Şiddeti bol yaşayan ve gören bir nesil geliyor

Dünyada ve Türkiye’de ateş bacayı sardı. İnsanoğlunun hem şeytani hem de rahmani bir yönü vardır. Bu uçlar üzerine yapılan faaliyetler insanı hem olumlu hem de olumsuz yönde nasıl etkileyeceği ortadadır.

Saldırganlık ve cinsellik gibi iki yıkıcı güdümüz, potansiyelimizde var zaten. Film sektörü ve özellikle bilgisayar alemi bu iki kavramı çok iyi bildiğinden eminim. Maalesef bu iki yıkıcı güdü karşımıza her seferinde çıkıyor. Açın, bakın TV programlarına, bilgisayar oyunlarına? Bunları fazlasıyla burada göreceksiniz.

İNTERNET KAFELER PATLAMAYA HAZIR BOMBA GİBİ…

Yaklaşık iki yıldır toplum destekli polis büro amirliği ile internet kafeleri denetliyoruz. Türkiye’nin değişik yerlerinde bu işi yapan psikolojik danışman arkadaşlarla bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Maalesef sonuç hep aynı. Çocukların oynadıkları oyunların yüzde doksanı şiddet, vahşet, kan, kavga, ölüm içerikli oyunlar. Sonuçta insandaki bu güzel hasletleler, yetiler özellikle merhamet, acıma, vefalı olma, hoşgörü gibi değerlerin yerine hırs, duygusuzluk, sürekli kazanma, rekabet, hissizlik, saygısızlık ve egosantrizm gibi tabiatımıza ters düşen kavramları kazanıyorlar.

Böyle olunca da ekranlardan bol bol kadına şiddet Haberleri, taciz, tecavüz, ölüm, yaralama gibi çok sayıda dramatik vaka haber ekranları süslüyor. Bunun tek sebebi, şiddetin sosyal öğrenme kuramına göre öğrenilebilir ve uygulanabilir bir yöntem olduğudur. Yani şiddet şiddeti doğuruyor.

ACIMASIZ, KAVGACI VE ŞİDDETİ BOL YAŞAYAN BİR NESİL GELİYOR

Umutsuz ve karamsar değiliz; ancak önlem alınması ve sosyolojik olarak araştırılması gereken bir konu ile karşı karsıyayız.

Annesini kesen, doğrayan, oğlunu öldüren, hamile kadınlara tecavüz eden, daha ergenliğe bile adım atmadan cinsel istismara uğrayan kız çocukları var ülkemde ve dünyada. Bu vakaları Sıfıra indirmek imkânsız ama önlem almak ve aza indirmek elimizde.

İÇERDEKİ TEHLİKE DISARIDAKINDEN DAHA ÖNEMLİ

Çocukları dışarıdaki tehlikelerden dolayı, sokağa, mahalleye çıkılmasına izin verilmeyip evde otursun; ama oynasın bilgisayarını, izlesin televizyonu ile yaklaşım son derece zararlıdır. Toza, dumana, kire bulanmayan, hayatı dokunmadan yasayan, sokaklardaki sosyal içerikli oyunlardan mahrum kalan nesil, çareyi elektronik bakıcılar dediğim bilgisayarlar ve TV’lerde buluyor. Sanal alem adeta onlara prangalar vurmuş, ellerini kollarını bağlamış durumda… Oysa evdeki tehlike dışardakinden daha vahim…

SONUÇ VE ÖNERİ

·         Ailelerin çocuk eğitimi konusunda eğitilmeleri, bu konularda okullarda ciddi eğitimlerden geçirilmeli, akademik camianın bu konuda çalışmalar yapmaları gerekir.

·         TV ve bilgisayarlar konusunda seçici davranılmalı ve asla çocuğun kendi odasında bilgisayar bulundurulmamalı. Filtre sistemi ile zararlı ve yıkıcı sitelere girmeleri engellenmeli,

·         Okullarda idareci, öğretmen ve öğrencilere Değerler eğitimi verilmeli ve değerler eğitimi belli başlı ders haline gelmeli,

·         Benim çocuğumda bu zararlı davranışlar yok denip başkalarının çocuklarının bir gün kendi çocuklarına zarar vereceği iyi hesap edilmeli. Ben değil biz duygusuyla hareket edilmeli.

Özellikle ulusal TV’lerde anne baba eğitimi, değerler eğitimi, karakter eğitimi, ergen psikolojisi gibi konularda bu işin uzmanlarınca programlar yapılmalı bu programlar uzun süreli olmalı ve devlet eliyle desteklenmelidir.

Nevzat ÖZER

Psikolojik Danışman-Yazar

nevzatozer66@gmail.com

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

2 thoughts on “Şiddeti bol yaşayan ve gören bir nesil geliyor

  1. rtük ince eleyip sık dokumazsa bir zamanlar yayınlanan arka sıradakiler vb dizileri desteklerse var olan sonuçlar dışında ne olmasını bekliyoruz. artık çocukları anne baba ve eğitim öğretim kurumları değil televizyonlar yetiştiriyor. özellikle televizyonlar günümüzün en etkili eğitimcileridir. işe kökten başlanırsa ilk önce tv proğramlarında düzenlemeler yapılmalı.

    Reply

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz