Babam ve Oğlum…

Toplum olarak ataerkil bir yapıya sahip olduğumuz söylenir. Yani baba ve erkeklerin daha fazla rol üstlendiği, daha aktif olduğu bir yapı? Baba, evde çoğu zaman bir otorite ve ayrı bir ağırlığı olan bir konumdadır. Bu ağırlık onun imajinasyonu nu ister istemez olumsuz etkilemiştir. Toplumuzda, o yüzden özellikle erkek çocukları babalarıyla iletişim kurmak istediklerinde ilk olarak annelerini devreye sokarlar. ?Anne, babama söyle maça gideceğim, anne babama söyle arkadaşımın evinde kalacağım?. Şeklindeki konuşmalar baba-evlat arasında muhtemel iletişimi bile anneye yüklemektedir. Baba – evlat arasında bu iletişimsizlik anneyi arabulucu konuma getirmektedir.

Değerli babalar, iddia ediyorum ki baba ilgisi ve sevgisi anneninkinden daha ağır ve etkilidir. Burada açıklamak istediğimiz şey, annenin ilgisinin etkili olmadığı gibi bir düşünceyi ima etmek değil. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda bunu doğruluyor. Dediğimiz gibi, baba kavramı ağırdır, Anne ise her an her şeyi konuşabileceğimiz biri olma özelliğine sahiptir. Bir anlamda annelerimiz alınmasın ama anne el, ayaktır. Annenin seni seviyorum demesiyle, babanın seni seviyorum demesinin ne kadar farklı etkilere sahip olduğunu bizzat öğrencilerle olan görüşmelerimizde açığa çıkartıyoruz. Bazen Açığa çıkartmaya gerek kalmadan öğrencilimiz bizzat bunu bize aktarıyor. Özelikle kırsal kesimde yaşayan bireylerin babalarıyla olan ilişkileri daha organik, daha resmi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.
Babalarla ilgili bir örnekte, Peygamber efendimize bir grup sahabe gelmiş. Konuşma esnasında Ya Rasulullah sizce iyi bir baba nasıldır deyince, Efendimiz şöyle cevap vermiş: Eğer eve geldiğinizi gören çocuklarınız sizden korkup, çekinip sağa sola kaçışmıyorsa siz iyi bir babasınız demiş? Ne yazık ki görüşmüş olduğum birçok annenin de söylediği gibi babalarının eve geldiğini gördüklerinde ne yapacağını şaşıran, farklı odalara giren, hazır ola geçen çocuklarımız var.

***

Babam ve oğlum filmini izleyipte gözyaşına boğulmayan yok sanırım. Bu filmin bu kadar beğenilmesinin asıl nedeni kendi iç benliğimize, kültürümüze, ilişkilerimize direk vurgu yapması ve bilinçaltımızı yoklamasıdır. Kahretsin ki bu, kök salmış yanlış bilinen, adı din olmayan gelenek ve göreneklerin yüzünden babalarımızla hep sevgi sorunu yaşadık. Yeri gelir o babalarımız ayıp olur, yanlış anlaşılır gibi toplumsal baskılardan dolayı çocukların en güzel sevilecek çağlarında, onları aile büyüklerinin yanında kucaklarına alamadı. Onları doyasıya koklayamadı, öpemedi? Oysa filmde baba karakterini oynayan şahıs, oğlunu çok seviyor, onun için her şey yapmaya hazır. Ama açığa çıkartamıyor. Bu sevgi sorununu yaşayanlardan bizzat biriside ben oldum.
Bir baba, evladının hayatında nasıl bir figür oluşturuyor? Yalnızca korkulan, hep kural koyan, eve geldiğinde yaptıklarından dolayı kendisini hesaba çeken bir baba mı?

Sıkıntılarının paylaşacak, sorularını rahatça sorabilecek, kendisine desteğini-yardımını esirgemeyen, kurallarında tutarlı olan, ilgi ve sevgisini esirgemeyen bir baba mı?

Evet babalar, sizler çocukların, gençlerin bedensel, duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimleri açısından çok önemlisiniz. Bunu bilin ve ilişkilerinizi tekrar gözden geçirin?
Nevzat ÖZER/Psikolojik Danışman Ve Rehber Öğretmen
Nevzatozer66@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir