Ödev mutsuzu çocuklar

Ödev yapmaktan mutlu kaç çocuk var etrafımızda? Kendi kendine ödev yapma sorumluluğunu alan, sıkıldım demeden ödevini tamamlayan, hatırlatmaya ihtiyaç duymayan…peki siz, severek yapar mıydınız ödevlerinizi? Oyun oynamak varken neden ödev yapmak istesin ki bir çocuk?

Tabii ki, biz yetişkinler böyle düşünmüyoruz. Doğal olarak hepimizin arzusu kendi sorumluluğunu alan, desteksiz ödev yapan ve derslerinden geri kalmayan,başarılı çocuklar yetiştirmek. Ve bu arzumuzu gerçekleştirmek için farkında olmadan üzerine titriyor, baskı yapıyoruz bu konuda. Ancak bu tutumumuz çoğu zaman ters tepki yaratıyor çocuklarımızda ve sorumluluk bilinci gelişmeyen sadece korkuyla ya da çatışmadan kaçmak için ödev yapan bireyler oluyorlar.
Oysa çocuklarda sorumluluk bilincini geliştirmek ve ödev yapmanın da kendiliğinden olmasını sağlamak, zaman zaman anne babasıyla çatışsada çocuk için kabul edilebilir hale getirmek mümkündür.

Çoğu zaman çocuklarının ilköğretime başlamasıyla birlikte derslerle ilgili sorunlarda görülür, ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişim zedelenmeye başlar. Çocuklardan başarı beklerken her bireyin kişilik yapısının, dikkat ve algılama biçimlerinin, öğrenme yollarının farklı olduğunu unutmamak gerekir.
Çocuğun ders çalışma planının olması, onunda ebeveynlerinin de işini kolaylaştıracaktır. Öncelikle ders için ne kadar zaman ayrılacağı belirlenmelidir. Hangi konuya ne kadar zaman ayrılacağı, ne kadar sıklıkla tekrara ihtiyaç olduğu göz önünde bulundurulmalı ve çocukların sosyal /duygusal ihtiyaçları göz ardı edilmeden ders dışı etkinliklere de mutlaka fırsat verilmelidir. Zaman zaman ailece oynanan oyunlar, özellikle kutu oyunları çocuğun hem motivasyonunu hem de dikkat süresini artıracaktır.

Ödev başında amaçsızca zaman geçirmek durumu daha da zorlaştıracaktır. Masa başında kalınan süre ders ve konuya göre değişim gösterebilir. Çalışılacak konunun amaçlarının ve ana hatlarının belirlenmesi etkin öğrenme için etkili olacaktır.

Sessiz, sakin bir ortamda ve masa başında çalışmak önemlidir. Gerekli araç gereç varsa önceden hazırlanmalıdır. Böylece çalışma ikide bir bölünmeyecek ve çocuğun dikkati dağılmayacaktır. Çalışma ortamında dikkat dağıtacak eşyaların olmaması da çocukların bu ayrıntılara takılıp hayallere dalmasına engel olur.

Çalışmaya en zor ders veya konudan başlamak ve sona keyifli bir ödül koymak çocuğun motivasyonunu artıracaktır. Bu ödül çocuğun keyif aldığı birşeyle uğraşması, sevdiği bir yiyeceği yemesi olabilir. Ancak çalışılan konu veya ders bitmeden başka bir konuya geçmemek ve ödülü almamak önemlidir.
Çocukların derslerde başarılı olması ve gerekli vakidi derslerine ayırabilmesi için, genellikle spor vb herhangi bir etkinlikle uğraşmasına izin verilmez. Oysa çocukların hem bedensel hem zihinsel hem de sosyal gelişimleri için, spor-müzik vb. aktiviteler içinde yer alması çok önemlidir. Sosyal aktiviteler çocukların disiplin olmaları ve kendilerini proglamalarına yardımcı olur.

Her türlü yolun denenmesine rağmen çocuk hala ödev yapmaya tepki gösteriyorsa, bu davranışının altında yatan duygusal nedenlere dikkat etmek gerekir. Bu davranışların sebebi duygusal nedenlerden kaynaklı olabileceği gibi, öğrenme ile ilgili güçlükler de olabilir. Ödev yapmak ve yaptırmak, okuma yazmayı öğrenmek ve kurallara uyum sağlamak bazı çocuklar için tepkiye neden olabilir. Bu durum çocuğunuzun başarısız olduğunu göstermez ancak dikkat edilmeli ve bu uyum sorunu görmemezlikten gelinmemelidir. Böyle durumlarda bir uzman desteği almak bu tip sorunların daha kolay üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır.

Uzm. Psikolog Arzu Aydın Koç

Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi

http://www.aynapd.com

 



Yazıyı paylaşın

Yazı için yorumunuz