim içseslerimiz olduğunu, her duygumuzun bizlere yaşadığımız anlarla ilgili olarak bilgi ve mesajlar verdiğini, bizi hareketlere ve davranışlara yönlendirdiğini ,bize bazı ihtiyaçlarımızı da ifade ettiğini bırakın çocukları bazı yetişkinler bile bilmiyor hala. Ve duygusal olmak toplumda sanki bir zayıflıkmış ya da mantıksızlıkmış gibi algılanıyor bazan. Oysa ki duygularımız yaşamı güzelleştiren şeyler…yaşamımızı anlamlı kılan…Bunları keşfetmek, isimlendirmek önemli…Şimdi biri size duyguların bir listesini yazın dese kaç tane yazabilirsiniz mesela?
2. İletişim becerisi: Başkalarına kendi gereksinim ve duygularını anlatabilme becerisi.
3. Problem çözme becerisi: Bir orta noktaya yani her iki tarafın da kazanabileceği ve kabul edebileceği bir çözüme, uzlaşıya varabilmek için problemi her iki tarafın gözüyle de görebilme becerisi.
4. Öfke kontrolü: Zor durumlarda saldırgan olmayan tepkiler verebilmeyi içermektedir.
5. Atılganlığı uygun bir şekilde kullanabilme: Çocuğun şiddet ya da saldırganlığa başvurmadan gerekli tepkiyi verebilmesi şeklinde sıralanabilir.
Bahsettiğimiz bu tüm çatışma çözme becerilerinin her biri ayrı bir konu başlığı altında geniş bir şekilde ele alınabilecek düzeyde kapsamlıdır.
Peki neler yapılmalı?
” Öncelikle çocuklara herhangi bir çatışmayla karşılaştıklarında vereceği tepkiyi SEÇEBİLECEĞİNİ fark ettirmek gerekir. Kaçmak,kaçınmak,saldırmak,başa çıkmak.yani çözmek. Bu verilebilecek tepkilerden istendik olanı bununla başa çıkmayı seçmesidir.Burada kilit kavram “seçmek”.
” Çocuğu çatışma konusuyla ilgili olarak açıkça konuşmaya ve bu durum hakkında duygularını ifade etmeye yönlendirmek gerekir. Kendi gereksinimlerini ,duygularını karşısındakine açıkça ifade edebilmesi,kendini ifade edebilmesi için gereken destek sağlanmalıdır. Bunu öğretmenin en güzel yöntemi ona model olmaktır. Yetiştiği ortamdaki yetişkinlerin rahatça beklenti ve duygularını ifade ettiklerini görmek onu da cesaretlendirecektir.
” Durumu karşısındaki kişinin gözüyle değerlendirebilmesine yardım etmek gerekir. Bunu yapabilmek için uygun sorular :Onun yerinde olsaydın sen ne yapardın-düşünürdün-hissederdin?Sence neden böyle davranmış olabilir? Gibi.
” Çocukla başkalarının bu tip çatışma durumlarında neler hissettiğini,hissedebileceğini konuşmak çocuğun hissettiklerinin başka insanların hissettikleriye paralel olabildiğini,dolayısıyla normal ve olağan olduğunu görmesi açısından yararlı olacaktır. Hani bazan karşılaştığımız bir sorunu başkasında da görmek kendimizi rahatlatmasa ya da sorunumuzu çözmese de en azından bunu tek yaşayanın biz olmadığını görmek sorunu kabul etmemizi kolaylaştırır ya,bu da öyledir. Başka insanların da kendisine benzer tepkiler verebileceğini görmek çocuğun yaşadıklarını kabul etmesini kolaylaştıracak, hissettiği şeyler için kendisini suçlama eğilimini azaltacaktır.
” Çocuğa özellikle şunları belirtmek gerekir:
1. Rahatsız olduğun şeyi söyle. hissettiklerini paylaş ama asla karşındakine. söylenme….Annen ya da baban bunu yaptığında hoşuna gitmiyor değil mi?
2. Rahatsız olduğun şeyi söyle, ama asla karşındakine ve kendine zarar verme, sakın vurma,çünkü kimsenin kimseye zarar vermeye hakkı yoktur……
3. Bazan sakinleşmek için biraz daha fazla zamana ihtiyacımız olabilir. O zaman sakinleşmek ve düşünmek için daha çok zamana ihtiyacın varsa,dön ve ordan uzaklaş….Bu kaçmak değildir.
4. Kendi başına çözemediğin bazı sorunlar üstünden zaman geçtiğinde daha karmaşık hale gelebilir. Çabaladın ve çözemedin,bu olabilir. Büyüklerinden sorunu çözebilmek için yardım istemekten çekinme.
Peki Anne-Babalar Olarak Neler Yapmalı?

Bir kere öncelikle evde çatışmaların nasıl çözüldüğünü fark etmeye çalışmak önemli. Çünkü çocuk muhtemelen dışarıda da aynı yöntemi kullanıyordur. Çocuklar gözlemler ve evdeki çatışmaları çözme yöntemini içselleştirirler.
Eğer çocuk arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini, eşyalarını izinsiz aldıklarını, okula gitmek istemediğini,sık sık kavga ettiğini ve birşey yapamadığını söylüyorsa çatışma çözme becerileri zayıf olabilir. Muhtemelen bir sindirme davranışı ile karşı karşıyayız demektir. Şunu biliniz ki çocuk ya da ergenler arasında duygusal ve fiziksel istismarın (yani biz buna sindirme davranışı diyoruz) yaşanması gerek okullarda gerekse diğer arkadaş ortamlarında çok sık rastlanabilen bir olgu yazık ki. Çocuğun bir ya da birden fazla arkadaşı tarafından tekrarlanır şekilde olumsuz davranışlara maruz kalması olarak tanımlanan bu durum uzun zaman sanki büyümenin bir parçası olarak görülmüştür. Fakat bunun çocuklar arasında yaşanan basit çatışma ve kavgalardan mutlak olarak ayırdedilmesi gerekirve mutlaka erken dönemlerde tanınmalı ve müdahale edilmelidir. Çünkü uzun dönemde buna maruz kalan çocuk kendisini güçsüz hisseder ve bu durum çocuğun duygusal,sosyal ve akademik açıdan zarar görmesine neden olur. Ayırdedebilmek için; başlangıçta söylediğimiz belirtilere ek olarak vücudunda kesik,morluk,yaralar oluşuyorsa sık sık;giysileri yırtılıyor ya da kayboluyorsa; uyku ve yeme bozuklukları,gizlilik,iletişim kurma noktasında isteksizlik,yatak ıslatma,hiç bir arkadaşının onunla yakın olmayı istemediğinden şikayet etme,okul başarısındaki aşırı düşmeler ya da iniş çıkışlar gibi belirtiler ayıdedici olabilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında aşırı tepki göstermeden, sakin olunmaya çalışılarak okuldaysa öğretmeniyle, psikolojik danışmanla ve okul idaresiyle hemen diyaloğa geçilmelidir. Yardım alın derim hemen.
Bir başka yazıda bu konu üzerinde etraflıca durulacaktır.Burada konuyla bağlantılı olarak söylenebilecek en önemli konu; sosyal ve çatışma çözme becerileri gelişmiş çocukların sindirme davranışa maruz kalma olasılıklarının yok denebilecek kadar az olduğudur.

Çatışma çözme noktasında anne babanın yapması gereken şeylerden bir diğeri de ; Çocuk bir sorunla karşılaştığında hemen ağlıyor ya da bağırıyorsa okul psikolojik danışmanı ile görüşmekte yarar vardır.
En önemlisi, çatışmaların nasıl çözülebileceği konusunda çocuğa model olmaktır.
Çocuğun çatışmalarını nasıl çözebileceğini aile içinde paylaşmak, onu bu konuda hazırlamak açısından yararlı olacaktır. Hatta rol oynama tekniği ile arkadaşının yerine geçerek bir prova yapmak bazan daha da yararlı olacaktır. Bu da kullanılan yöntemlerden biridir.

Sonuç olarak insanın he zaman yaşamında çatışmalar yaşaması olasıdır. Çocuklar bunu erken yaşlarda öğrendikleri takdirde yaşama daha donanımlı olarak katılırlar. Normalde yaşanacak ve çözülebilecek çatışmalarla sindirme davranışı birbirinden farklıdır. İkisini iyi ayırdedebilmek gerekir. Bununsa ilk koşulu çocukla yakından ilgilenmektir. İlgili olunduğu kadar da bilgili aile olmak ,çocukla iletişim kanallarını açık tutmak,koşulsuz sevgi ve destek olmak bu anlamda önemlidir ama bunu yaparken çocuğa bir hareket serbestisi için uygun bir alan bırakmak koşuluyla. Onu sevdiğinizi hissettirecek kadar yakın; fakat, uçmaya çalıştığında kanatları size çarpmayacak kadar uzak yani…………..

Zeynep UĞURLU
Eğitim Uzmanı ve Rehberlik Öğretmen
Görüş ve öneriler için:
zeynepugurlu2002@yahoo.com

Kaynakça;
Zorlu Yaşam Olayları ve Etkileri:MEB/UNICEF Psikososyal Okul Projesi,2002
Kudret YAVUZ:7-12 Yaş Dönemi Çocuklarda Duygusal Zeka Gelişimi,Ceceli Yayınları,2002



Çocuklarda Çatışma Çözümü…” için 2 yorum

  1. bence fazla kestirmeden ele alınmış konu bilemiyorum belki uzatmak istemediniz ama bir bütün halinmde konuyu ele alış biçiminiz beni tatmin etmedi ama gelecek vaad ediyo :)

  2. konu çok güzel fakat bunun okul ortamında nasıl kullanılacağını açıkçası bilemiyorum
    ben 1000 mevcutlu bir okulda görevliyimhaftanın 3 günü diğer günlerden birindede1000 mevcutlu bir de 700 mevcutlu bir okulda görevliyim kime nasıl öğreteceğiz bunu bilemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir