Stres ve Travmalarda Çözüm Odaklı Terapinin Kullanılması

Çözüm Odaklı Terapi, diğer geleneksel terapi yaklaşımlarının aksine danışanın terapi sonunda elde etmek istediği değişiklikler ve başarı sağlamak istediği hedefler üzerine odaklanan bir terapi yöntemidir. Sorunun üzerinde konuşmak yerine çözüm üzerinde konuşmayı tercih eden terapi sürecinde danışanın geçmişi yerine şu anki durumu ve geleceğine odaklanan bu kısa süreli terapi yaklaşımı, hedefleri netleştirmeye ve danışanın aynı sorunlarla geçmişte başa çıkabildiği durumlardan yararlanmaya odaklanır.
Travma ve stres bozukluğunda amaç danışanı içinde bulunduğu derin ve şok etkisi yaratan olaylar zincirinden sağaltıma ulaştırmaktır. Bu süreç yoğun ve zorlu bir tedavi gerektirir. Çözüm odaklı terapinin travma yaşanılan durumlarda kullanılması ise bize birçok anlamda yarar ve kolaylık sağlayacaktır.
Travma durumlarında çözüm odaklı terapi uygulamayı seçmek, yaşadığı büyük üzüntü verici olay için danışana katkı sağlayacak bir terapi yöntemidir.

İçinde bulunulan ana ve geleceğe odaklanan bu terapi yaklaşımı, travmaya maruz kalmış danışanı içinde bulunduğu andan kolay kurtulmasına yol açacaktır. Geleceğe dair hedefler oluşturma ve bu hedefler doğrultusunda danışanı yönlendiren çözüm odaklı terapi ile danışan bir an önce yaşadığı şok verici olayı üzerinden atacak ve bundan sonraki yaşamı için hedefler oluşturmaya ve ilerlemeye başlayacaktır.

Çözüm odaklı terapi yaklaşımını uygulayan terapist, danışana gerçekleşmesini istediği geleceği ve hedefleri düşünmesini söyler ve bu aşamadan sonra danışan ve terapist, beraber çalışarak danışanın bu istenilen geleceğe doğru ilerlemesini, çoğunlukla küçük adımlarla, zaman zaman da büyük değişiklikler yaparak sağlarlar. Çözüm odaklı terapi yaklaşımı gereği terapist, çözümün zaten danışanın kişisel kaynaklarında var olduğuna inanmaktadır. Bu durumda travma ve büyük strese sebep olan durumlarda sorunlara nelerin yol açtığıyla uğraşmaktan çok, sorunların nasıl aşılabileceği üzerinde durulması danışanın daha çok yol almasını sağlayacaktır. Çözüm Odaklı Terapi uygulayan terapistler, insan hayatında değişimin sürekli olduğuna inanır. Bu sayede, danışanın kendisine istedikleri doğrultuda bir geleceğe ulaşmak için sağlam hedefler koymasını sağlar. Bu noktada da terapistin görevi, danışanı bu geleceğe yönlendirmek, hedeflerini gerçekleştirmesini sağlamaktır. Değişme ve gelecek hedefleri oluşturmaya odaklanan terapi süreci, travmaya maruz kalmış danışanı hep yaşadığı üzücü ve acı verici olaydan uzak tutacak hem de kendini yeniden inşa etmesine yardım edecektir.

Çözüm odaklı terapi diğer terapi yöntemlerinden farklı olarak üç temel soruya dayandırılır. Bu soruları travmaya maruz kalmış bir bireye yöneltecek olursak; birincisi: “Bu terapiden beklentileriniz neler?” olacaktır. Danışanın genel olarak beklentisi ise üzerinden travmanın etkisini atıp daha huzurlu ve mutlu bir durum oluşturmaktır. Terapist danışmada bu soru üzerinden başlayarak danışanı olayın nedenlerinden ziyade beklentiler ve hedefler oluşturmaya yönlendirir. Bu da danışana olayın etkisinden uzaklaşmayı ve kendisini sağaltıma yardım gerektiren metotları belirlemeye sevk edecektir. Çözüm odaklı terapideki ikinci temel dayanak sorusu ise; “Bu beklentilerinizin gerçekleştiği bir durumda gündelik hayatınızda neler değişir?” sorusudur. Bu soru üzerine kurulan terapi seanslarında danışan ilk soruda oluşturduğu beklentilerin gerçekleşme düzeylerini terapist ile birlikte irdeleyecek ve kendisi için en iyi çözüme kısa yoldan ulaşmış olacaktır. Travma yaratan olaylarda önemli olan bir an önce o olayın etkisinden kurtulmak ve kendini toparlamak için önüne bakmak olduğu için, çözüm odaklı kısa süreli terapi bu sorular üzerine odaklanarak danışanda bunların gerçekleşmesini sağlayacaktır. Çözüm odaklı terapinin danışanların tedavisinde kullandığı bir diğer temel dayanak sorusu da; “Bu beklentileri gerçekleştirmek uğruna atmış olduğunuz adımlar nelerdir?” sorusudur. Bu soru ile de çözüm odaklı çalışan terapist, danışana çözümleri kendisinin bulması gerektiği fikrini aşılatacak ve bu durumdan kendi çabası ile kurtulduğunu görmesini sağlamaktır. Kendi çözüm önerileri ile hareket etmek bir danışma seansı için en önemli yapıcı işlevlerden birdir. Çözüm odaklı terapide terapistin amacı, bu soruları danışana kendi cevaplarını bulmayı teşvik edici ve harekete geçirici biçimde sunmaktır. Travma atlatan danışan üzerindeki stres ve baskıyı kendi deneyim ve tecrübelerinin yardımıyla oluşturduğu hedefler ile çözüme kavuşturması ise ayrı bir derece öneme sahip olmaktadır.
Travma yaratan durumlarda çözüm odaklı terapinin tercih edilmesi sonucunda danışan küçük değişimlerin daha büyük değişimlere yol açtığını, kendinin de sorun çözme gücüne sahip olduğunu, problem yaratan durumlarda çözümün olumsuz ifadelerde değil, olumlu ifadelerde saklı olduğu düşüncesini kazanacaktır. Travmanın üzerine gidilmemesi ile danışan olayın etkisinden kısa sürede uzaklaşmış olacaktır. Travmanın vermiş olduğu stres ve yoğun korku duygusu geleceğe odaklandırdığı düşünceler ve oluşturduğu hedefler ile asgari düzeye inecektir. Terapist açısından ise danışanın içgörü aşaması ile yaşayacağı duygu yoğunluğu ve duygu boşalmasını en az düzeye indirgeyerek, onu travma yaşadığı olay ve etkilerinde uzaklaştıracaktır. Ayrıca danışanın yeni beklenti ve hedefler oluşturmaya başlaması terapist için olası travmatik sonuçların oluşmasını önceden engellemiş olmasıdır.

Ömer Gümüşoğlu
Psikolojik Danışman



Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz