Aile tutumunun çocuklar üzerindeki etkisi. Nasıl bir tutum olmalıdır?

Anne baba ve çocuk arasında kurulan sağlıklı iletişim, çocuğun ilerde sosyal hayatta kuracağı iletişimin temellerini oluşturur!

Anne ve baba çocuğunun gelişimine olumlu bir katkı sağlamak istiyorsa öncelikle kendisini kendisini tanımalıdır. Başarılı anne baba, Çocuğunun ihtiyaçlarını sezen; aşırılı hoşgörülü ya da katı olmayıp çocuğa karşı esnek bir tutum içinde olan; çocuğun kendi kendisini denetlemesine yardımcı olan; çocuktaki sorumluluk duygusunu geliştirenolayların sonuçlarıyla onları başbaşa bırakan; onlara hak ve özgürlüklerinin sınırlarını öğreten; kendi kendisini disipline edebilen bir birey olarak yetiştiren kimselerdir.

Çocuğun başarılı ya da başarısız olmasında ailenin tutumu buyuk önem taşır; bu nedenle çocuk yetiştirirken yapılan bir takım olumsuz davranışlarımıza dikkat etmeliyiz.

Örneğin bu olumsuz davranışların içinde en sık görünenlerden biri bağlılık ve bağımlılık kavramlarının birbirine karıştırılıyor olmasıdır.

Bağımlılık ve bağlılık ayni şey değildir!!

Anne baba çocuklarına bağlı olabilirler ancak onları dizlerinin dibinden ayırmayacak kadar ileri giderseler o zaman bu bağımlılık boyutunu alır ve bu davranış sonucunda çocuğumuz çekingen ve öz güvensiz olur. Bu durumda Bağımlılık ve bağlılığın ayni şey olmadığını anlayarak çocuğumuzu bağımlı olacağı davranışlarımıza maruz bırakmamalıyız!

Bu yapılan olumsuz davranışlardan bir diğeri de gelişim dönemleriyle uyumlu olarak çocuğa sorumluluk almayı ve sınırlarını öğretmemektir. Sınırlarını öğrenemeyen çocuk başkalarının haklarına tecavüz eden ve kural tanımadığı için eğitim öğretim konularından yeterli verim alamayan ve dahası uyumsuz bir birey olarak yetişir.

Bunlarla beraber çocuğumuzun gücünün yetemeyeceğini düşünmek ve her öğreneceği durumda ona ‘yapamaz’ düşüncesiyle müdahale etmek; çocuktan onun yapabileceğinden daha çok şey beklemek ve bunu çocuğa yansıtmak çocuğun öz güvenini olumsuz yönde etkilemektedir. Böyle bir davranış sonucunda çocuğumuz Sadece henüz başarılı olamadığı konuda kendisini yetersiz hissetmek yerine  “BEN yetersizim” diye inanmaya baslar. Bu nedenle çocuğumuzun sadece eksik gördüğümüz yönüne odaklanmadan Onu bütün halde tanımaya çalışın!

Çocuklarımızı dinlemek onların kisilik gelişiminde son derece önemlidir.

Çocuğumuzun bir sorunu dile getirmesi durumunda çocuğumuza konuşabileceği bir ortam sunulmalıdır, konuşma esnasında empati kurulmalı ve duyguları asla küçümsenmemelidir.

Örneğin;

“Seni çokiyi anlıyorum oğlum, oyuncağın kırıldığı için kendini çok üzgün hissediyorsun daha onunla oynayamayacağını düşünüyorsun.” gibi empatik ifadelerle çocuğumuza yaklaşmalıyız. Böylece onun duygu ve düşüncelerini tanımasına ve kendisini bu şekilde ifade edebilmeyi öğrenmesine yardımcı olmuş oluruz.
Çocuğumuzla iletişimimizi küçük yaşlardan itibaren demokratik tutum çerçevesinde kurmalıyız; aksi taktirde kullandığımız otoriter ya da aşırı koruyucu tutumumuz çocuğumuzun yetişkinlik hayatına verdiğimiz en büyük zararlardan biri olur.

Bu konuda yapılan araştırma sonuçlarına göre zararlı madde kullanan öğrencilerin %49’unun ailesinin otoriter olduğu; %51’inin ailesinden yeterince ilgi görmediği saptanmıştır.
Araştırmalardan da görüldüğü üzere çocukların davranışları üzerinde buyuk etkiye sahibiz…

Unutmayınız her çocuk özeldir ve farklıdır; kimseyle kıyaslamayınız! Aksi halde çocuğunuzun ruhunu incitmiş olursunuz ve çocuğumuz aşağılık kompleksleri edinmiş bir birey olur.

Bu ve bu gibi sebeplerden dolayı çocuklarımıza nasıl davranmamız gerektiği konusunda ne kadar doğru davranıp davranmadığımızı tespit etmeli ya da bu konuda Psikolojik destek almalı ve ona göre davranışlarımıza yön vermeliyiz.

Psikolog Enise Öziç – Samsun Medicalpark Tıp Merkezi


Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz