Ana Hatlarıyla Yeni ilköğretim Müfredatı (5-1)

?Dayandığı Temel Prensipler?

2004-2005 eğitim öğretim yılında pilot uygulaması yapılan ve bu yıl, 2005-2006 eğitim öğretim yılında da tüm ülke genelinde uygulamasına geçilen birinci kademe(1-5. sınıflar) ilköğretim müfredatı , öğretme ?öğrenme sürecinde ve öğretmenin rollerinde önemli değişiklikler getirmektedir. Çağımızdaki gelişmeler, bireylerin kendilerine aktarılan bilgileri aynen kabullenmeleri ve yönlendirilmeyi beklemeleri yerine , bilgiyi yorumlayarak anlamlandırmaları ve yeni bilgiler üretmelrini gerektirmektedir. Bireylerin bilgiyi ezberlemeleri yerine , anlamalrı, yorumlamalrı, üretmeleri ve bu becerilerini hayat boyu sürdürmeleri beklenmektedir. Konuşan, tartışan, soran, sorgulayan ve analitik düşünen bireylerin yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Bu amaçla atılan adımlar ve yapılan değişiklikler programın tam olarak mantığının kavranmasını ve öğretmen davranışlarında da bir takım değişimleri gerektirmektedir. Bu yazının hazırlanmasındaki temel amaç da yeni ilköğretim müfredatının birinci kademesinde uygulanacak bölümünün temel mantığının kavranmasında az da olsa bir katkı sağlamaktır.

Burada programın tanıtımına başlamadan önce şunu belirtmek sanırım daha uygun olacaktır: Öğrencilerin programda belirlenen kazanımları edinebilmesi için sınıfta kullanılacak yöntem, teknik, model ve stratejiler ile öğrenme deneyimleri Yapılandırıcı öğrenme teorisiyle yönlendirilmeli ve tüm bunlar aktif bir öğrenme sürecini yansıtmalıdır. Bilginin öğretmenden öğrenciye doğrudan aktarılmayacağını, öğrencinin kendisi tarafından aktif bir biçimde yapılandırılması gerektiğini ileri süren yapılandırıcı öğrenme teorisi ya da AKTİF ÖĞRENME konusu bir sonraki yazımızda daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Yenilenen İlköğretim Programlarının Vizyonu: ?Atatürk ilkeleri ve inkılaplarını benimsemiş, temel demokratik değerlerle donanmış, bireysel farklılıkları ne olursa olsun, araştırma-sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş; yaşam boyu öğrenen ve insan haklarına saygılı, mutlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yetiştirmektir? şeklinde belirtilmektedir.

Yeni ilköğretim müfredatı , öğrencilerimizi sekiz temel alanda geliştirmeyi hedef almaktadır. Bunlar Programlardaki ortak becerilerdir:

1- Türkçeyi güzel kullanma becerisi:Türkçe?yi doğru, etkili ve güzel kullanma becerisidir.

Alt becerileri:

Okuduğunu, dinlediğini, gördüğünü, doğru, tam ve hızlı anlayabilme; duygu , düşünce , hayal ve isteklerini açık ve anlaşılır bir şekilde eksiksiz ifade edebilme, Türkçenin kurallarına uygun cümleler kurma, zengin bir söz varlığına sahip olma ve estetik bir bakış açısı kazanma gibi alt becerileri içermektedir.

2- Problem çözme becerisi: Öğrencinin yaşamında karşısına çıkacak problemleri çözmek için gerekli olan becerileri kapsar.

Alt becerileri:

Problemin anlaşılması, gerekirse alt basamakların ya da problemin köklerinin bulunması , problemi uygun şekilde çözmek için planlama yapma, işlemler sırasında çalışmaların gözlenmesi, gerektiğinde stratejilerin ve planların değiştirilmesi , yöntemlerin sınanması, çöüzm aşamasında elde edilen veri ve bilgilerin değerlendirilmesi, çözüme ulaşınca çözümün anlamlılığının ve işe yararlılığının değerlendirilmesi ve yeri problemlerin fark edilmesi.

3- Bilimsel araştırma-sorgulama becerisi:Doğru ve anlamlı sorular sorarak problemi fark etme ve kavrama, problemi çözmek amacıyla neyi ve nasıl yapması ile ilgili araştırma planlaması yapma, sonuçları tahmin etme, çıkabilecek sorunları kestirebilme, sonucu test etme ve fikirleri geliştirmeyi kapsar.

Alt becerileri:

Anlamlı tahminde bulunma , uygun araştırma ortamına karar verme, araştırmada ne tip ve ne kadar delil toplanması gerektiğine karar verme , bilimsel yaklaşımı kullanarak araştırmayı planlama , nasıl gözlem ve kıyas yapacağını belirleme, araç-gereç kullanma, doğru ve hassas ölçümler yapabilme, sonuçları sunma yollarını belirleme, sonuçların tekrar incelenmesi gerekip gerekmediğine karar verme, bulunanlarla asıl fikrin bağlantısını kurma, bulunanları uygun bir dille ifade etme, verileri ortaya koyma, sonucu destekleyici verilerin yeterliliğine karar verme, bulunanları ilk beklentileri karşılayıp karşılamadığına karar verme gibi alt beceriler içerir.

4- Yaratıcı düşünme becerisi:Öğrencilerin bir temel fikri ve ürünü değiştirme, birleştirme, yeniden farklı ortamlarda kullanma ya da tamamen kendi düşüncelerinden yola çıkarak yeni ve farklı ürünler ve bilgiler üretme, olaylara farklı bakabilme , küçük çaplı da olsa bazı buluşlar yapabilmeyi kapsar.

Alt becerileri:

Ayrıntılı fikirler geliştirme ve zenginleştirme, sorunlara benzersiz ve kendine özel çözümler bulma, fikirler ve çöüzmler ortaya çıkarma; bir fikre, ürüne çok farklı açılardan bakma, bütünsel bakma gibi alt beceriler içerir.

5- Girişimcilik becerisi :Sosyal ilişkilerde, iletişimde, iş dünyasında ve benzeri alanlarda gerekli ve etkili davranışları uygun bir şekilde ve uygun zamanda ortaya koymak veya talep görebilecek bir ürünü veya hizmeti daha iyi üretebilmek ya da pazarlayabilmek amacıyla yeni bir sistem kurmak için gerekli olan becerilerdir.

Alt becerileri:

Empati kurma, insan ilişkilerinde uyumlu davranışları gösterebilme, plan yapma, planlarını uygulayabilme, risk alma; herhangi bir alanda ihtiyaç duyulabilecek bir ürünün gerekliliğini sezme, ürünü planlama, üretme, Pazar araştırması yapma, pazarlayabilme gibi alt becerileri içerir.

6- İletişim becerisi: Konuşma, dinleme, okuma, yazma gibi sözel ve vücut dili, işaret dili gibi sözel olmayan iletişim becerilerini etkili ve bulunduğu ortama uygun olarak kullanmayı kapsar.

Alt becerileri:

Bulunduğu ortama uygun olarak kullanması gereken konuşma üslubunu belirleme, uygun şekilde hitabetme, vücut dilini gerektiği yerde gerektiği ölçüde kullanma, aktif olarak dinleme, söz hakkı verme, grup içerisinde etkin bir şekilde arkadaşlarıyla etkileşim içinde olma, okurken etkin ve hızlı bir şekilde okuma, okuduğunu anlama ve eleştirme, yazarken ve konuşurken hedef kitleye uygun üslup kullanma, kendi ve başkalarının yazdıklarını eleştirme gibi alt becerileri içerir.

7- Bilgi teknolojilerini kullanma : Bilginin araştırılması, bulunması, işlenmesi, sunulması ve değerlendirilmesinde teknolojiyi kullanabilme becerilerini kapsar.

Alt becerileri:

Bilgi teknolojilerini kullanabilme konusunda doğru ve yerinde karar verme , bilgi teknolojilerini kullanırken planlama yapma, bu teknolojilerin kullanılabilmesi için gerekli becerilere sahip olma, bu kaynaklardan bilgiye ulaşma, taranan bilgilerin işe yararlılığını sezme ve ayırma, ayrılan bilgileri analiz etme, işe yarayanları seçme, seçilen bilgileri değerlendirme, sonuca varma, sonucu uygun formda sunma ve yeni alanlarda kullanma alt becerilerini içerir.

8- Eleştirel düşünme becerisidir: Eleştirel düşünme; kuşku temelli sorgulayıcı bir yaklaşımla konulara bakma, yorum yapma ve karar verme becerisidir.

Alt becerileri:

Sebep-sonuç ilişkilerini bulma,ayrıntılarda benzerlik ve farklılıkları yakalma,çeşitli kriterleri kullanarak sıralama yapma, verilen bilgilerin kabul edilebilirliğini, geçerliliğini belirleme, analiz etme, değerlendirme, anlamlandırma, çıkarımda bulunma gibi alt becerileri içerir.

Vizyondan hareketle , ilköğretim programının yenilenmesinde şu anlayış ve ilkeler göz önünde bulundurulmuştur:

1- Her çocuğun öğrenebileceği, birey olarak kendine özgü olduğu ve öğrenmenin bireyin gelecekteki yaşamına ışık tutacağı anlayışı,

2- Bilgi, kavram, değer ve becerilerin gelişmesi yoluyla ?öğrenmeyi öğrenmenin? gerçekleşmesinin ön plana çıkarılması

3- Öğrencilerin, düşünmeye, soru sormaya ve görüş alışverişi yapmaya özendirilmesi

4- Milli kimlik merkeze alınarak, evrensel değerlerin benimsenmesinin sağlanması

5- Öğrencilerin örf ve adetlerimiz çerçevesinde ruhsal, ahlaki, sosyal ve kültürel yönlerden gelişmesinin sağlanması

6- Öğrencilerin, haklarını bilen ve kullanan, sorumluluklarını yerine getiren demokratik bireyler olarak yetişmeleri

7- Toplumsal sorunlara karşı duyarlılığın ön plana çıkarılması

8- Öğrencinin, öğrenme sürecinde deneyimlerini kullanmasına ve çevreyle etkileşim kurmasına fırsat verilmesi

9- Öğrenme-öğretme yöntem ve tekniklerinde çeşitliliklere yer verilmesidir.

Yenilenen İlköğretim Programının Farklı Yönleri:

Yenilenen programlar, ?son şeklini almış? değildir. Toplumsal gelişimin gereklerini izleyerek geliştirilmesi sürdürülecektir. Yenilenen yönleri şöyle özetlenebilir:

1-Öğrenmede davranışçı program yaklaşımından çok bilişsel ve yapılandırmacı öğrenme yaklaşımları dikkate alınmıştır.

2- Konuların farklı sınıflarda , daha üst düzey hedefler göz önüne alınarak öğretilmesi (sarmallık ilkesi) esas alınmıştır.

3-Ölçme ve değerlendirmede yapılandırmacı öğrenme teorisine dayanan alternatif değerlendirme yaklaşımları da dikkate alınmıştır.

4-Derslerin ezbercilikten uzak, eğlenceli, hayatın içinde ve kullanılabilir olmasına, bilgi ve becerilere öncelik verilmiştir.

5-Okulda zamanın büyük bir bölümü, öğrencilerin kendi girişimleriyle gerçekleştirebilecekleri ve öğretmenlerin öğrencilere doğrudan bilgi aktarmak yerine sadece ve sadece yol göstereceği etkinliklere ayrılmıştır.

6-Türkçeyi severek ve istek duyarak okuma-yazma alışkanlığı edinmeleri öngörülmüştür.

7-Genel olarak program , yapısının değişikliklere dinamik bir biçimde uyum sağlayabilecek kadar esnek olması öngörülmüştür.

8-Okuma-yazma öğretiminde ?ses temelli cümle yöntemi? getirilmiştir.

9-Birinci sınıftan başlayarak , ?bitişik eğik yazı? kullanma zorunluluğu getirilmiştir.

10-Öğretim programları uluslar arası kıyaslama yapılarak bütünsel olarak ele alınmıştır.

11-İlkokul ve ortaokul mantığına göre düzenlenmiş olan parçalı program anlayışı yerine, programlar sekiz yıllık kesintisiz öğretime uygun hale getirilmiştir.

12-Dünya ile entegrasyon ve AB standartları dikkate alınmıştır.

13-Tüm dersler için sekiz ortak beceri saptanmıştır.

14-Dersler sınıf seviyelerine göre kavram analizlerine tabi tutulduğu gibi , dersler arsı karşılaştırmalar da yapılmış ve tüm dersler birbirleriyle ilişkilendirilmiştir.

15-Spor kültürü ve olimpik eğitim, sağlık kültürü, rehberlik ve psikolojik danışma, kariyer bilinci geliştirme, girişimcilik, afet ve güvenli yaşam, özel eğitim ile insan hakları ve vatandaşlık ara disiplinleri programlara yerleştirilmiştir.

16-Davranış ifadesi yerine bilgi, beceri, anlayış ve tutumları içerecek şekilde ?kazanımlar? ifadesi kullanılmıştır.

17-Baskın doğrusal(lineer) düşünce yerine ,karşılıklı nedensellik ilkesi ve çoklu sebep-çoklu sonuç anlayışı öne çıkarılmıştır.

18-Programlar, etkinliklerle zenginleştirilerek daha çok öğrenci merkezli hale getirilmiştir.

19-Çeşitli sembollerden de yararlanılarak programa açıklamalar kısmı yerleştirilmiştir.

20-Ölçme ve değerlendirmede sonuçla birlikte süreci de dikkate alan bir anlayış benimsenmiştir.

22-Türkçeye duyarlılık, tüm derslerin ana becerisi haline getirilmiştir.

Programın Değerlendirme Boyutu: Ürün ve Öğrenmenin Değerlendirilmesi:

Programda sadece ürün değil, öğrencilerin öğrenme süreçleri de değerlendirilir. Değerlendirme , öğrencilerin ;

Ne bilmediklerini değil, Neyi bildiklerini görmek ve Sahip oldukları becerileri , günlük yaşamda kullanma ve uygulayabilmelerine katkıda bulunan bir araçtır.
Program, her öğrencinin kendini farklı yansıtabileceği düşüncesiyle değişik değerlendirme araç ve yöntemlerini kullanmayı önerir. Bu amaçla değerlendirmede, öğretmenlerin halen kullandıkları klasik ölçme araçları (çoktan seçmeli, doğru- yanlış, eşleştirmeli testler, yazılı yoklamalar vs. ) yanında , süreci değerlendirmek için
  -performans değerlendirmesini,

-öğrenci ürün dosyası hazırlanmasını,

-öğrencilerin duyuşsal gelişimlerini izlemeyi,

-derse yönelik tutum ve kendilerine güvenleri hakkında bilgi edinmek için ölçekler(gözlem, görüşme vb.) kullanmayı da önerir.

Programda Öğrenci, Öğretmen ve Velinin Rolü

Öğrenciler ; kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu almalı, sınıf düzeyi arttıkça artan sorumluluklarının farkına varmalıdır. Bilimsel ve teknolojik kavram dağarcıklarını geliştiren, soru soran ve sorgulayan , kendi problemlerini kuran ve çözen , tartışan, sınıf dışındaki öğrenme fırsatlarını da değerlendiren kişi olması istenmektedir. Ayrıca, kendisi ve çevresi için güvenlik konularında bilinçli davranmalı ve grup çalışması becerilerini geliştirmelidir.

Öğretmen; öğrenme ve öğretme sürecini yönlendiren, öğrenme ortamını düzenleyen kişidir. Aynı zamanda öğretmen, öğrencilerin araştıran, sorgulayan, çevresinde gerçekleşen doğal olaylara karşı merak ve ilgi duyan bireyler olarak yetişmesine rehberlik etmelidir.

Veliler; çocuklarının eğitiminde yer aldıkları sürece öğrencilerinin okulda daha iyi performans göstermeleri açıktır. Bu nedenle, çocuklarının öğrenmesini desteklemede velilerin önemli bir rolü bulunmaktadır. Program okul dışı etkinliklerle aileyi de öğretimin bir parçası yapmayı hedeflemektedir. Velilerin programda önerilen ölçme ve değerlendirme araçları ile çocuklarındaki gelişimi izlemelri kolaylaşacak, Aile katılımı, okulun ve eğitimin önemli olduğu mesajını vererek çocuğun okula istekli bir biçimde devam etmesine, benlik saygısının yükselmesine ve okula yönelik olumlu tutum geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Programa Eleştiriler: (TÜBA Değerlendirme Raporundan ? Türkiye Bilimler Akademisinin konu ile ilgili görüşlerinden özetlenmiştir)

A. Eğitim felsefesi

?Eğitim felsefesi ve yöntemleri konusundaki yaklaşımları dogmaya dönüştürerek, bu kez de onların kalıplar halinde ?ezberlenmesine? yol açmak çok sakıncalı olur. Programda ?yapılandırıcı öğrenme,? ?psikomotor fen ve teknoloji becerileri? gibi açık olmayan bir çok kavram bulunmaktadır.?
2. ?Eğitim hızla değişen akımların etkisine girebilmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan fikir kalabalığının içinden sağlam dayanağa sahip, zamanın akışına dayanabilecek değerleri ve yaklaşımları süzmek her zaman kolay değildir. Pratikte en büyük kazanımlar yakın döneme ait en yeni fikirlerin uygulanmasıyla değil, belli bir birikimin getirdiği açıyla konuya bakabilen kişilerin üzerinde uzlaştığı, fakat bir türlü yaygın bir biçimde hayata geçirilemeyen ilkelerin ve anlayışın yaygınlaştırılması ile elde edilecektir. Bunların daha güncel ve sıcak yaklaşım ve eğilimlerin yanında gözden kaçırılmaması gereklidir.?

3. ?Ev ödevlerine velinin katkısı konusunda (velilerin çocuklara ev ödevlerinde yardım etmeleri) doğrultusundaki önermede olduğu gibi, tartışmaya açık öğeler, en azından bu tür bir uyarı ile birlikte verilmelidirler.?
?Öğretmenlere yeni müfredatın eğitim felsefesini anlatmak için yapılan çalışmaların yetersizliği ve kaynak kitaplatın karmaşıklığı.?
B. Eğitim ve estetik

?Yeni müfredatın genelde öğrencilerin bilgiye ilişkin yargı kapasitelerini ilerletmeye yönelik olduğu, estetik yargı kapasitelerini geliştirmeye yeterli önem verilmediği gözlemlenmektedir. Milli eğitim sistemi genelde sanat eğitimini yetenekli öğrencilerin devam edeceği okullara bırakmaktadır. Bu tür okulların kurulması tabii ki gerekmektedir. Ama genel eğitim içinde sanat marjinal bir konumda kalmamalıdır. Girişim bu konuda bir değişiklik getirmemektedir. Oysa öğrencinin estetik yargılarının geliştirilmesine de önem veren bir reform hem öğrencileri geleceğin dünyasına daha yeterli olarak hazırlayacak, hem de yapılan reforma özgünlük kazandıracaktır. Estetik anlayışının çocuklarda ve gençlerde gelişmesi, gelecekteki toplumsal yaşamımızın kalitesini artıracak, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunmasına katkıda bulunacaktır.?

C. Sosyal ve Psikolojik Beceriler

?Estetik becerilerin yani sıra, çoklukla ihmal edilen önemli bir beceri alanı da sosyal ve psikolojik becerilerdir. Oysa bu becerilerin gerek kişilerin bireysel ilişkileri açısından, gerek toplumu oluşturan ilişkiler açısından önemi büyüktür. Burada kastedilen sosyoloji veya psikoloji alanına ait bilimsel bilgiler değildir. Söz konusu olan, kişinin kendi iç dünyasına, duygularına, güdülerine, başkaları ile olan ilişkilerine ve davranış biçimlerine bakabilmeyi ve bunların farkında olabilmeyi öğrenmesi, bu şekilde daha yapıcı davranış biçimlerini edinme şansına sahip olmasıdır. Bu becerilerin insan ve toplum yaşamında hayati önem taşımalarına rağmen, eğitim sistemlerinde genellikle bunların edinilmesine yönelik herhangi bir sistematik veya planlı içerik bulunmamaktadır. Bunların bir şekilde sosyal ortam, grup çalışmaları, veya edebiyat eserlerinin okunması vb sonucu kendi kendine edinileceği varsayılmaktadır. Kolay olmamakla beraber, bu konuda yapılabilecek anlamlı girişimler de müfredata önemli bir yenilikçi öğe katacaktır.?

D. Ders kitapları ve öğretmen kitapları
?Ek malzemenin, kitaplığın, İnternet ulaşımının olmadığı ve öğretmenin yetersiz olduğu durumda, kitabın, çok önemli bir kaynak olacağı için, içerdiği bilgiler çok önemlidir. Bu nedenle, ?kendin bul? vb gibi yaklaşımların ötesinde gerekli bilgilerin bir biçimde çocuğa ulaştırılmasında temel aracın kitap olduğu unutulmamalıdır.?

E. Öğretmen eğitimi

?MEB?nın öngördüğü yenilenme öğretmen merkezli bir eğitimden öğrenci merkezli bir eğitime geçilmesini gerektirmektedir. Söz konusu geçiş, varolan öğretmen kadrolarından alışkanlıklarını bırakarak önemli bir dönüşüm geçirmesini beklemektedir. Türkiye?de ilk ve orta eğitimdeki öğretmen sayısının 600.000 düzeyinde olduğu düşünülürse, böyle bir kitlenin dönüştürülmesinin ne kadar büyük bir gayret gerektireceği açıktır. Reform önerisini geliştirenler de bunun farkındadırlar. Nitekim, beş yıllık bir geçiş süresi, pilot uygulamalar ve hizmet içi eğitim programları önerilmektedir. Ancak, önerilen bu geçiş programı, başarılması gereken dönüşümün çapı karşısında küçük kalmaktadır. Bu nedenle hedeflenen yenilenmenin öğretmenlere maledilerek, öğretmen örgütleri aracılığıyla bir dönüşüm seferberliği haline getirilmesi yoluna gidilmelidir. Böyle bir reformun başarısı büyük ölçüde öğretmenlerin reformu benimsemesine ve bu yaklaşımı içselleştirmesine bağlı olacaktır.?

?Ölçme ve değerlendirme eğitim sisteminin önemli bir bileşenidir. Öğretmenlerin ölçme- değerlendirme konusunda da yeni bir anlayışla meslek içi eğitim almaları şarttır.?

F. Okul eğitimiyle giriş sınavları arasında uyum sağlanması

?MEB ile YÖK arasında yeni müfredata ve eğitim anlayışına uyum sağlama açısından mutlaka gerekli koordinasyon kurulmalıdır. ÖSYM ile gerekli koordinasyon sağlanarak ilköğretim ve giderek lise düzeyinde ezbere dayanmayan bir eğitim anlayışının yerleştirilmesi çabaları ile, üniversite giriş sınavlarında aranan beceriler uyumlulaştırılmalıdır. Yeni müfredatın getirmekte olduğu yeni yaklaşımda bazı beceri ve bilgilerin ön plana alındığı ve ezbere dayalı eğitiminden uzaklaşılmaya başlandığı görülmektedir. Fakat, öğrencilerin de bu yeni sisteme odaklanması ve bu sistemle bağdaşan kazanımlara yönlenmesi ancak lise ve üniversiteye giriş sınavlarında aynı tür becerilerin ölçülmesi koşuluyla mümkün olacaktır. Dolayısı ile, okullardaki eğitimle liselere ve üniversitelere giriş sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi öncelik taşımaktadır. Yeni yaklaşımın başarısındaki en önemli koşullardan biri budur.?

Görüldüğü üzere yeni ilköğretim müfredatı olumlu getirileri olan ve eskiye oranla daha çok öğrenciyi merkeze alan ve felsefesi başlı başına farklı olan bir programdır. Programın tanıtımında da belirtildiği gibi gelişmeye ve değişmeye açık olduğu ve bitmemeiş (donmuş) bir program olması nedeniyle açıklarının da zamanla kapanacağına olan inancımız bulunmaktadır. Türkiye Bilimler Akademisinin konuyla ilgili görüşlerinin daha geniş olarak kendi web sitesinden okunabileceğini de belirmek uygun olur sanırım. Programa eleştiriler kısmında eğitim felsefesi, öğretmen boyutu , araç gereç ve en önemlisi bizim açımızdan sosyal becerilerin geliştirlmesi noktasındaki eleştirileri almayı uygun buldum.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma açısından ele alındığında programın getirmeye çalıştığı ve dayandığı felsefe ve ortak temel beceriler oldukça olumludur. Çocuklarımıza olumlu yansıması temennisiyle..

Zeynep UĞURLU

Eğitim Bilim Uzmanı

50. Yıl İzzet Baysal İ.Ö.O. Rehber Öğretmeni

Kaynak:

İlköğretim 1-5. Sınıf Programları Tanıtım El Kitabı: Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Ankara,2005.

TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) Değerlendirme Raporu: ?TÜBA, İlköğretim Müfredatı?nı Tartışmaya Açtı ..? 2004

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir