“Yanlış Düşünce Kalıpları” Üniversite Hayalinizi Engellememeli

YGS ve LYS’ye hazırlık sürecinde birçok öğrenci bazı “yanlış düşünce kalıplarının” etkisiyle bu sınavlara yeterince hazırlanamamaktadır. “Bulaşıcı” bir özelliği olan bu yanlış düşünce kalıpları, özellikle üniversiteye hazırlık konusunda bilinçsiz olan öğrenciler arasında yaygınlık göstermekte ve bu öğrencilerin gerçek performanslarını ortaya koymasını engellemektedir. Bu öğrenciler için adeta bir “pranga” olan bu düşünce tarzlarının bertaraf edilmesi için ebeveynlere ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir.

Bu yanlış düşünce kalıplarını şöyle sıralayabiliriz:

  • “Sınava girmeme daha çok var, sonra çalışırım”:

Özellikle 9, 10 ve 11.sınıflarda gözlenen bir düşünce tarzının etkisiyle birçok öğrenci sınava hazırlanmayı sürekli erteler. Günler, haftalar, aylar, hatta yıllar birbirini takip eder. Bu ertelemelerin neticesinde çalışılması gereken konular yığılır ve zamanla altından kalkılamayacak bir hal alır. Bu öğrenciler 12.sınıfa geçtiklerinde yaptıkları hatanın farkına varırlar fakat, geride bıraktıkları tablo çoğu kez ümitlerinin kırılmasına sebep olmaktadır.

  • “Sınava çok az bir zaman kaldı, konuları yetiştirmem mümkün değil”:

12.sınıfa kadar “henüz erken” diyerek çalışmayı ihmal eden öğrenciler, YGS ve LYS ile karşılaşınca adeta boşluğa düşerler. Bir taraftan biriken konuları bitirmenin telaşı, diğer taraftan sınavı kazanamama ve çevresine karşı mahçup olma endişesi bu öğrencileri ciddi bir girdaba sürüklemektedir. Hâlbuki sistematik ve emin adımlarla çalıştıktan sonra “bir yıl” asla küçümsenecek bir zaman dilimi değildir. Önemli olan küçük adımlarla da olsa çalışmaya başlamaktır.

  •  “Çalışsam da yine kazanamam”:

Bu düşünce tarzı, özellikle sayısal derslerde başarılı olamayan öğrencilerde gözlenen tipik bir “öğrenilmiş çaresizlik” örneğidir. Bu öğrenciler sayısal derslerdeki başarısızlıklarını bütün derslere genelleyerek “çalışsam da yine kazanamam” düşüncesine kapılırlar. Oysa bu süreçte “havlu atıp” sınavdan kopmak yerine değişik alternatiflere yönelmek daha mantıklı bir tercih olacaktır. Sözgelimi sayısal derslerin etkisinin daha az olduğu bir alandan sınava hazırlanabilirsiniz. Ya da sayısal derslerdeki konuların tümüne çalışmaktansa seçici olmanız ve çalışırken “sonuç alabileceğiniz” konulara yüklenmeniz daha yararlı olacaktır.

  • “Kazanamayan sadece ben değilim ki” :

Bu düşünce daha çok liseden mezun olan ve üniversite sınavını kazanamayan öğrencilerde görülür. Aslında sınavı kazanamayan hemen her öğrenci, kendisini suçlu ve değersiz hisseder. Yaşadıkları bu başarısızlık adeta onların iç dünyasında fırtına koparır. Öğrenciler bazen bu fırtınayı umursamazlık maskesi”  ile dindirmeye çalışırken, bazen de  “sınavı kazanamayan sadece ben değilim ki benim gibi kazanamayan birçok arkadaşım var” diyerek rahatlamaya çalışırlar. İşte öğrencilerin kazanamamayı doğal karşılayıp değişik mazeretlerin arkasına sığınması, kendilerine olan güvenlerini sarsacağı gibi çalışma iştiyaklarını da yok edebilir. Oysa bu süreçte yapılması gereken ciddi bir öz eleştiri yapmak ve bir sonraki yıl için üniversite sınavına dört elle sarılmaktır.

Akın YILDIRIM

Rehber Öğretmeni



“Yanlış Düşünce Kalıpları” Üniversite Hayalinizi Engellememeli” için bir yorum

  1. konu için teşekkürler. daha önce dediğim gibi arkadaşlar sınav önemli bir basamak ama tek basamak değil sınava hazırlanırken son derece hayallerininzde idealist olun ne olursa olsun benim gibi çok konu eksiğiniz olsa bile son ana kadar idealist olun hayallerinizi bırakmayın hayallerinizin yıkılmasına dair tek şüpheyi içinizde barındırmayın arkadaşlar ve kafaya takmayın ama unutmayın kafaya çok takıyormuş gibi çalışın emin olun başarı elinizin altında olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir