Mutlu Evlilikte Değerlerin Önemi

Günümüzde evli bireyler arasında şiddetin, geçimsizliğin ve beraberinde boşanma oranlarının arttığı aşikardır. Evlenmenin değil evliliği sürdürmenin önemli olduğu bir çağda ilişkilerin, uyumun, duyguların ve pozitif iletişimin gerekliliğini bir kez daha hatırlatmak faydalı olacaktır.

Evlenme kararını vermek bir kişi ile hayatınızı birleştirmek hiç de kolay değildir. “İyi günde kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta..” sözleriyle başlayan evlilikler aşktan öte karşılıklı değerlerin gerekliliğini vurgular. Evlenen tüm çiftler mutlu olmak isterler ancak evlilik sonrası ortaya çıkan ilişkiler, anlaşmazlıklar, üstünlük çabaları, ekonomik durum vs. gibi sebepler evliliğin sonlanmasına yol açar. Uzun süreli evlilikler de bu anlamda hep ilgi çekici olmuştur. Peki 50 veya 60 yıllık mutlu bir evliliğin sırrı nedir?

Mutluluk; insanların geçmişten bugüne ulaşmaya çalıştığı duygusal bir ihtiyaçtır. İlişkilerde tek taraflı mutluluk mümkün değildir. Aşkla başlayan evlilikler mutluluğun ilk basamağını sağlar ancak ilerleyen zamanlarda özveri, empati, saygı, güven ve pozitif iletişim gibi değerler önemli hale gelecektir. Eşlerden sadece bir mutluluğu aradığında evlilik çıkmaza girecek, değerler önemini yitirecektir.

Şimdi bu değerleri başlıklar altında inceleyelim:

Özveri

Evliliği boşanmaya götüren en önemli sebeplerden biri bireysel hayatların birleşmesinde karşılaşılan sorunlardır. Evlilik öncesinde var olan özgürlük anlayışı evlilikte sekteye uğrayabilir. Eşler mümkün olduğu kadar kendi hayatlarından feragat edip birlikte var olmaya çalışmalıdır. Evliliğin getirdiği roller ve görevler eşit dağıtılmalı sorumluluk paylaşılmalıdır. Aksi takdirde eşler hayatı boyunca karşılaşmadığı problemlerle yüz yüze kalabilir ve evliliğe karşı negatif duygular beslenir.

Empati

Kişisel iletişimin gereklerinden biri olan empati, aynı duyguların karşı tarafta hissedilmesi ve bunun ifade edilmesidir. Boşanma aşamasında olan eşlerin şikayeti genelde birbirlerini anlayamamaları üzerinedir. İnsan mutluluğunu, üzüntüsünü, problemini paylaşacak kişiler arar. Evli olan bireylerde bu kişi eştir. Eşlerden biri empatik olamadığında paylaşımlar azalır ve evlilik duygusal yakınlığını kaybeder.

Saygı

Uzun süreden beri evli olan bireyler evlilikte aşkın yerini sevgiye ve saygıya bıraktıklarını söylerler. Evliliğin bir üstünlük çabası olmadığı, duygulara ve düşüncelere saygının ön planda olması gerektiği unutulmamalıdır. Eşler bir karar alırken mutlaka birbirlerine danışmalı, fikirlerine değer vermelidirler. Eşlerin birbirlerini diğer eşler ile kıyaslamaları yapılmaması gereken bir yaklaşımdır. Yine başka bireylerin yanında kullanılan aşağılayıcı tutum evliliğin saygı boyutunu zedeler. Bir yanlış yapıldığında özür dilemek olumsuz duygulanımı azaltacak küçücük bir detaydır.

Güven

Uzun süreli arkadaşlıkların ve evliliklerin temelinde bireylerin birbirilerine karşı sonsuz güven bağı vardır. Güven karşılıklı ilişkilerin sürdürülmesinde, samimiyetin ve kişisel paylaşımların artmasında temel yapı görevindedir. Birbirini seven tüm çiftler gibi evli bireyler de eşini kıskanabilir. Ancak evliliği boşanmaya götüren kıskançlıklar eşlerin birbirlerinin özel yaşamlarını, özgürlüklerini kısıtlayan patolojik boyuta ulaşmamalıdır. Bu tür kıskançlıkların yaşandığı evliliklerde eşler hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan destek almalıdır.

Pozitif İletişim

Evlilikte yaşanan problemlerin çözüme ulaştırılamamasının nedeni eşler arasındaki iletişimin eksikliği ya da yanlış kullanımıdır.  Eşler bazı durumlarda çok basit iletişim yollarını kullanamadıklarını için sorunlarını büyütüyorlar. “Sen dili” yerine “Ben dilini” kullanmak çoğu durumlarda kurtarıcı rolündedir. Aynı zamanda yeni evliliklerde eşlerini birbirlerini daha iyi tanımasını sağlar. Örn; “Eve çok geç geliyorsun” yerine “Beklemeyi sevmiyorum” , “Çok bağırıyorsun” yerine “Aşırı ses beni rahatsız ediyor” diyebiliriz. Genel olarak bir tartışma anında daha önce yaşanmış tüm olumsuz yaşantılar gündeme gelir. Bunun yerine eşlerin birbirlerinin duygularını ve tepkilerini kontrol edip problemi yaşandığı zamanda çözmeleri daha verimli olacaktır. Eleştirilerin başkalarının yanında değil baş başa kaldığınız anlarda, yargılamadan yapılması doğru olandır. Eşlerin birbirlerine karşı seçtikleri hitap kelimeleri aşağılayıcı, onur kırıcı olmamalıdır. Nasihat vermek yerine konuşarak orta yolu bulmak daha kabul edilebilir bir yöntemdir.

 

Evlilikte kişisel değerlere önem verilmelidir. Bu değerlerde yaşanan eksiklikler çocuk sahibi olmak, farklı bir çevrede yaşamak, ailelerin biraraya gelmesi ile çözümlenebilecek problemler değildir.

“Esenli, mutlu, huzurlu evlilikler için değerlerinize değer verin.”

 

@psikobilinc  

Saygılarımla

Uzm. Klinik Psk. Erdi KULBAŞ



Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz