Alan seçiminde gerçekçi olan öğrenciler daha başarılı oluyor

Alan seçimi, üniversite hazırlık sürecinin en önemli kilometre taşlarından biridir. Sınıf geçme yönetmeliği gereğince her öğrenci 9.sınıfın sonunda istediği bir alanı seçmekte ve bir anlamda üniversite maratonunda, “hangi kulvarda koşacağına” karar vermektedir. Öğrencinin seçmiş olduğu bu kulvarın “kendisine uygun olması” üniversite sınavında daha başarılı olmasını sağlarken, yanlış kulvar seçmesi de üniversiteyi kazanmasını zorlaştırmaktadır.

Alan seçimi yaparken nelere dikkat edilmelidir?

  • Öncelikle tercih edeceğiniz alanın, gelecekte seçmeyi düşündüğünüz mesleğe uygun olması gerekir. Sözgelimi tıp fak. tercih etmek istiyorsanız “Fen alanını”, hukuk okumak istiyorsanız “Türkçe-Matematik” alanını seçmelisiniz.
  • Seçtiğiniz alan, bir bakıma gelecekteki mesleğinizi de belirlediğinden dolayı ilgi ve kabiliyetlerinizin yanı sıra kişilik yapınıza da uygun olmalıdır.
  • Alan seçimi yaparken “kendi yeterliliğinizi” göz önünde bulundurmalı ve gerçekçi davranmalısınız. Örneğin sayısal dersleriniz çok iyi olmadıktan sonra tıp fak. kazanma ümidiyle fen alanını seçmeniz pek mantıklı bir tercih olmayacaktır.

Öğrencinin yanlış alan seçmesinin sebepleri nelerdir?

  • Alan seçimi hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak. Yanlış alan seçiminin en önemli sebebi “bilgisizliktir”. Öğrencilerin “alan seçiminin mantığını” yeterince kavramadan kulaktan dolma bilgilerle hareket etmesi çoğu kez kendilerine pahalıya mal olmaktadır.
  • Öğrencinin “kendi yeterliliğini” gerçekçi bir şekilde değerlendirmemesi: Bu sorun daha çok “fen alanını” tercih edenlerde gözlenmektedir. Bu öğrenciler sayısal derslerde yeteri kadar başarılı olmadıkları halde, sayısal puanla öğrenci alan bir fakültede okuma ümidiyle ısrarla fen alanını tercih ederler. Oysa bu durumda öğrencinin mantıklı davranıp başarılı olabileceği başka bir alana yönelmesi gerekir.
  • Anne ve babanın beklentilerinin öğrenciyi yanlış alana yönlendirmesi: Bazı ebeveynler, çocuklarının istedikleri alana gitmesine müsaade etmeyip kendi istedikleri alana yöneltirler. Aslında bu durum ebeveynin zamanında gerçekleştiremediği hedeflerini kendi çocuğunda görmeyi istemesinden kaynaklanmaktadır. Halbuki bu süreçte ebeveynin kendi beklentilerine ters düşse bile çocuğunun seçimini onaylaması ve ona destek vermesi gerekir.
  • Arkadaş grubunun etkisi: Bazı öğrenciler “kendilerine uygun” olan alanı seçeceği yerde, arkadaş grubunun seçtiği veya kendisine önerdiği alanı seçerler.
  • Yanlış düşünce kalıplarının olumsuz etkisi: Toplumumuzda başarılı öğrencilerin “fen alanını”, başarısız öğrencilerin de “Türkçe- matematik” veya “Sosyal bilimler” alanlarını tercih ettiği kanaati vardır. Sayısal alanların yüceltilip diğer alanların horlandığı bu düşünce tarzının etkisiyle, öğrenci sayısal alanda başarılı olamayacağı halde fen alanını seçebilmektedir.

 

Akın Yıldırım

Rehber Öğretmeni



Yazıyı paylaşın

Alan seçiminde gerçekçi olan öğrenciler daha başarılı oluyor” için bir yorum;

  1. bu konuda hocama kesinlikle katılıyorum…okullarda şöyle bir yanlış yapılıyor çocuğun dersleri iyi ise mutlaka sayısala gitmesi gerektiği düşünülüyor…ben buna çok karşıyım ve bu konudaki seçimin kesinlikle öğrenciye bırakılması gerektiğini düşünüyorum..benim de lisede derslerim çok iyiydi sayısala gitmem için müdür dahil inanılmaz baskı yaptılar ama ben biliyordum hangi alanda başarılı olacağımı ve eşit ağırlığı seçtim ve okulu birincilikle bitirdim…hassas bir konu gerçekten umarım her öğrenci kendini yeterince tanımış olarak yapar bu seçimini

    Reply

Yazı için yorumunuz