OKUL SEÇERKEN: Okul Öncesi Eğitim kurumu Seçimi

Çocuğumuzun tüm okul hayatını düşündüğümüzde, anaokuluna başlaması pek çok “ilk”i barındırdığı ve yeni bir dönemin başlangıcı olduğu için en önemli adımdır. Bu başlangıç sadece çocuk için değil tüm aile için büyük bir değişikliktir.
Anaokulu ararken çeşitlilik karşısında kafanız karışabilir. Montessori’den özel okullara, devlet okullarından demokratik okullara uzanan geniş bir yelpaze vardır. Her bir okul bir diğerinden çok farklı gelebilir, ama aslında hepsinin bir o kadar da ortak noktası vardır. İlk olarak farklılıklara odaklanmak yerine ortak noktalara odaklanmak, daha sonraki aşamada farklılıklara odaklanmak işinize daha çok yarayabilir.
Onların gelişimlerini desteklemek, öz bakım becerileri kazandırmak, bağımsız, kendine yetebilen, özgüvenli çocuklar haline getirmek, ileride birer başarılı öğrenci, iyi bir yetişkin olmalarını sağlayacak davranış ve becerileri kazandırmak tüm okul öncesi eğitim kurumlarının size sağlayacağı amaçlardır.
Aslında psikososyal-psikomotor ve bilişsel becerilerin gelişimi tüm okulların hedefidir, sadece bunları öğretme/kazandırma/destekleme biçimleri farklıdır. Bunları öncelikle araştırmalısınız. Montessori gibi alternatif eğitim modellerini, devlet ya da özel okullar hakkında genel bir bilgiye sahip olduğunuzda, okulla yapacağınız görüşmelerde daha net sorular sorulabilir.. Ama bundan da önce çocuğunuz için bir eğitim kurumundan istediğiniz öncelikleri belirlemeniz size ve çocuğunuza en uygun olan okulu bulmanıza yardımcı olacaktır. Nasıl bir çocuk yetiştirmek istediğiniz, dolayısıyla eğitim kurumundan neler beklediğinizi maddeler halinde yazarsanız görüşme ve araştırmalarınız daha verimli geçer.
Bunlardan bir kaçını maddeler halinde belirtecek olursak:
Güvenlik: Tüm bu okul öncesi eğitim kurumlarının ortak amacı aslında öncelikle çocukların güvenliğini sağlamaktır (olmalıdır). Dolayısıyla bu maddeyi yeterli bulmadığınız okulu ilk başta eleyebilirsiniz. Güvenliği sadece fiziksel şartlar olarak düşünmemek gerekmektedir. Okulu temizlemek için kullanılan deterjanların kalitesi ve sağlık bakanlığı onaylı olması, yemek menüsünde özelikle en küçük yaş grubunda kuruyemişlere yer verilmesi, alerjik besinler konusunda önlem alıp almamaları, okulda sağlık çalışanının, ilk yardım eğitimi almış bir personelinin bulunması güvenlik unsurlarıdır.
Ulaşım: “Eve en yakın okul özellikle okul öncesi için en uygun okuldur.” görüşünü benimseyen bir çok uzman bulunmaktadır. Özellikle erken çocukluk döneminde yolda geçirilen süre ne kadar kısa olursa çocuğunuzun günü o kadar verimli ve güvenli geçecektir. Servise verme ya da diğer ulaşım alternatifleri konusunda imkanlarınızı belirlemelisiniz.
Okulun Kurucusu/Yöneticisi: Çocuğunuzun öğretmeni kadar okulun kurucuları ve yöneticileri de önemlidir. Okulun vizyonunu, tüm maddi ve manevi değerlerini karşılayacak ve sürdürecek bu kişiler hakkında bilgi almanız gerekmektedir. Diğer önemli unsur da kurumun öğretmen eğitimine önem ve fırsat verip vermediğidir. Eğitimin çok hızlı değiştiği ve geliştiği 21. Yüzyılda öğretmen eğitimi mezun olduktan sonra da sürmek zorundadır.
Öğretmen: Okul öncesi öğretmeninin sevecen, kesinlikle ve kesinlikle çocukları seven, kurallı  ama sinirli olmayan, uzlaşmacı, araştırmacı,  pedagojik donanımı tam, alan tecrübesine sahip olması şarttır. Ayrıca 21. Yüzyıl için gereken yaratıcılık, iletişim, takım çalışması, medya, bilişim okur-yazarlığı gibi becerilere sahip olmak konusundaki tutumlarının da önemi…
Eğitim Programı: Tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı’nın programını uygulamak zorundadırlar. Ama özellikle alternatif okullar (Montessori, Waldorf, orman pedagojisi, demokratik okullar vb) MEB’in yanında veya sadece kendi özel programlarını uygularlar.  Eğitim programı hakkında detaylı bilgiler edinin. Çünkü MEB’in programı çocuğun gelişim dönemlerine göre hazırlanmış bir programdır. Alternatif eğitim modelini uygulayan okullarda, öğretmenlerin bu modellere ne kadar hakim oldukları çok önemlidir. Özellikle Türkiye’de sayıları artmakla beraber bu modelleri sadece tabelalarında ve reklamlarında kullanmaktan öteye geçemeyen çok fazla eğitim kurumu olduğu kesindir.Bunun yanı sıra eğitim programlarına akıl oyunları, sanat dersleri, robotik, kodlama gibi derslerin konulması çocukların erken yaş dönemindeki gelişimlerinin desteklenmesi açısından çok önemlidir.
Teknoloji: Kurumda eğitim teknolojilerinin ne kadar kullanıldığı okul seçimindeki bir diğer faktördür. Yapay zekanın konuşulduğu ve teknolojik gelişmelerin önem kazandığı günümüzde teknolojiyi kullanan okul seçimi isabetli bir karar olacaktır. Buradaki ayrım teknolojinin eğitim müfredatında nereye, ne kadar entegre edildiğidir. Tamamen teknoloji odaklı okulların yanısıra teknolojiyi asla kullanmayan, hatta kötü ve zararlı gören kurumlar mevcuttur.
Yemek: Katkı maddelerinin, zararlı yiyecek alışkanlıklarının, obezitenin öneminin fark edildiği günümüzde kurumun yiyecek maddelerini nereden sağladığı, menüsünün uzman kontrolünde olup olmadığı, menünün içeriği dikkat edilmesi gereken konulardır
Yabancı Dil: Yapılan araştırmalar çocuklar için yabancı dil öğreniminin okul öncesi yaşta çok etkin ve yararlı olduğunu göstermektedir. Yabancı dil bilmek çocukların akademik ve iş hayatlarında çok büyük bir avantajdır. Bu sebeple kurumun yabancı dile verdiği önem incelenmelidir.
Tüm maddeleri inceleyip nasıl bir okul istediğiniz konusunda karar verdikten sonra okul seçiminiz çok isabetli ve kolay olacaktır. Bundan sonraki adım  bu süreçte okulu desteklemeniz ve süreçten çocuğunuzla birlikte keyif almanız olacaktır.
Dr Feyza YILMAZ
Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Uzm.
Eğitim Yöneticisi

[rejkalm]

Yazıyı paylaşın

Yazı için yorumunuz