Eş seçiminde önemli noktalar

Evlilik insan hayatında en önemli aşamalardan biridir şüphesiz ve büyük bir yolculuktur da aslında. Eşler bu yolculuğu zevkli bir hale getirebileceği gibi katlanılamaz bir çile haline de getirebilir.

İnsan elbette mutlu olmak için evlenir. O yuvada insanlar hayallerindeki mutluluğu yakalamaya çalışırlar. Günümüzde yaşanılan evlilikler acaba bu beklentiye ne kadar cevap veriyor? Gerçekten bu beklenti ailede veya evlilikte karşılığını bulabiliyor mu? Evlilikler neden yıkılıyor? Aileler neden dağılıyor? Aslında bu soruların cevabı evlilik öncesine dayanıyor.

Evlilik öncesinde hatalar yapılıyor. Acemice ve bilinçsizce eş seçimi yapılıyor. Adeta “Hele bir evlenelim de o zaman doğruyu ve yanlışı anlarız.” mantığı hâkim pek çok evlilikte. Daha birlikte yaşamanın anlamını ve sorumluluğunu bilemeden bir ömrü birlikte yaşayacağı insanı seçiyor. Sonra da deneme yanılma süreci başlıyor. Olmadı hadi bitirelim bu evliliği deniliyor ve mutluluklar başka bahara kalıyor.

Yapılan bir araştırma da seçilecek eşte aranan nitelikler konusunda üniversite öğrencilerine, seçecekleri eş ile ilgili olarak olası beş nitelik verilmiş, bunlardan en önemli gördükleri üç tanesini işaretlemeleri istenmiştir. Verilen seçeneklerde ilk sırayla %33 ile “Eşin eğitim düzeyi” almış ve bunu %20 ile “Fiziki görünüm”, %20 “Sağlık durumu”, %16 ile “Eşin ekonomik durumu” ve son olarak da %11 ile “Yaş farkı” izlemiştir. Buradan hareketle eş seçiminde önemli olan unsurları inceleyelim.

a. Sosyo-Ekonomik Farklılıklar

Farklı sosyo-ekonomik gruplar, para ve kültürel konularda da farklı görüştedirler. Genellikle evliliklerde kültürümüzde kadının kendisinden daha yüksek sosyo-ekonomik durumda olan birisiyle evlenmesi, kendisinden sosyo-ekonomik olarak daha aşağıda olan birisiyle evlenmesinden daha başarılı olmaktadır. Zengin bir kızın ya da kadının kendisinden daha az ekonomik gücü olan birisiyle evlenmesi, erkekte genellikle özgürlüğünü yitirme duygusunun belirmesine neden olmaktadır. Suçluluk, huzursuzluk ve üzüntü erkeğin mutluluğuna engel olur. Kadın, kocanın geliri ile geçinmeyi kabul etse bile romantik dönemin bitiminde başarısızlıklar kendini göstermektedir.

b. Eğitim Düzeyindeki Farklılık

Evlilikte başarının temellerinden birisi de eşlerin eğitim düzeyindeki dengedir. Aralarında aşırı eğitim farkı olan çiftler, birçok konuda ve özellikle iletişim kurma becerilerinde sorunlar yaşayacaktır. Wombe göre; eğitim düzeyi yüksek olan eş, güvenilir bilgileri ve bilgi kaynaklarını bildiği için bilgisizlik ve cehalet karşısında sabırsız, ilgisiz ve kırıcı olabilir. Yapılan araştırmalar, eğitim düzeylerindeki denge ile evlilikteki mutluluk arasında çok yakın ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.

c. Din ve Ulus Farklılıkları

Çiftlerin bağlı bulundukları dinler arasındaki farklılık ve benzerlik oranı mutluluğu etkiler. Eğer farklılık çok köklü ise iki kişinin mutlu olma şansı zayıftır. Tutumlar, standartlar yeme ve içme vb her şey farklı olacaktır. Eğer iki kültür arasında çok büyük fark yoksa evlilikte başarı beklenebilir.

d. Yaş Farklılıkları

Genellikle erkeğin kadından 2-3 yaş küçük olması normal kabul edilmektedir. Evli çiftler arasında her iki yönde de birkaç yıllık fark büyük tehlike kaynağı değildir. Son yıllarda yapılan araştırma ve gözlemlere dayalı bulgularda erkek ölümlerin, aynı yaştaki kadınlara oranla oldukça yüksek olduğu saptanmıştır. Bu bulgulara göre, aralarında fazla yaş farkı olan kadının erken dul kalma tehlikesi doğabilir.

Eşler arası yaş farkı 10-15 yılı geçerse, evlilik ilişkilerinin tehlikeye girme olasılığı artabilir. Buna karşın yaş farkı her durumda ve herkes için mutlaka bir tehlike olarak kabul edilmemektedir. Ama yine de erken evlilikler ile eşler arasında on yılı aşan yaş farkı olan evliliklerin problemli olma olasılığının yüksek olabileceği kabul edilmektedir.

e. Akraba Evlilikleri

Homble göre; bu konu değişik kültürlerce değişik yorumlanmayla kalmayıp yasalarla da kesin kararlara bağlanmaktadır. Bazı farklılıklara rağmen tüm kültürlerde kardeşler, ebeveyn ile çocukları, büyük ana baba ile torunları, amca, dayı, hala, teyze ile yeğenlerin evlenmeleri yasaktır. Rhode İslen (adasında) amcalarla yeğenlerin evlenmesine izin verildiği halde hala ile yeğenlerin evlenmeleri yasaktır.

Bilen’e göre; akraba evliliklerinin bazı önemli yararları vardır. Bunlar; aileye ait mal varlığı ve toprak bütünlüğünü korumak, veraset işlemini kolay düzenlemek, aileyi oluşturan kimseler arasında sevgi-saygı bağı kurmak gibi. Yakın akrabaların evlenmesini engelleyen nedenler arasında genetik faktörler önemli yer tutmaktadır.

f. Eş Seçiminde İstenmeyen Kişilik Özellikleri

Webster ve arkadaşları evlilikteki başarısızlığın nedenini, evlilik ilişkilerinde psikolojik doyumun ihmal edilmiş olduğunu göstermişlerdir. Şefkat, mizaçta uyum, evlilikte başarıyı etkileyen faktörlerin başında sayılmıştır.

Landres’e göre; evlilik bir reform kurumu değildir. Dengeli ilişki kurulabileceğinden emin olunmadıkça evlenmeyi düşünmek hatalı evliliğe yol açar.

Bilen’e göre ise evlilikte başarısızlığa yol açan olumsuz kişilik özellikleri şunlardır: Mülkiyetçi ve tekelci tipler, (aşırı kıskanç, çok şey talep eden erkekler ve bağlı zavallı kadınlar) asla tatmin olmayan tipler, (aşırı derecede ihtiras sahibi, ulaşılmayacak amaçlar peşinde koşan erkekler ve gerçekçi olmayan evlilik ) sebatkar olmayan ve çabuk sinirlenen tipler, (Huysuz, dargın, çabuk değişen, kendine dönük, maymun iştahlı erkekler ve evliliği, ev işlerini, çocukla ilgilenmeyi dram haline getiren, durmadan yakınan kadınlar) üstünlük iddiasında olan tipler, (Her şeyi en iyi şekilde bildiğini söyleyen ve kusursuz olduğunu iddia eden erkekler ve her konuda mutlak başarılı olmak isteyen ve olduğunu söyleyen kadınlar) aşırı titiz tipler, (Kusursuzluk peşinde olan, kendisi ev çevresindekilerin mükemmel giyinmesi gerektiğine inanan çok titiz erkekler ve aşırı temiz ve kusursuz ve kadınlığını en büyük amaç edinen kadınlar) flört etmekten çok hoşlanan tipler, (Hiçbir seçim yapmadan herkesin dikkatini çekmek isteyen kadın ve erkekler) dir.

Evlilikler sadece çiftlerin haz ve aşk duygularını tatmin ettiği alanlar değildir. İnsanları başlangıçta biraraya getiren şüphesiz benzerliklerdir. Ancak uzun yıllar sonra bir arada kalmalarını sağlayan, farklılıklardır. Farklılıklarımızı ayrılık veya savaş sebebi olarak görmek yerine, öğrenim fırsatı olarak görüp onları kullanmalıyız. Akıllı bir çift, birbirlerinin farklılıklarını en kısa sürede öğrenmeye çalışır. Onlar, bu farklılıkların kendilerine karşı çalışmasını değil, kendileri için çalışmasının yollarını araştırırlar.

O yüzden evlilik öncesinde, evliliğe karar verme noktasında, karar verdikten sonra evlilikle ilgili süreçte neler yaşanılabileceğini, evliliğin yalnızca pembe gözlüklerle bakılacak bir alan olmadığını, evlilikle ilgili yaşadığınız sorunlarda sorun çözme kapasitenizi nasıl algılayacağımızı, her şeyin siyah ve beyaz olmadığını siyah ve beyaz arasında milyonlarca grilerin olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu zamanın evliliklerine henüz testi kırılmadan mutlak tavsiyem ilgili kitapları okuyarak,araştırarak veya bir profesyonelden evlilik öncesi danışmanlık alarak evliliğe başlamalarıdır..

Sevgiyle..

Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI
Çift ve Evlilik Terapisti
www.terapilife.net

Kaynakça:
-Handan SARAL-Evlilik Boşanma



Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?





Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz