Özel Okullara alandışı atamalar ne kadar doğru ve gerekli?

Bildiğiniz gibi bu konuda ilk yazımızı yazmıştık. Alandışı atamalar konusunda tavır ve düşüncelerimizin makul olduğunu düşünüyoruz. “Alan dışı atamalara karşı olmamız şuan görevde olanlara karşı bir tutum değildir. Onlar artık bizim meslektaşlarımızdır.” demiştik.

Ancak -belki kendilerince haklı kaygılarla- alan dışı atamayı gündemde tutmaya çalışmaktadırlar. Hatta bu konuda bir sitede haber bile yayınlanmıştır. (Haber için tıklayınız) Bu haberden de yola çıkarak, sunulan gerekçelere cevap yazma ihtiyacı hissettim.

Felsefe ve Sosyoloji Mezunlarınının rehberlik alanına atanması için üç  gerekçe yazılmış. Bizce üç gerekçede rehber öğretmenliği kadrosuna Felsefe ve Sosyoloji Mezunlarının atanmasını haklı kılmamaktadır.

Birinci gerekçede deniliyor ki: “Rehber öğretmenlik branşındaki ihtiyacın 1.sırada yer alması ve bu ihtiyacın PDR mezun sayısı ile karşılanamayacak olması”

2011’de PDR bölümleri 4109 öğrenci almıştır. Bu demek oluyor ki 3 yıl sonra yeteri kadar mezunumuz olacaktır. Felsefe ve Sosyoloji Mezunları tarafından bu kadrolar doldurulduğu vakit birden fazla problem oluşacaktır. Birincisi PDR bölümünü hakkıyla kazanan bu öğrencilerin hakkı ellerinden alınmış olacak , PDR bölümünü hakkıyla kazananlara haksızlık olacaktır. İkincisi MEB okullarında PDR ilke ve amaçları konusunda sıkıntı yaşanabilir. PDR hizmetinin bilimsel temellere dayanan ilke ve amaçları vardır. Bu ilke ve amaçlara gerekli hassasiyeti ancak bu bölüm mezunları verebilir.  Bütün okularda PDR alanında bütünlük olabilmesi için kendi alanından mezun öğrencilerin atanması gerekmektedir. Bu madde konusunda daha çok şeyler yazılabilir.  (Neler yazılabilir? PDR henüz genç bir kadro olmasından dolayı 10-15 yıl içinde çok fazla emekli vermeyecektir. Dolayısıyla zaman içinde (5-7 yıl sonra) PDR mezunlarının büyük çoğunluğu açıkta kalma tehlikesi var. Sırf bu durum dahi alandışı atamanın sakıncalarını ortaya koyması bakımında tek başına yeterlidir.)

İkinci gerekçede “PDR mezunlarının Doğu ve Güneydoğu illerini tercih etmemeleri veya tercih etmelerine rağmen aynı yıl içerisinde istifa edip geri dönmeleri” denilmektedir. Bu gerekçenin tamamen zorlamayla oluşturulduğunu düşünüyoruz. Çünkü Felsefe ve Sosyoloji Mezunlarıda bir insan. Sonuçta, atandıktan sonra ilk fırsatta batıya tayin olmak için talepte bulunmayacaklarının garantisi var mı?

Üçüncü gerekçede “Aynı görevi özel sektörde ve milli eğitim bünyesinde biz felsefe ve sosyoloji mezunlarının yapıyor olması” denilmektedir. Bilmeyenler için yazma ihtiyacı hissediyorum. Dershanelerde rehber öğretmen zorunluluğu kaldırıldı. Bu karar bazı yönlerden olumlu, bazı yönlerden olumsuz olmuştur. Dershanelerde rehber öğretmeninin aynı zamanda ders öğretmeni gibi asli görevinin dışında çalıştırıldığını bilmeyen yoktur sanırım. Özel okullara gelince birinci maddede yazdıklarım bu madde içinde geçerlidir. Kısaca hatalı uygulama örnek olamaz.

Son olarak “Mağduriyetimizi şahsınıza sunar taleplerimiz konusunda destek ve çalışmalarınızı beklemekteyiz” diye yazı bitirilmektedir. Ne mağduriyeti olduğunu anlayamadım. Sonuçta Felsefe ve Sosyoloji bölümlerini rehber öğretmen olmak için tercih etmediniz. PDR bölümlerinde okuyan öğrenciler rehber öğretmen ve psikolojik danışman olmak için PDR bölümünü tercih ettiler. Bu durumda gerçek mağdur kim oluyor.

Ayrıca Felsefe ve Sosyoloji Mezunları gerekli olan PDR ilke ve amaçlarını almadıkları gibi Psikolojik Danışma için gerekli olan bilgileri dahi almadıkları için rehber öğretmenliğine atanmaları bilimsel ve doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

(Dipnot: Mevcut 2011 PDR öğrenci sayısı dikkate alındığında zaten 7-9 yıl içinde rehberlik kadroları yeterli sayıya ulaşacaktır. Ayrıca alandışı atamaya ihtiyaç olmadığını düşünüyoruz.)

Bu konuda yazılacak daha çok şey var. Ancak şimdilik bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum.

Kişisel olarak Felsefe ve Sosyoloji Mezunlarını anlıyorum. Ancak Felsefe ve Sosyoloji Mezunlarıda bizi anlamalıdır.

İki kaygımız var.

Birincisi PDR öğrencilerinin hakkı.

İkincisi mesleğimizin ilke ve amaçları doğrultusunda hak ettiği değere ulaştırma kaygımızdır.

Saygılarımızla

PDR Bölümü Okuyan Öğrenci Sayısı Nekadar? Rehberlik okuyan öğrenci sayısı



Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

20 thoughts on “Özel Okullara alandışı atamalar ne kadar doğru ve gerekli?

  1. Böyle idealize edilince ne kadar haklısınız ve tabirinizle “alan dışı” olan ve “rehberlik” evet “rehberlik” alanında kariyer yapmak isteyen lisans mezunları ne kadar zalim ve fırsatçılar… evet felsefe ve sosyoloji mezunları pdr mezunu değiller ve rehber öğretmen olmak istiyorlar.ama aslında niyetleri kötü..onlar milli eğitim bakanlığına bağlı okullarda yahut diğer kurumlarda kişisel, eğitsel ve mesleki alanlarda danışmanlık yapmak istiyorlar, bu alanda kariyer yapmak istiyorlar. Ülkelerinin bakanlığı da bu fırsatçılara uymuş kurs açıyor. hiç düşünmüyorlar. oysa talip oldukları alanın adı Psikolojik danışma ve rehberlik. Bilmiyorlar ki okullarda iki ders zili arasında müthiş psikolojik danışma oturumları oluyor… Bu danışma sırrına da Pdr mezunları dışında kimse vakıf değil, öyle ki kendi aralarında bile konuşulmuyor.. Pdr mezunu bir psikolojik danışman kaç saat psikolojik danışma tecrübesiyle mezun oluyor? bu konuda kimden kaç saat süpervizyon alıyor bu da sır.O yüzden bu alana giremezsiniz. talip olamazsınız. çünkü okullarda psikolojik danışma yapılıyor, psikolojik ölçme araçları kullanılıyor(!) . Alan dışı arkadaşım. bak millet o kadar emek çekmiş hukuk fakültesi ile aynı puanı bırakmış sırf atama garantisi var diye. sen uğraşma didinme gel hemen atan, olacak iş mi. Aynı acıları(!) çekmen lazım. Hem herkes her alana girerse ne olur? mesela okul müdürü işletme mezunu olsa? fizik profesoru gelse matematik anlatsa? iletişimci edebiyat anlatsa ne olur? kaos olur. olmaz. Psikolojik danışma ve rehberlik zaten apayrı bir disiplin. ayrı uzmanlığı var başka alandan dahil olmak zaten mümkün değil yapılamaz. bunu anlamak bu kadar zor mu ? yarım hoca dinden yarım hoca candan eder. ya bir aileye yanlış eğitsel tavsiye verirsen? ya yanlış bir üniversite tercihi yaptırırsan? ya verimli ders çalışma ile ilgili yanlış bir bilgi verirsen. Ya da öğrenci ile gurup rehberliği etkinliği yaparken yanlış bir söz edersen. Buralar çok önemli, psikolojik desteğe ihtiyacı olan, benlik saygısı çok düşük olan, davranış problemi çok fazla olan, yahut türlü nedenlerden uyumu çok bozulmuş olan öğrenciyi ve aileyi yönlendirmezsen? evet sen yönlendirmelisin. kendin çözemeyeceğin davranış problemleri karşısında aileyi rehberlik araştırma merkezine ya da boşver direk başka bir kurumda terapi eğitimi almış bu problemleri çözecek psikoloğa veya psikiyatriste yönlendir. şayet pdr mezunu olsaydın psikolojik destek verebilirdin. dinlerdin örnekse, psikolojik danışma yapardın. öğrenci sonra derse giderdi. öğrencinin ortamını değiştiremezdin belki, öğrencinin bu haline sebep anne baba tutumlarını değiştiremezdin belki, o stresi yaratan sınav sistemini değiştiremezdin belki ama öğrencinin anlamasına yardımcı olurdun. ne bileyim uyumunu artırırdın. Bunun yanında özel eğitime ihtiyacı olan öğrencileri tesbit edemezdin. bunun için ihtiyacın olan ölçme araçlarının kursunu sadece biz alabiliyoruz. bunun sonucunda özel eğitime ihtiyacı olan öğrencileri tesbit edip Ram dan yönlendirme istiyoruruz ve öğrencileri kaynaştırma eğitimine alıyoruz. böylece öğrencilerimize ihtiyacı olan yönlendirmeyi de yapabiliyoruz. öğrencimiz de ihtiyacı olan özel eğitim hizmetini sınıfında alabiliyor. Biz bunları yapıyoruz. bu konuda eğitim aldık. Sen yapamazsın Rehberlik? o yapılabilir. ama psikolojik danışmanlık yapılamaz biz okullarda psikolojik danışma yapıyoruz işimizin en önemli ve ihmal edilmeyecek kısmı budur zaten temelinde yer alır, mesaisinin önemli bölümünde psikolojik danışma yapılmayan bir rehberlik servisi yoktur. Bu öğretmenlik değildir. Burada tüm amaç mesleği gerekli yere getirmektir. her ne kadar teknik olarak okullarda fiilen yapılmıyor olsa da mesleğimizi hakettiği bilimsel temellere oturttuktan sonra okulda bir yer de bulunur elbet. Adı psikolojik danışma ve rehberliktir. rehberliği ayırıp veremeyiz. hem rehberliği çıkarırsak olayın psikolojik ve danışma kısmı yanlız kalır, çok yanlız kalır.

    Reply
    1. Yanılgılar o kadar çok ki. Başkasını bilmem. Ders arası almıyoruz. Ders saatinde alıyoruz. Yılda farklı derslerden 5 saat öğrenciyi almak öğrenciye birşey ykaybettirmiyor. Aksine kazandırıyor. PSikolojik danışma yapan yapıyor. Bunu dışarıdan biri karar veremez. Bir saat boyunca rahatlıkla psikolojik danışma yapılılıyor.
      Yapamayan meslektaşımız varsa bu onun kendini sorgulaması gereken bir durumdur. Lakin psikolojik danışma gerektiren durumla rehberlik ayrımınn iyi yapılması gerekir. Bunun içinde her iki beceriyinin eğitimini almış olması gerekir.

      Reply
  2. sadece pdr için değil
    ingilizce, matematik vb öğretmenlikler için de aynı şey geçerli

    alan dışı atama olmasın diyenler haklı
    ama alan içi olanların da yeniden değerlendirilip atamaları iptal sözleşmeleri fesh edilmeli

    elimizde o zaman ihtiyacı karşılayacak kadar pdr ve öğretmen kalmayacağına göre belli şartlarda alan dışına da kimse kökten karşı çıkmamalı
    saygılarımla

    Reply
  3. rehberler le görüşme yaptım ve çalıştım bir ölçme değerlendirmeci olarak……. alan dışı atamadan farklarını henüz anlayamadım….

    Reply
    1. Farklar şudur yarışına girmeyecem. Çünkü bu açıdan baktığımızda biraz çalışmayla tarih öğretmeni, coğrafya öğretmeni, edebiyat öğretmeni vb. ilede kimsenin farkı olmaz. Lakin psikolojik danışma bir disiplindir. Zaten bu alana sınırlı tutuluyorlar. Yani bu arkadaşlara psikolojik danışma yapmayacaksınız deniliyor. Bu bile uygulamanın baştan sakat olduğunun kanıtı. Ayrıca mesele eğer heryere herkezi atayacaksak bölümlerin ne anlamı var. Birde zaten yeterli mezun vermeye başlayacak PDR bölümleri. Alan dışı atama zadece özel okulların ve rehabilitasyon merzelerinin ucuz insan gücü amacıyla bastırdıkları bir durum. Bunu savunan hiç kimse bundan sonra adaletten dem vuramaz. Yanlış bir uygulama, ama bir felsefeciye bu hakkı verdilersede kendini bilerek bu imkandan yararlanabilir. Ama bu doğru bir uygulamadır diyemez.

      Reply
  4. pdr bölümünde okurken bizlerde farklı dersler gördük.ya da en basitinden yıllarca Türkçe tarih vs gördük .ünv. 1.sınıfta da bu dersleri aldık.Şimdi bu dersleri almamız biliyor olmamız biz pdr cilerin tarih türkçe vs branşlara atanmasını gerektirirmi ? lisede çalışıyorum alandışı bir arkadaşla .Aramızda fark çok bilgi anlamında.İnsanların 2 3 psikoloji kitabı okuyarak pdr ci olunmayacağını anlaması gerek.tabiki ünv giriş puanlarını konusuda farklı .Alandışı kişilerle çalışan biri olarak söyleyebilirim ki bu arkadaşlarla çalışmak çok vahim bir durum. Okul idaresi rehberlik servisi der ,o kişi yetkin değil ne anlatırsın ve niye anlatırsın öğrenci açısından da sorun .Umarım bakanlık yaptığı yanlışı fark etsin sesimizi duysun. Alandışı arkadaşlarda kendilerine pdr ci rolü biçip kendilerini komik duruma düşürdüklerini fark etsinler artık

    Reply
  5. daha yakın geçmişte bir kaç ayda yamalı sınıf öğretmeni yetiştiren zihniyet devam ediyor şimdide birkaç haftalık etiketli rehber öğretmenler yetişiyor.
    daha çokkkkkk uğraşırız biz psikolojik danışman, rehber öğretmen politikacıların bakışı eğitime kırık ve yamuk gözlüklerle bunun değişmesi lazım artık

    Reply
  6. şimdi özel okullar diyerek bizi kandırmaya çalışıyorlar.yarın bu elemanlar bizi atayın biz mağduruz demeyecekler mi?
    bıktım bu mesleğin saçmalıklarından.berber olmak için yıllarca bir ustanın yanında eğitim görmek çalışmak gerekiyor bizm mesleğe 6 aylık eğitim yetiyor.biz niye 4 yıl okuduk o halde .
    saçmalığın daniskası tam bir rezalet.

    Reply
  7. evet rehber öğretmen değil biz pdr mezunları birer psikolojik danışmanız….bu bir ayrıcalıktır ve kimse eğitimini almadığı derslerin uygulayıcısı olmak bu yana savunucusu dahi olamaz! istediğiniz kadar sertifika alın, verin siz pdr mezunu olmayanlar! : bilmediklerinizle değil bildiklerinizle bir yere gelinnnnnnnnnn.

    Reply
  8. pdryi bu kadar basite indirgemeleri 16 saat psikoloji kredisi falan diyerek onların eğitimiyle bizim eğitimimizi eşit saymaları çok yanlış.fakat bu kurslar sürekli açılıyor.ve durum düzelmiyor.maalesef düzelecek gibi de değil.kendilerini mağdur göstermeye çalışıyorlar ne kadar komik duruma düşüyorlar.304-353 felsefe bölüm puanlarıyken pdr 420-470 arası.buyrun burdan yakın.

    Reply
  9. Özkan Hocam’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum bu yazıyı yazdığı için ve bizlere öncülük ettiği için. Önümüzdeki yıl PDR camiasına katılmaya hazırlanan bir pdr öğrencisi olarak öncelikle şunu belirtmek isterim ki biz Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümüne girmek için yalnızca lise son sınıfta değil, 4 yıllık lise hayatımız boyunca göz nuru dökerek emek verdik, yüksek puanlar aldık ve bu bölüme girmeyi ”hak ettik.” Puanlarımız TM alanının en parlak bölümü olan hukuk fakültelerinin puanlarıyla hemen hemen aynıdır. Merak edenler son yılların kılavuzlarını inceleyebilirler.
    Gerek ÖSS’de gerekse ortaöğretim döneminde bizden daha düşük performans gösteren kişiler şimdi kalkmış bizim mesleğimiz üzerinde hak iddia ediyorlar. Gelişmiş ülkelerde felsefenin, sosyolojinin öneminden bahsediyorlar. Oysa konumuz felsefenin ya da sosyolojinin gelişmiş ülkelerdeki ya da Türkiye’deki önemi değildir. Bir mesleğin etik kurallarına uyularak yapılması, o mesleğin ve meslek elemanlarının, o meslek elemanlarının da ailelerinin geleceğidir burada söz konusu olan. Bir toplumda felsefe, sosyoloji gibi disiplinlerin yeri ayrıdır, psikolojinin yeri ayrıdır. Bu üç disiplin birbirinin aynı olsaydı zaten birbirinden farklı adlandırılmazlardı. Sapla samanı birbirine karıştırmamalıyız. Felsefe ve sosyoloji alanlarından mezun olup istihdam sorunu yaşayan arkadaşların kaygılarını anlayabiliriz; çünkü eğitim sistemi ve ekonomisi çarpık olan bir toplumun bireyleriyiz. Ancak sizlerin istihdam probleminizi psikolojik danışmanlık alanı çözemez. Bizlerden böyle bir fedakarlığı kimse bekleyemez. Hele ki bu bizim hak ettiğimiz bir şeyse. Kendi emeğimle kazandığım hakkımı, mesleğimi, ekmek paramı, kadromu niçin size vereyim? Niçin buna göz yumayım? Kimse kusura bakmasın ama dershanelerde yapılan rehberlik hizmeti, öğrencinin YGS-LYS sıralamasının 10.000 kişi önden ve 10.000 kişi geriden yapılan matematiksel bir sıralamadan ibarettir. Bunu yapmak da çok zor bir şey değil. Çünkü öğrencinin sıralaması ortada, ÖSYS kılavuzu ortada. Tabi ki yanlış yapacak fazla bir şeyiniz yok.

    Nur Hanım sözlerine ”…meslektaş sayılırız… ” şeklinde başlamış; ancak dikkatinizi çekerim ki biz meslektaş değiliz. Almanız gereken eğitimler yukarıda saydığınız rehberlik sertifikaları, eğitim bilimleri formasyonları veya okul öncesi sertifikası değildir. Almanız gereken dersler ”FİZYOLOJİK PSİKOLOJİ,PSİKOLOJİYE GİRİŞ,SOSYAL PSİKOLOJİ,REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA,ÖZEL EĞİTİM,TEST DIŞI TEKNİKLER,KİŞİLİK KURAMLARI,MESLEKİ REHBERLİK VE DANIŞMA,PSİKOLOJİK DANIŞMA İLKE VE TEKNİKLERİ,DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI,GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA,PSİKOLOJİK DANIŞMA KURAMLARI,CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİ,BİREYLE PSİKOLOJİK DANIŞMA UYGULAMASI,PSİKOLOJİK TESTLER,AİLE DANIŞMANLIĞI,TEST GELİŞTİRME,MESLEK ETİĞİ VE YASAL KONULAR,REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SEMİNERİ,REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMADA ALAN ÇALIŞMASI,TRAVMA SONRASI PSİKOLOJİK DANIŞMA…” gibi alana özgü olan ve derinliği olan derslerdir. Kaldı ki biz bunlara ilave olarak formasyon dersleri de alıyoruz. Mezun olmadan birçok derste eğitim kurumlarında uygulamalar da yapıyoruz. Siz yıllarca dershanelerde ”rehberlik öğretmeni” olarak çalışmış olabilirsiniz, emek vermiş olabilirsiniz. Birçok öğrenciye katkıda bulunmuş olabilirsiniz. Biz buna itiraz etmiyoruz ki. Biz pdrciler olarak sizden bir sosyoloji mezunu olarak şu açıklamayı bekliyoruz. ” Beni bir sosyoloğum; ancak rehberlik alanında çalışıyorum.” Ben gerçeği ve olan bir şeyi söylüyorum. Olanı çarpıtmıyorum.

    Nasıl ki bizler lisans eğitimimizin birinci ve ikinci yıllarında görmüş olduğumuz ” SOSYOLOJİYE GİRİŞ, FELSEFEYE GİRİŞ ” gibi adı üzerinde giriş dersleriyle felsefeci ya da sosyolog olduğumuzu iddia etmiyorsak ve yerimizi biliyorsak, aynı şeyi felsefe ve sosyoloji mezunlarından da bekliyoruz. Açıkçası hakkımız olmayan bir şeyi istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Ben burada itiraz edilecek herhangi bir nokta da göremiyorum. Herkesin kendi işini yaptığı bir Türkiye diliyorum !

    Reply
  10. ağzına sağlık iyi ifade etmişsin ki meslektaş sayılırız bende felsefe grubu öğretmeni olarak çalışıp aynı zamanda rehberlik hizmetini yürütmekteyim.sosyoloji mezunuyum,eğitim bilimleri formasyonum var rehberlik sertifikamda ayrıca okul öncesi öğretmenliği üzerine de.almadığımız eğitimden bahsediyoruz sürekli merak ettiğim almamız gereken ve sizlerin bizden farklı uyguladıklarınız.özel okullarda çalıştım kolejlerde dersanelerde bakım evlerinde ve rehabilitasyon merkezlerinde.açıkcası çok endişeliyim kendi adıma sizin bilipte benim bilmediğim neyi meslek hayatımda atlamış olabilirim.bu sorumda ve kaygımda çok ciddiyim.ilgilebdiğim vakaları inanıyorum ki bir çoğunuz daha önce duymadınız bile çünkü bir çok vaka kitap sayfalarında yer almıyor.
    benim esas belirtmek istediğim kaygı atanma kaygısıysa eğer bu kadar yüklenmenin alemi yok zaten felsefe ve sosyoloji mezunları 3. öncelikte idi bu da denektir ki sizlerden açık kontenjan kalırsa yerleşecekler,eğitim ve rehberlikse bende açık çek sunarım buyrun hodri meydan.

    Reply
    1. Özkan Emiroğlu · Edit

      Farklar çok. Ama nereden başlamalıyız yazmaya bilmiyorum. Hiçbir fark olmasa dahi artık bu ülkede kim ne eğitim alıyorsa eğitimine göre yönlenmelidir. Ben atanmış biri olarak kaygım kadro olmadığı ortada. Ama alandışılara alan anlatmakla bu meslek enerjisini harcayamaz. Ülkemizin sosyolojiye deihtiyacı var. Bu konuda sizi destekleriz. Ama bu alanda PDR mezunları olmalıdır.

      Bu kadar haklı bir talebimizi görmek bukadar zor mu? Kaldı ki bundan sonra alandışı atama olmayacağı gibi kendi mezunlarımız dahi 8-9 yıl içinde atanacak kadro bulamayacaktır.

      Reply
    2. psikolojik danışman · Edit

      nur hanım evet bizim de ileride sizin bölüm mezunları gibi atanma kaygımız var bunu yadsımıyoruz çünkü bu bizim hakkımız ve sizin gibi bir çok konuda sertifikası olan ama psikolojik danışmanlık konusunda hiçbir EĞİTİMİ olmayan kimselerin bizim alanımızı istila etmesini istemiyoruz bu konuda da sonuna kadar haklıyız .Madem bu kadar donanım sahibisiniz kendi alanınızda çalışmanız daha faydalı olacaktır

      Reply

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz